1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Kelepir Rakip : Fenerbahçe (1)
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kelepir Rakip : Fenerbahçe (1)

A+A-

Lafı eğip bükmeden çok doğrudan söyleyeceğim; çünkü Fenerbahçe biraz sonra ağızımdan çıkacak tespiti, 19 maç boyunca, her maçın her anında açık seçik kanıtladı. Fenerbahçe bir “bas/boz” takımıdır. Vitor Pereira'nın sezon başı ileri sürdüğü bütün o şatafatlı vaadlerine rağmen, Fenerbahçe o gün bugündür bir “bas/yap” takımına dönüşemedi. Dönüşememesinin sebeplerini bugün sırf Amedspor maçı arifesinde olduğumuz için ayrıntılarıyla yazmayacağım. Ama size söz; Amedspor- Fenerbahçe maçlarının bitiminde sırf bu konuyu derinlemesine ele alan birden fazla yazı yazacağım.

“Bas/boz” stratejisinin egemen olduğu Fenerbahçe oyun planı defansif olarak aldatıcı biçimde sağlam gözüküyor. Evet, Fenerbahçe defansif olarak neredeyse her pozisyonda rakibe basmayı, rakibi hazırlıksız yakalamayı hedefliyor. Ama bu baskınlar yapıcı ve akışkan bir pas dolaşım modeliyle takviye edilmediği için, oyunun iktidarını elinde tutan bir egemenliğe dönüşmüyor. Fenerbahçe, bloklararası bağlantıyı bilinçli bir tercihle değil, rakibin hataları sonucu inşa etmeye çalışan bir takım.

Fenerbahçe defansının iyi bir defans görüntüsü çizmesinin nedeni; defans yapmakla görevlendirilmiş olan oyuncuların hücum girişimlerini desteklemek yerine defansif bölgeleri kontrol altında tutuyor olmasından kaynaklanıyor. Bu ne demektir? Bu şu demektir; Fenerbahçe esasen hiçbir maçı kazanmak için sahaya çıkmıyor, daha çok ve kesinlikle yenilmemek üzere yeşil sahadaki yerini alıyor.

Kimi futbol yorumcularına göre, sol savunmacı Caner Erkin ve sağ savunmacı Gökhan Gönül Türkiye'nin en hücumcu bekleri olarak ilan ediliyor. Caner ve Gökhan'nın hücum bölgesinde özellikle de kenarlara taşınan toplarla orta yapmakla görevlendirildikleri doğrudur. Ama unutulan şudur; salt ortaya top kesmek bir savunmacıyı hücumcu yapmaz. Çünkü hücum salt kenardan gelecek toplardan ibaret değil, daha da ötesi hücum planı oyunu rakip yarı sahaya hapseden bir planlamadır.

Beşiktaş maçları hariç, hiçbir teknik direktör Caner ve Gökhan'ın sırf orta yapmak için boşalttıkları o geniş alanı kullanmayı düşünmedi. Eğer Amedspor Caner ve Gökhan'ın boşalttığı alanları akıllıca kullanmayı becerirse, Fenerbahçe değil kazanmak 90 dakika Amedspor'un oyun üstünlüğüne mahkum olmak zorunda kalacak.

Defansın yine sol kanadının gerisini denetleyen stoper Bruno Alvez sadece  ağır ve hantal bir oyuncu değil, aynı zamanda sert ve tek hamleli bir oyuncu. Hava topu üstünlüğü olmasına rağmen hantallığı yüzünden bu üstünlük, rakibe yaptığı fauller yüzünden, rakip için avantaja dönüşüyor.

Simon Kjær gerçekten dengeli bir stoper. Ama her maçta Pereira o'na ayrıca markaj görevi verdiği için yeteneklerini üstün şekilde gösterme fırsatını bulamıyor. Geriye Mehmet Topal kalıyor. Eğer Mehmet Topal Fenerbahçe oyununun en önemli aktörü olmamış olsaydı, bugün Fenerbahçe ligde bulunduğu yerde asla olamazdı. Mehmet Topal, Pereira'nın Fenerbahçe için inşa edemediği, savunmadan hücuma geçiş planını, adeta yalnız başına ve bildiği şekilde gerçekleştiriyor. Fenerbahçe oyununun özellikle hücum varyantının neden tek yanlı, tek gözlü ve titrek bir şekilde kendini sergilediğini, bu durum, başka da bir kanıta ihtiyaç duymaksızın, kanıtlıyor. Fenerbahçe takımından Mehmet Topal'ı alın, çıkarın geriye birbirinden habersiz, birbirini hiç tanımamış ve sanki o gün kazara yanyana gelmiş bir oyuncu gurubu görürsünüz.

Vitor Pereira basan, baskına giden, basarak talan eden bir takım yaratmayı vaadetmişti. Ama bugün karşı karşıya olduğumuz Fenerbahçe takımı baskın yemekten dizleri titreyen bir futbol takımıdır. Vitor Pereira bütün oyunu ve maçı defansif tedbirlerle örüyor. O nedenle yaratıcı denilen oyuncular bile defansif görevlerinden, onların baskı yaratan duygularından özgürce hücuma çıkma cesaretini bulamıyorlar.

Topun birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişi bir plan ya da bir pas tipi modeline dayanmadığı için, oyunun hani boşluğu müsaitse ve rakip izin verirse o koridordan geçişler sağlanıyor. Aslında geçişler sağlanıyor dememe bakmayın, genellikle bu geçişler başarılı olmuyor ve Fenerbahçe büyük efor sarfederek bu durumu düzeltmeye çalışıyor. Nitekim Nani'nin gezgin bir oyuncu haline gelmesinin nedeni de budur.

(Devam edeceğim...)

Bu yazı toplam 7445 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT