1. YAZARLAR

  2. İhsan YILMAZ

  3. KÜÇÜK BEDENİN AĞIR YÜKÜ
İhsan YILMAZ

İhsan YILMAZ

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

KÜÇÜK BEDENİN AĞIR YÜKÜ

A+A-

Hayat bazen çok acımasız davranabiliyor insana...

 

Zorluklarla geçen bir ömre rağmen hayata dair yaşama sevincini hiç yitirmeden yaşayabilmek, insanı ayakta tutabilen budur aslında... İnsanın karşısına engeller çıkar ama önemli olan yılmamak pes etmemektir. İnsanoğlu doğası gereği ömrünce bir sürü sorunla, dertle kederle ve hatta bir sürü hastalıkla karşı karşıya kalabilir...

 

İnsana hayat kapısı açıldığında ilkin emeklemekten başlar, ardından yürür, koşar ve bazen tökezler ve hatta düşebilir. Önemli olan düştükten sonra yerden kalkma gayretini gösterebilmektir. Peki ya insanoğlunun karşısına çıkan engel aşılamayacak düzeydeyse ne yapmalı? Hayata dair ne gelirse gelsin yaratandan gelir.  Yaratandan gelen her şeye sabretmesini bilmeli insanoğlu...

 

 Allah hiç kimseyi kaldıramayacağı yükün altında bırakmaz. Belki dertler büyüktür ama dertlerden büyük olan yaratandır. Her ne kadar kendi içimizde fırtınalar kopsa da bunu sabrederek ve mücadele ederek atlatabiliriz. Lafla peynir gemisi yürümez belki ama insan eğer mücadele azmini sürdürürse her şeyin üstesinden gelebilir...

 

 Bazen dışarıda gördüğümüz hayatlar karşısında şükrederiz ya işte bu hayatların birine tanık olduk gelip geçen yaşam evresinde. Bünyamin henüz hayatın başında ve onu çepeçevre saran bir hastalığın kollarında. Kurtulmak istese de hastalık onun peşini maalesef bırakmıyor. Henüz 12 yaşında ve belki de hiç kimsenin düşünemediği, düşleyemediği hayallerle baş başa... Onu ayakta tutan öğretmenleri, sevenleri ve hayata dair bitmek tükenmek bilmez neşesi...

 

7 kardeşin 4. sü olarak dünyaya geldi Bünyamin ilk yaşlarında herkesten habersiz bedeninde taşıyordu hastalığını, iki yıl önce aniden küsüp bayılan Bünyamın hastaneye kaldırılır. İşte o gün anlaşılır, Bünyamin'in beyin tümörü olduğu. O günden sonra yokluk içinde geçen üç ameliyat, 9 kemoterapi :

 

2017 yılının yaz aylarında Malabadi sularında yüzen abisinin boğularak ölmesi sonucunda küçük Bünyamin'in bedenine bir acı daha yüklenilir.

Silvan'ın Yüksek mahallesinin yani kenar mahallesinin toprak bir evde yaşarlarken, evi aniden basan yılanlar nedeniyle aile bir kaç ay korkudan eve giremez duruma gelirler.

 

Daha sonra komşularının yardımıyla Mahallede bulunan iki gözlü bir eve yerleşirler.

Bünyamin ise, penceresi açılmayan, havasız yerler, çıplak beton, yıkık dökük bir odada hastalığını yenmeye çalışıyor.  Onu sosyal medyada veya basından öğrenen öğretmen Ramazan Kurt, Bünyamin'i ziyaret ettikten sonra  Bünyamin'in tedavi gördüğü odanın durumunu fark eder. Bu nedenle Ramazan hoca sosyal medya bir kampanya başlatarak, Bünyamin'in odasının iyileştirmek için kolları sıvar. Bir çok şehirden güzel yürekli insanlar Bünyamin'e hediyeler gönderiyorlar. 

Böyle altın yürekli bir çocukla tanışmaktan ve kitabımı imzalayıp vermekten gurur duyuyorum. Yüzündeki güller hiç solmasın altın yürekli çocuk...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT