1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Kim ölüyor, kim bölüyor.
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kim ölüyor, kim bölüyor.

A+A-

Gerçek” yalanlanınca,
yalanın kabul gördüğü
ülkenin adı Türkiye.
Ne zaman ve hangi dönemde olursa
olsun hükümetler
halkını yanıltmayı
görev biliyor nedense.
Yönetilenlerin de işine geliyor.
Herhalde sorumluluktan kaçmak için
uydurulan kılıfları hemen alıp
başına geçiriveriyor..

Atladığı ya da yayınlamaya
cesaret edemediği haber
yalanlanınca manşete bile
çekebiliyor gazete ve gazeteciler.

Sonra biriktirilen bu yalanlar
bazen sel oluyor, bazen fırtına.
Ne yazık ki
Ölüm de geçiyor üzerimizden,
“bir namazlık saltanatı” oluyor
çakı gibi delikanlıların..
Bayraklar asılıyor evlerin camlarına
ve taçlandırılıyor yalan;
“şehitler ölmez vatan bölünmez.”

TV ekranlarında “vatan sağ olsun” sözleri
yansıtılıyor ailelerin.
Ve “kanı yerde kalmayacak” sözleri
yetkililerin...

30 yıldır aynı görüntüleri
izlemekten yorulmamış olacağız ki,
farklı çıkan her sese “vatan haini”
muamelesi yapmaktan geri durmuyoruz.

Evlatlarını gömdükten
ve el ayak
çekildikten sonra
bir sorun bakalım

o anne babalara, gelinlere ,yetimlere;

“şehitler ölüyor mu, ölmüyor mu?”
“Kanı kanla yıkama” politikaları ile görürsünüz,
vatan bölünüyor mu,
bölünmüyor mu?

Bir sorsa halkım
kim kimden koruyor
vatan toprağını.
İşte son örnek,
Lice'de PKK tarafından kaçırılan askerlerden
Reşat Çeçan'ın ağabeyi
PKK'nın dağ kadrosundaymış.
Ah bir sorsa,
bir devlet neden kendi dağlarını
30 yıldır bombalarla döver durur.
Bu artık duymaktan sıkıldığım
“geniş çaplı operasyonlar”
ne kadar daha genişleyecek
ve daha ne kadar insanımız
ölecek.

30 yıldır devam eden bu kirli savaşa
“terör” diyerek daha ne kadar kandıracaklar
ve biz ne kadar zaman daha kanacağız?

İşte yalanlarla geldiğimiz nokta.
Suriye'de düşen uçakla ilgili
gerçekleri söyleyenleri yalanla,
Şemdinli'de yaşananları
halkından sakla,
hatta beceriksiz muhalefet milletvekillerini bile
bölgeye sokma.
(gerçi onlar da bize şikayet etmek yerine,
bizi ülke toprağına nasıl almazsınız diye,
çöküverselerdi durduruldukları yere
muhalefet olacaklardı ya neyse)
Hatay'da kamplarda olacakları anlatınca
"bu gelenler El-Kaide militanı" deyince,
bizi Baasçı ilan et,
orada bayrağını indirip
polisini vurunca ses çıkarma,
beraberlikten söz et,
şehit Aleviyse
cenazesine cemevine gitme,
cenazeyi zorla camiye götür.
Sonra “ileri demokrasi”den söz et,
ekranlardan yüksek perdeden bağır,
“bölgenin güçlü devletiyiz” diye.

Hani Cem Karaca 12 Eylül sonrası
sürgündeyken yazmış
ve söylemişti ya,
“yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle...”
İşte tam da öyle..

“İnsanlar gülüyordu de,
trende, vapurda, otobüste.
Yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle..
Hep kahır, hep kahır, hep kahır!
Bıktım bee...”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT