1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. İnadına barış diyeceğiz
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

İnadına barış diyeceğiz

A+A-

İnadına “barış” diyeceğiz,
yüzlerindeki maskeyi indirene kadar
savaş çığırtkanlarının
“barış” diyeceğiz çocuklar.
Çünkü savaşlarda büyümez bebekler
ve “konuşmaz ölü çocuklar”,
annelerin elleri kanla yıkanmaz çünkü.
Biz baharlar için büyüttük sizi,
bu yüzden haykıracağız;
Arap'ı, Rus'u, İskandinav'ı olmaz baharın.
Bizim bildiğimiz “yeşil”dir baharda topraktan fışkıran,
dağ, tepe, orman, aslan, kaplan,
börtü böcek ne varsa aydınlığa uyanan.
Çiçekler açar
bizim bildiğimiz baharlarda,
“kan gülleri değil” diyeceğiz.
Ellerimize tutuşturulan silahların namlularını
“tacirlerine” çevireceğiz.
Ve yüksek perdeden atılan
“hamasi” nutuklara tıkayıp kulaklarımızı,
yükselterek sesimizi
“yaşasın halkların kardeşliği” diye
bağıracağız...

Allah adını dilinden düşürmeden,
“öldürme” dediğini unutup O'nun
üç beş yeşil Dolar'a, renkli Avrolar'a
ve dünya malına kananlara
inadına “kardeşiz” diyeceğiz...

Ve söyleyeceğiz ki;
oyun yeni değil,
aktörler değişiyor on, on beş yılda bir.
Zenginliklerimize göz dikenlerden
hesap sormak adına
önce yüzüne tüküreceğimiz işbirlikçileridir,
böyle bilesiniz.

Sustuğumuz günlere inat
akacak kelimeler dudaklarımızdan.
Emperyalistlerden yardım alarak
“özgürlük” olmaz.

Kan emiciler ülkelerimizi
kimin yönettiğiyle değil,
neleri sömüreceklerinin  derdinde,
hatırlatmak isteriz.

Tükendiler lakin.
Adına ister “petrol” deyin,
ister “bor”,
iştahlarını kabartıyor ki,
o kadar olsun.
Değişmiyor yöntem.
Önce yoruyor
sonra yeniyorlar.
Hem de kirletmeden ellerini,
zalim yüreklerinin arkasına saklayarak.
Hiç düşünmediniz mi,
bu kadar silah nereden geliyor,
namlular kime, niçin dönüyor?
Yoktan yere çıkarılan kavgalar,
sonra barış çabaları...
20 yüzyıl bu komedyalarla dolu.

Çünkü barıştan para kazanılmıyor çocuklar.
Servetin kaynağında
çöreklenmiş kavgalar ve savaşlar var...
Adı da var senaryonun;
“küreselleşiyorlar.”
Filistin, Irak, Ruanda, Bolivya
ve unuttuğumuz yüzlercesinde
cesetler artık barışın önünde engel,
dağ gibi duruyor.
Ve ölümün hiçbir türlüsü yakışmıyor da insana,
kahpe kurşun başka bir koyuyor adama.
Şimdi demezsek ne zaman diyeceğiz,
inadına “barış” diye, “kardeşlik” diye.
Zamanı yeri geldi yine
öyle cılız ve vurdumduymaz değil,
kocaman bir uğultu olmalı,
yayılmalı Ortadoğu'dan en batısına dünyanın,
Kuzey Kutbu'nda yankılanıp
düşmeli sofralara;
“YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!”






















 





 







 




 




 

 
Bu yazı toplam 10386 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT