1. YAZARLAR

  2. Mahmut Şimşek

  3. Kürd Hakları ve Toplumsal Barışın Çıkış Yolları...
Mahmut Şimşek

Mahmut Şimşek

Siyasi Analist - Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürd Hakları ve Toplumsal Barışın Çıkış Yolları...

A+A-

1923"ten beri bu ülkede neyi kazırsanız kazıyın altından Kürd çıkıyor. 
Eğer, Osmanlının küllerinden bu ülkeyi birlikte kuranların tarihi dürüstçe yazılsaydı, muhtemelen bu topraklarda yaşayan herkesin hak ettiği kadar özgür, adaletli ve demokratik bir devlette yaşıyor ve muhtemelen bugün hala yaşadığımız ortak acıları, çağ dışı siyasi anaforları konuşmuyor olacaktık. Kürdün sosyolojik nedenselliğini atlayanlar, toplumsal aidiyetini yok sayanlar,  bugün de ülkenin politikasına, ekonomisine, diplomasisine, kültürüne, barışına, hak ve adalet kalitesine, kısaca neyine el atarlarsa atsınlar hala altından Kürdün çıktığını gördükleri halde, görmek istemezler.


"Kürtler hala hem var hem yok." Demokrat bir Kürdün devletten yana biriyle konuşurken "bölücü," "PKK"lı, bir PKK sempatizanıyla konuşurken de   "ihanetçi", "devletçi" oluvermesi işten bile değil. Peki, Kürdler ne zamana kadar ve hangi sınavlardan geçerek "bölücü", "PKK"lı" , "ihanetçi", "devletçi" sayılacak/sayılmayacak yanılsamalarıyla bu (fo)septik! ) kafalı bölenlerin cenderesinde tutulacak. "Koyun huylu" kamuoyu, bizler daha kaç  yıl Toplumsal Barış ve Demokrasi paketinin bize kargoyla ulaşmasını bekleyeceğiz? Bereket versin henüz "kavgalı yılları"nı, yaşanmamış zaman dilimi sayabilecek bir inanca, deneyime ve metanete sahip kardeş halklarız. İnsana dair hiçbir şeyin sonsuz ve mutlak olmadığını da bilenleriz. Örneğin Kürd halkı, "Kan Davaları" deneyimiyle de olsa düşmanlıkları unutacak kadar Barışın önemini ve erdemini bilen bir halktır. Kürtler sabırlı ve inançlı insanlardır.  Yeter ki, ona haklarının çözüm denkleminde, "tüm Kürtleri  "PKK"lı görmenin de ,"PKK"sız çözüm " isteminin de ve "PKK "lı  çözümü" dayatmanın da henüz dünyadaki benzer  pratikleriyle örtüşmediğini, ama demokrasi için ortak paydanın "unutmak" olduğunu anlatabilelim.  O,her dağın kenarında mutlaka bir yolun ve ölümün dışında her şeye mutlaka bir çarenin olduğunu bildiği kadar, kendini dayatan bir PKK"nın kabullenilmesinin başka, Kürd demokratik  haklarının görüşülüp tartışılması ve Toplumsal Barış zemininin oluşturulmasının başka  başka  aşamalar olduğunu da şüphesiz artık bilmekte. Tüm bunlar tamam, ama iktidar da ülke genelinde ve Kürdler arasında bugün var olan gücünü koruma adına bile, liberal muhafazakarlığıyla beraber daha fazla adaletli, sosyal demokrat ve cesaret sahibi olmak zorundadır.

 

Bu iktidar, Kürd Haklarını AB kriterlerinde -bayatlaştırmadan- demokratikleştirme pratiğini gösterebilse; PKK, şarjörü olmayan silaha döner. O zaman da Pkk ya kıra döke marjinalleşerek biter ya da silahlarını gömerek kendiliğinden demokratik yaşama döner. Ama gerek iktidarın programsız yaklaşımı gerekse askerin ve PKK"nın pratiğinden anlaşılan o ki, "silah bırakmak " yönetiminin, güveninin ve garantörünün" kolay oluşmayacağıdır. Yerel septizmle dilimizin altındaki baklalardan biri; her gün hepinizin ıslattığı şu bakladır; "çatışmacı ortamın devamını isteyen şaHİNler; Ak parti ile Kürdleri çatıştırarak ülkede demokrasinin Çıra'sını söndürmeye çalışıyorlar. Olanlar, yine Kürdlere ve er geç iktidara olur. Bunu da; iktidarın beynini olmasa da muhafazakâr demokrat gövdesini ve inanç omurgasını Kürtdlerin oluşturduğu kanısı ve kaygısıyla söylüyoruz. 

 

Peki, Toplumsal Barış ve Adalete giden yol nedir ve kimlerle yapılabilir? 

Sosyolojik olguların kesin bir reçetesi yok elbette. Ama Ortadoğu "nun yeniden yapılanması dahil, tüm nedenselliklerin ve ipuçların Türkiye ye doğru yansıması bile henüz demokratik tıkanıklığımızın giderilmesinden yana. Demokratik sürecin direksiyonunu elinde bulunduran, siyaseti, ekonomiyi, orduyu yöneten, iktidar, şüphesiz bu şansı en az bizim kadar görüyor ve biliyor.

Evet, dilimizin altındaki diğer baklaya gelince; Dünya dünya olalı hiçbir Savaşı ve Barışı başlatıp bitirenler siperdekiler olmamış. Bu ülkede de yaşanan acıları bitirenler siperdekiler olmayacak. Sözümüz burada, siyasilerin ve "tarafım" diyenlerin dışındaki Sanayici ve İşadamlarımıza, yani ismen, cismen TÜSİADA ve TOBB "adır. Artık bu kavgayı, Toplumsal Barışa dönüştürmede İşadamları ve Sanayicilerimiz ivedilikle sorumluluk almayı hatırlamalı. 1990"lı yılların ortasından itibaren DİSİAD ve GÜNSİAD"ın Yönetiminde bulunan biri olarak, bu konuda TÜSİAD ile daha duyarlı ve yararlı çalışmalarımızın olduğunu anımsıyor, bugünde amatörce bazı önerileri ilgililere hatırlatmayı demokratik bir sorumluluk olarak görüyorum.

 

Birinci öneri;

1-TÜSİAD, TOBB önderliğinde, İKV, MÜSİAD ve TESEV "den oluşacak 1.Grup,

          

Bu grup konuyu "Demokrasi ve Toplumsal Barış Şartı" çerçevesinde iktidara taşıyabilir.

 

İkinci öneri;

1-Başbakan ve siyasi kurmayları ,

2-TÜSİAD, TOBB, MÜSİAD, İHD, TESEV.

3-Bugün "evet" demeleri çok zor olsa da Beş General ve Sayın Cumhurbaşkanı 
4-Yerel Yeçilmişlerin, Aydınların, Liberallerin ve Demokrat Kürtlerin oluşturacağı grup.
Bu kısımdakiler de; "Barış Konseyi" Üniterliğin demokratik ve kalıcı iskeletini kamuoyuna sunabilir. 


Denilebilir ki; Irak süreciyle" Kürd Kartı"uluslararası platforma uçtu. Olabilir. Çünkü iç barışını sen sağlayamazsan, gürültünden bile rahatsız olduğunu söyleyen " emperyal sahipler " er geç ortaya çıkma hakkını kendinde bulur.

 

Üçüncü önerimiz veya uluslararası şu gelişmeler;

Her ilgilinin hesabına gelmese de şu sıralar aklına geliyor olmalı. Stratejik yol haritasını ABD "nin belirlediği ve bu konseptinde iki aşamalı olduğu;

Birincisi; Uyum yasalarını ne oranda pratikleştireceğimiz, AB 'den gelecek taleplerin (baskıların)da neler olacağı belli değil. Yani AB ile olası itişmemizin ne kadar süre alacağı kestirilememekte. ABD"nin Ortadoğu"da ki stratejisine zaman kazandırma üzerine kurulu olduğu artık bilinen bir görüş. İç politikamıza rehavet, taraftarlara da meşruiyet kazandırmış görünse de; ABD ile AB arasındaki "Türkiye Çelişkisi" nin faturasını taraftarlardan biri er geç Türkiye ye ödetecek.

İkincisi; "Amerika, İRA, İngiltere" ve " Amerika, BASK, İspanya " troykalarının gizli görüşmelerinde ABD nin oynadığı rol artık bilinmeyen değil. ABD'nin bu ulus devletlerin yönetimleriyle yakın geçmişte yaptıklarını,  zamanı geldiğinde de Kürdler için Türkiye’nin önüne koymaya hazırlandığı kuvvetle muhtemel bir görüş ve beklentinin kuvvetle muhtemel olduğudur.

 

Toparlarsak; Ortadoğuda ki ABD"nin, Ortadoğudan hiç çıkmamış İngiltere"nin ve Irak Kürdistan ‘ı Fedaral Yönetiminin oluşturacağı muhtemel ortak barış planına, kimi DTP lilerin de katılımıyla oluşacak güçlü bir konsensüse, asker -sivil, anti yerli BOB "çuların ve de sevgili Ankara’nın böyle bir plana ne kadar hazırlıklı olduğudur.

 

İki seçmenden birinin oyunu alarak güven tazelese de Sayın Başbakan'ın işi kolay değil. Ama, olası dış dayatmalardan önce, herhalde kendisinin Demokratik Üniterlik temelinde reel  bir planı var. Yoksa, planını oluşturmalı ve iç hatta dış  kamuoyu ile paylaşmalı, diye düşünüyoruz.

 

Son Söz: Demokraside yurttaşlarıyla uzlaşabilen lider, tavizkar değil, demokrat liderdir.

 

26.02.2008 tarihinde Taraf Gazetesinde yayınlanmıştır.

 

Mahmut Şimşek

 

DİSİAD e. Genel Sekreteri

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT