1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Kürt sorunu ve Bertolt Brecht
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt sorunu ve Bertolt Brecht

A+A-

Gerçeği kabullenmeden gerçek bir çözüm üretilmeyeceğini bilmeleri için yıllarca bekledik.
İlk cenazeler ay yıldızlı bayrağa sarılı gelmeye başladığında "üç beş çapulcunun işi" diye baktı
1983 yılında hükümet edenler..

Ardı sıra "hamaset politikası" ve her seçimde "terörün kökü kazınacak" nutukları ve gencecik ölü bedenler üzerinden yıllardır süren bir siyaset...

"Şehitler ölmez vatan bölünmez" kandırmacası çare olmadı "ateş düşen ocaklara"
dağ taş bombalandı, sınır ötelerine geçildi ve "kirli " bir savaşta ne olması gerekiyorsa onlar oldu...
faili meçhuller, asit çukurları ve kayıp gençler...

Yaşananlara inatla "terör" diye bakmakta ısrar edenler "savaş" diyenleri
yargılamaktan geri kalmadılar...

30 yıl süren bir terör eyleminin var mı?
Dünya'da eşi. Bir kere  baksalar yaklaşacaktık çözüme.

Olmadı değil, soruna akıllıca yaklaşmak isteyen oldu olmasına ama çabuk susturuldular.
barıştan söz edenler.

Hatırlar mısınız?

Sakıp Sabancı gerçekçi bir rapor hazırlattı diye rahmetliyi neredeyse terörist ilan edeceklerdi.
ve başına gelmedik kalmadı ailenin,
 "barış" sözcüğünden hep korkuldu bu ülkede, zor da değil açıklaması, nedeni belli ve evrensel "barıştan para kazanılmaz," emperyalizmin en büyük kazancı silahtan.

O zaman neresi olursa olsun dünyanın silahlandırıp devleti, kendi halkını kendi toprakları da olsa bombalamalı uluslar, halklar düşman edilmeli amansızca, başka nasıl yürüyecek bu düzen...

Hakkını da yemeyelim AKP Hükümeti... 2009 da "açılım" diye nitelendirse de
girişim düzeyinde kalan bir deneme yaptı.
Daha öncekiler gibi rafa kalkıp neredeyse bu atılımından özür dileyecek hale geldi.

Sorun artık "Kürt sorunu" safhasını  geçti. "bir halkı anlamama" sorununa dönüştü.
"Efendim, daha ne istiyorsunuz, Kürtçe konuşuyor, türkülerinizi  söylüyorsunuz" a indirger ve çözüm için böyle  çıkarsanız yola yine oyalayacaksınız bizi demektir.
Haklar  ve olması gerekenler "lütuf gibi sunulacaksa yine bence hiç işgal etmeyin gündemi.
Dağlarda ölen çocuklarımızı, üniformalıysa şehit, değilse "leş" diye nitelendirecekseniz, bu sahneler daha önce oynandı, uğraşmayın boşuna.

Siz şehit anne babalarının "vatan sağ olsun" dediğine bakmayın. Bıçak kemiğe çoktan dayandı.

"Sağ olacaksa vatan ve savunulacaksa sizin çocuklar nerede" diye soracakları zaman uzak değil...

Bertolt Brecht'ten dört mısra özetler gibi her şeyi
 
"BAŞKAN BARIŞTAN SÖZ EDİYOR
DEMEK Kİ SAVAŞ ÇIKACAK YAKINDA
SAVAŞI LANETLİYOR BAY BAŞKAN
DEMEK Kİ BAŞLADI SEFERBERLİK"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT