1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Kıyamet Kopmadı
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kıyamet Kopmadı

A+A-

Kıyamet kopmadı, 1 Mayıs Taksimde şenlikler içerisinde geçti ve İstanbul Valisi ilgili sivil toplum kuruluşlarına duyarlılıkları nedeniyle teşekkür etti.

Yeter ki insanlarımız birbirleriyle diyalog kurabilsinler ve ne istediklerini niçin istediklerini birbirlerine açık ifadelerle açıklayabilsinler. Her zaman ortalığı karıştırmak isteyen şer güçler olacaktır, bu eşyanın tabiatıyla doğru orantılıdır, ama buna fırsat vermeyecek güçler olur ve gerekli tedbirlerini eksiksiz bir şekilde alacak olurlarsa, marjinalleşen küçük azınlıkların hareket alanı kısıtlanınca hiçbir şey yapamayacakları ortaya çıkacaktır. Nasıl yapsınlar ki alınan tedbirlerle elleri kolları bağlanmış olacaktır, Sendikalar da üzerlerine düşen duyarlılık ve sorumluluk bilinciyle hareket edince nahoş durumlar çıkmadan vatandaş bayramını veya dayanışma gününü kutlayabilecektir. Her ne kadar küçük çaplı ve büyüyemeyen bazı durumlar oluştuysa da genişleyemedi ve yayılamadı, olduğu yerde sustular veya susturuldular.

Yöneticilerin burada elbette önemli rolü vardır, bunu inkâr etmek mümkün mü, Hükümetin bu konudaki karalılığı ve İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü Sayın Hüseyin Çapkın Bey'in kararlılığının önemi elbette yadsınamaz. İstanbul dışında da önemli sayılabilecek herhangi bir taşkınlık meydana gelmedi ve gayet coşkulu bir 1 Mayıs yaşandı.

Tabi burada bu tür kutlamaları kendilerine fırsat sayan veya saymaya çalışan karanlık güçlerin de üzerine gidildi. Bu karanlık güçler en ufak bir açık görseler yine kardeş kanının dökülmesinden bir nebze vazgeçmeyeceklerdir. Ortalığı kan gölüne çevireceklerdir. Hükümet'in demokratik açılımı ve öz güveninin karanlık güçlerin caydırılmasında elbette büyük etkisi vardır. Bu gün eğer Irak ve benzeri ülkelerde kan akıyorsa, yönetimlerin her şeyi kontrol altına alabilecek yönetimlerden yoksun olmalarındandır. Öz güvenlerini sağlayamamaktan ve kazanamamaktan kaynaklanmaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde, gerek 77 bir mayısı gerek Kahramanmaraş olayları, Madımak ve gerekse Başbağlar olaylarının soruşturulması için yapılan çalışmalar da karanlık güçlerin caydırılmasında elbette önemli adımlardır. On İki Eylül darbesini yapanların yargılanma yolunun açılmasında (geçici 15 maddenin kaldırılması) Mecliste sorumluluğunun bilincinde olan Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekilleri Anayasanın kısmen değiştirilmesi çalışmaları üzerinde birinci turda üzerlerine düşen görevi yapmışlardır. Aynı çalışmayı ikinci turda ve diğer Milletvekillerinin de ellerini vicdanlarına koyarak üzerlerine düşen görevi ifa etmelerini vatandaş kendilerinden bekliyor.

Ne yazık ki yıllarca özgürlük, demokrasi, hürriyet, ekmek havariliği yapanlar, bu gün her ne olursa olsun oylamadan kaçmışlardır. Kendi milletvekillerinin ret oyu verme özgürlüklerini bile ellerinden almışlardır. Bu kendi Milletvekilimi ancak bu şekilde engelleyebilirimin açık bir ifadesidir. Milletvekilini engellemek, milleti engellemektir. Milleti veya milletin vekilini engelleyenler milletten nasıl tekrar vekâlet isteyeceklerdir. Bırakın vekilleriniz en azından ret oyu vermek istiyorsa bari ret edebilme hakkına sahip olsun.

Şimdi ikinci turda da 330 ile 367 oy arasında evet oyu çıkarsa Anayasa mahkemesine gideceklerini söylemektedirler, bari referandumdan sonra versinler de milleti de Anayasa mahkemesine şikâyet etsinler, biz bu milletle çalışmak istemiyoruz desinler, milletin iradesine de engel olsunlar. Eğer söz konusu on iki eylülle ilgili sembolik de olsa geçici maddenin kaldırılmasını ana muhalefet engellerse, on iki eylül yönetiminin bütün yaptıkları yanlarına kâr kalacağı gibi, böyle bir fırsatı onlar da değerlendirmediği için sorumluluğa ortak olacaklardır.

 Saygı ve Selamlarımla

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT