1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. İngiltere-Türkiye
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İngiltere-Türkiye

A+A-

Türk Milli Takımı'nın “topun rakipte olma hali” durumundan kaynaklanan ciddi sorunları var. Anlaşılan Fatih Terim, ya bu sorunları idrak edememiş, dolayısıyla da çözümler üretmemiş ya da bu sorunları görmüş, ama takımın bir bütün olarak topun arkasına geçmesiyle bu sorunları otomatik olarak çözebileceğini düşünmüş. Ama anlaşılan o ki Fatih Terim'in “çözdüm” dediği şey kelimenin tam anlamıyla, bizzatihi, sorunun ta kendisi.

Takımın defansif stratejisini, topun rakibe geçtiği durumda bütün takımın topun arkasına geçmesiyle çözebileceğini sanan Fatih Terim, bu stratejinin doğal sonucu olarak rakibin topla oynamak için hem boş alanlar bulmasına imkan sağlıyor hem de bu boş alanları kullanan rakip hiçbir dirençle karşılaşmadan üçüncü ve ikinci bölgeleri aşıp, neredeyse ceza sahası yayını kuşatır hale geliyor.

Bir bütün olarak, bütün takımın topun arkasına geçme stratejisi uzun zamandır terkedilmiş durumda. Burada getirilen yeni ölçü, ihtiyaç duyulduğu kadar oyuncunun topun arkasına geçmesidir. Artık hiçbir aklı başında teknik direktör bütün takımını topun arkasına geçmeye davet etmiyor. Tam tersine, yeterli sayıdaki oyuncunun dışındaki oyuncuları üçüncü bölgeden başlamak üzere çoklu şok preslerle görevlendiriyor. Topun kaptırıldığı yerde yapılan çoklu şok presler, bu preslerin başarısı için geliştirilen yeni pres kademe anlayışı ile takım geriye doğru uzun koşular yapmak zorunda kalmıyor ve bundan ötürü hem rakipler oynayacak geniş alanlar bulamıyor hem de takım sürekli geriye koşarak perişan halde maç kondüsyonu açısından tükenmiyor.

İngiltere maçında Cenk Tosun, Volkan Şen ve Hakan Çalhanoğlu hücum üçlüsüne Fatih Terim hiç pres yaptırmadı. Oğuzhan Özyakup'un önderliğindeki üçlü de rakibi karşılayıp pres yapmak yerine gerideki dörtlüyle bütünleşince İngilizler her hücumlarında ceza sahasına girmekle kalmadılar, deyim uygunsa, hücum girişimlerini sonuçlandırma imkanı buldular. Bu büyük zaafın Avrupa şampiyonasında çok büyük sorunlara yolaçacağı kesin.

Topu olumlu kullanmak amacıyla Oğuzhan'ın kullanılıyor olması doğru bir karar. Oyun merkezinin Oğuzhan Özyakup'un inisiyatifine bırakılmış olması Türk mili takımına ofansif bir zenginlik katıyor. Nitekim golün yapılışında Oğuzhan'ın o harika ara pası belirleyici oldu. Ama pas opsiyonlarının hala iki boyutlu olması, top kayıplarının ana nedenlerinden biri olarak Fatih Terim'in çözmesi gereken önemli bir sorun. Fatih Terim çözebilir mi? İşte bundan emin değilim. Çünkü pas opsiyonlarının üç boyuta çıkarılması iki ayrı alanın tek bir alanmış gibi düşünülüp, bir model içinde topun dolaştırılmasını öngörür ki Fatih Terim'in böylesi geometrik bir derinliğe sahip olduğunu hiç düşünmüyorum.

Bu oyuncu grubuyla oyunun iki yönünü de (ilerisi ve gerisi) daha gelişkin, daha renkli ve daha zengin oynamak mümkün. Bu takım direnci yüksek bir çoklu pres oyunuyla rakibi hırpalayabilir ve kontratağa açık oyuncularıyla da yüksek skorlar üretebilir. Aynı şekilde bu takım, egemen, dominant, iktidarın kendisinde olduğu bir oyunu da çok rahatlıkla, 90 dakika boyunca oynayabilir. Yeter ki gerçekten futbolu bilen bir teknik direktör tarafından yönetilsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT