1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Kayıp Çocuklar
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Kayıp Çocuklar

A+A-
Son yıllarda sıkça kayıp çocuk haberlerine tanık oluyoruz.
Yurdun her yerinden "kayıp çocuk" haberleri geliyor.
Kayıpların başında tabiki kız çocukları var.
Kayıp illerin başında ise İzmir geliyor.
İzmir'de geçen yıl 75 çocuk kaybolmuş.
Bu yılın ilk 5 ayındaki rakam ise ürkütücü.
88 çocuk.
İzmir'i Mersin takip ediyor.
Mersin'de geçen yıl 30 çocuk kaybolurken, bu yılın ilk 5 ayında 50 çocuk sırra kadem bastı.
Ankara'daki kayıp çocuk sayısı 47.
Bölgemizde durum ne ona bakalım.
Şanlıurfa 25.
Batman 18.
Elazığ 17.
Diyarbakır 21.
Geçen sene Diyarbakır'da kaybolan çocuk sayısı ise 22 idi.
Bu yılın ilk 5 ayında geçen yılı neredeyse yakaladık...
Bu veriler Emniyet Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı'ndan açıklandı...
Sağdan soldan söylenen rakamlar değil.
 
Bu çocukların bir bölümü bulundu.
Ama bir kısmından halen haber yok.
Leyla örneği karşımızda.
Aylar geçmesine karşın halen izine rastlanılmadı.
Ailesinin ve Emniyet'in bu konudaki çalışmaları aralıksız sürüyor.
Temennimiz tabi ki sağ salim bulunması...
Diyarbakır'ın kayıp Leyla olayına odaklandığı bu günlerde önceki gün akşam saatlerinde Sur ilçesinden bir haber geldi.
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Gazi Caddesi'nde bir kişinin kendisini takip ettiğinden şüphelenen 10 yaşındaki E.S., durumu devriye gezen polis ekibine bildiriyor.
Polis, F.B. adlı şahsı yakalamak isterken, şahıs kaçmaya başlıyor.
Durumu fark eden bir grup vatandaş, zanlıyı yakalayarak linç etmek istiyor.
Polis ekipleri, zanlıyı vatandaşların elinden kurtararak, gözaltına alıyor.
Zanlı, Gazi caddesindeki Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülüyor.
Zanlının İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü duyan yüzlerce kişi, Emniyet Müdürlüğü önünde toplanıyor ve zanlının kendilerine verilmesini isteyen vatandaşlar, "Zanlıyı istiyoruz" diye bağırıyorlar.
Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam olay yerine gelerek vatandaşları sakinleştirmeye çalışsada nafile...
Toplanan kalabalık neredeyse karakolu basacak...
Vatandaş o kadar dolmuş ki 'psikolojileri allak bullak!'
Kalabalık taşlayın dese saldırın dese tutabilmek ne mümkün.
Sonuçta vatandaşlar yavaş yavaş sakinleştirildi ve zanlı dün mahkemeye çıkarıldı.
Sonucunda zanlı tutuklandı.
 
Sevgili okurlar...
Kayıp çocuklar gündeme geldiğinde vatandaşın kafasında 3 ayrı şebeke yer ediniyor!
Fuhuş çetesi, organ mafyası, hırsızlık şebekeleri...
Düşünmek bile korkutucu ama evet, bu 3 şebeke var.
Diyarbakır'da var mı yok mu bilmiyorum ama Türkiye'de ve dünya genelindeki bir çok ülkede faaliyet gösterdikleri muhakkak.
Çocukların organize suç örgütlerince kaçırılarak, çocuk fuhuşu, çocuk pornosu, çocuk istismarı alanında faaliyet gösteren suç örgütlerine satıldığı; bazı çocukların da organ mafyalarınca kaçırıldığı INTERPOL tarafından ortaya konulmuş.
 
Dünya polis teşkilatları uluslararası bir nitelik arz eden çocuk kaçırma olaylarıyla etkin mücadele edebilmek amacıyla, etkin iletişim kurmayı ve deneyimlerini paylaşmayı amaçlayan uluslararası kuruluşların kurulmasına ön ayak olmuşlar.
Çocuk kaçırma olaylarına karşı geliştirilen dünya pratiklerinin Türkiye'ye bir an önce getirilmesinde kamu güvenliği açısından büyük yararlar olacaktır.
Bugün itibarıyla Türkiye'deki mevzuat kaybolan çocukların polis tarafından takibe alınması için 24 saatlik bir süre geçmesini ön görmektedir.
24 saatin insan hayatındaki önemi göz önüne alınacak olursa, savunmasız bir çocuğun (kendiliğinden kaybolduğu varsayılarak) doğada tek başına 24 saat geçirmesinin sonuçlarının tekrar düşünülmesi gerekmektedir.
Kayıp müracaatı için ön görülen 24 saatlik bekleme süresi, en azından küçük çocuklar için, mevzuattan çıkarılmalıdır.
Bir diğer önemli konu da kayıplarla ilgilenen özel birimlerin oluşturulmasıdır.
Polis bünyesinde, kayıp veya kaçırılma olaylarıyla ilgilenecek özel eğitimli içinde pedagog ve diğer uzmanların da bulunacağı özel araştırma birimleri kurulmalı ve bu birimlerin görevi sadece kayıp veya kaçırılmış çocuklarla ilgilenmek olmalıdır.
Her ilde iz sürme köpekleri yetiştirilmelidir.
Ayrıca devletin diğer ilgili birimleri aileleri ve çocukları bu tip olaylara karşı uyarıp eğitecek etkili programlar hazırlamalıdır.
 
Evet, toplum yapısının bozulduğu, maneviyatın çöktüğü yerlerde her türlü kötülüğü görmek mümkündür.
Kalpleri nasırlaşmış, duyguları taşlaşmış insanlar her türlü kötülüğe elverişlidir.
Bu açıdan çocuklara yönelik tedbirlerin aileden başlaması gerekiyor.
Aile çocuklarına sahip çıkacak.
Çocuklarıyla ilgilenecek, sadece okula götürüp bırakmakla olmaz.
Ailelerin ilgisizliği bunu fazlalaştırıyor.
Hal böyle olunca çocuklar sokaklarda hedef haline gelebiliyor.
Bu önümüzde ciddi bir sorun olarak duruyor.
Kayıp çocuk sayısı daha da artmadan gerekli tedbir amaçlı adımların atılması kaçınılmazdır.
Aksi takdirde çocuklar, taciz ve tecavüz olayları başta olmak üzere her türlü çetelere açık yem konumunda olmaya devam edeceklerdir.
Biz çocuklarımıza sahip çıkmazsak, başkaları sahip çıkar.
Hoşça kalınız...
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT