Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

köprü..

A+A-

güven,
diğer tarafın ne yapacağından emin olmak..
diğer tarafın ne yapacağından emin olunamadığı,
güven zedeleyici söz ve hareketlerin
henüz hafızalardan silinmediği bugünlerde
tek taraflı güvensizlik bile köprüleri atar..
böylesine güvenin ya da güvensizliğin
pamuk ipliğine bağlı olduğu zamanlarda,
özeleştiri, geçmiş yanlışları kabul ile
âdil ve güven tesis edici adımlar,
her zamankinden çok daha önem arzediyor..

güvensizlik,
nelerin söylendiğinden(!) ziyade
nelerin söylenmediğine(!) duyulan şüpheye dayanıyor..
'turpun büyüğünü heybede saklayan' taraf,
'sonuncu hamle bitirici hamle' düşüncesiyle
final maçı kazanacakmışcasına yapacağı hamleyle
goller atarak diğer tarafı zora sokma peşindeyse,
bilinmeliki bu asla ve kat'a bir maç değil,
hele hele final maçı hiç değil..
böylesi düşünce, böylesi hareket,
yüzyıllardır devam eden kardeşliğin
aynı şekilde devamına kasdetmek demek..

empati yapılmalı..
güvensizlik ortamı konusunda
herkes önce kendine bakmalı..
düne bakılarak temkinli iyimserliği
bir noktaya kadar anlayabiliriz.. ancak bunu
herkese şüpheyle bakma, güvenmeme
noktasına taşıyarak "zamanını kollamak",
güven köprülerinin yıkılması anlamına gelecektir..
tüm bu söylediklerimiz,
dürüstlük ve samimiyet kavramlarına.. ve
herkes için vazgeçilemezliğine işaret için.. keza,
güvenin de güvenliğine işaret olduğu kadar
sürecin de güvenliğine işaret,
başarının/barışın da güvenliğine işaret..
uzak geçmişimizde varolduğu halde
yakın geçmişimizde zedelenen güvene işaret..
güvenin zedelenmemesi konusundaki hassasiyet,
tek taraf için değil tüm taraflar için geçerli,
güvensizlikten beslenenler hariç..
hayatî önemine binaen bir kez daha
sızmalara karşı fevkalâdenin fevkinde dikkat..!
sağlıksız, güvensiz ortamdan beslenen mikroplar(!),
sızan virüsler, her zamankinden çok daha
dikkatle izlenmeli, temizlenmelidir..

önce güven diyoruz da
peki kim adına, ne adına güven..?
önce kendi onuru/haysiyeti/şerefi adına,
önce kendi değerleri, toplumu, yurdu adına..
ilişkilerin olmazsa olmazıdır ve karşılıklıdır,
güven yoksa hiçbir şey konuşamazsınız..
bir kez kırıldı mı tamiri çok zor..
güveni kurmak yıllar alır,
güveni kırmak bir söz, bir davranış..
hele hele toplama rehberlik eden biriyse,
her bir söz veya davranış,
süreci 'bitirir' veya 'tamamlar'..

güvenin çok şey değil herşey olduğu,
bir de çok ürkek olduğu görülmeli..
yanlış algılanabilecek bir söz veya hareket bile
güveni zedeler, şüpheyi davet eder..
şüphe,
ağaç kurdunun kemirdiği kütük misali,
önce güveni kemirir, güvensizliği derinleştirir..
devamında güveni bitirir, köprüleri attırır..
bir biçimde güvensizlik oluşursa,
herşeyin konuşulabileceği ortamlarda bile
hiçbir şeyin konuşulamayacağı görülmeli..

âkiller heyeti,
yalnızca yakın geçmişteki
çok taraflı yanlışlar nedeniyle zedelenen
güven unsurunun yeniden tesisi konusunda,
"üzerinden geçmeye güven duyulan kalıcı köprüler"
inşâ etseler bile kazanımı büyük olacak..
âkiller heyetinin, sorunun özü ve
esaslarına yönelik bir görevi olmamasına(!)..
sürecin toplumsallaştırılması(!) görevine karşın
kanaatimce yapabilecekleri en önemli görev,
öncelikli sorun olan.. her defasında da
sorunun görüşülmesi aşamasına dahi
geçilmesini engelleyici hale gelen/getirilen
güvensizlik engelinin/bârikatının aşılmasında
tarihî bir görev ifa edebileceğini düşünüyorum..
âkil olmak, âdil olmayı gerektirir..
âdil olmamak, güveni götürür, güvensizliği getirir..
âdil olmamak, adâletsizlikle, haksızlıkla sınırlı olmayan,
kapsamı çok daha geniş bir kavram.. misâlen:
adâleti, atâletle veya şahsî hedeflerle atlatmak da
adâletsizliktir, haksızlıktır, zulümdür..
mevlana'nın dediği gibi,
'adâlet, herşeyi yerine koymak',
'zulüm, bir şeyi yerine koymamak'..
zulüm, hakkı sahibine teslim etmemek..
yaşadığımız sürecin,
kazananı-kaybedeni olmayan,
herkesin birlikte kazanacağı veya
herkesin birlikte kaybedeceği, kritik,
hassas ve kırılgan bir süreç olduğu görülmeli..
bugünlerde göz açtırmayan sorunların,
geçmişte göz yumulan sorunlar olduğu..
bugünlerde göz yumulacak sorunların
gelecekte de göz açtırmayacağı görülmeli,
özellikle bugünlerde 'tek yürek' olunmalıdır..
'turpun büyüğünü heybede saklayan' taraf,
'güvensizliği aşılayan' taraf olacaktır,
'barışı baltalayan' taraf olacaktır..

Ramazan Toprak
05.04.2013 - Cuma

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT