1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. İki Acı.. Ne fark Varki?
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İki Acı.. Ne fark Varki?

A+A-

27 Temmuz 1992 günü.. Tunceli Mazgirt ilçesi..
Ayten Öztürk kimliği meçhul kişilerce kaçırılır..
9 Ağustos 1992 günü..
Öztürk ailesinin ev telefonu acı acı çalar..
Elleri titreyerek telefonu açan anne
Telefonda aldığı haberle bayılır, yere yığılır..
Kalp hastası baba Hıdır sağ eliyle kalbini tutarak yola çıkar..
Bir çobanın bulmasıyla hastaneye getirilen cesedi görmek için
Öztürk Ailesi, Elazığ Devlet Hastanesi'ne giderler..
Morgda gösterilen cesedi gören baba dizüstü yere çöker..
Anne çığlıkla saçlarını yolmaya başlar..
Cesedin burnu kopuk, kulakları kesik, gözleri oyuktur..
Dudakları mor, yanakları çürümeye yüz tutmuştur..
Ceset, Ayten'e benzememektedir.. ancak
Anne, annelik hissiyle ayaklarını incelemeye başlar..
Ve ayak parmakları arasındaki küçücük beni
Görür görmez çığlık atmaya başlar..
Diş hekimi enişte cesedin ağzındaki dişleri inceler ve
"Bu benim dolgum" deyince
Ayten olduğu anlaşılır cesedin..
Kızkardeşi,
"Ablamın ölüsü, Dersim'deki korkuyu öldürdü.." diyor..
İşte bu noktada dikkat..!
İşte zaman zaman yazılarımızda değindiğimiz..
Toplumda dip dalga oluşumu dediğimiz olay budur..
Unutulmasınki, büyük yangınları, minicik kıvılcımlar çıkarır..
Herkes, sorumluluk bilinciyle hareket etmeli..

13 Aralık 2011 günü.. konuya müdahil olan
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun dinlediği
Baba Hıdır Öztürk,
"19 yıl 20 gündür ağlıyorum" diye başladığı konuşmasında,
"Cesedin parçalanmış hali, gözleri çıkarılmış,
Kulakları kesilmiş bir genç kızın babası olarak ağlıyorum..
Kızım neden hunharca katledildi?..
Bir insana, bir müslümana bu yakışır mı?"
* * *
Ayten'in ailesiyle görüşülmesi,
Devlet adına bile olsa.. cânilik yapanların,
Devletin himayesi altında olamayacağına dair güçlü bir mesaj..
* * *
3 Ocak 2008 günü.. Diyarbakır, merkez Yenişehir ilçesi..
Dershane önüne parkedilen bomba yüklü bir araç,
Askeri servisin geçişi sırasında patlatılır.. ve,
6'sı öğrenci 1'i baba 7 kişi ölür, 68 kişi de yaralanır..
Saldırı olayı sanığına 9 kez ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
Cezası verilir.. karar geçtiğimiz günlerde Yargıtay'ca onanır..
Dershane öğrencisi oğlu Eren'i saldırıda kaybeden
Anne Oya Eronat gözyaşları içinde,
"Bir anne olarak evladımın naaşını gördüğümde
Şükrettim, çünkü oğlum tek parçaydı..
Onu öpebildim, kokusunu alabildim..
Başkalarının kafaları, kolları, bacakları balkonlardan toplandı..
Oğlumun cebinden fizik ve matematik formülleri olan kağıt çıktı..
3,5 yıldır ağlamıyorum..
Hababam Sınıfı'nın müziğini dinlemiyorum..
Çünkü onları çok seviyordu.."
* * *
Diyarbakır olayının faili, nasıl cezasını bulmuş ise,
Tunceli olayının fail/lerinin de ceza/larını bulmaları gerek..
Aksi halde, adalet terazisi yanlı olmasa bile,
Ayten konusunda eksik bırakılmış olacaktır..
Emekli bir askeri ceza yargıcı olarak diyorumki,
Adalet terazisi,
Devlet.. veya kişi/ler.. veya kurum/lar adına değil..
Yalnızca ve yalnızca.. varlık nedenleri olan..
Hak ve adaletin bi'hakkın tesisi adına çalışan mekanizmadır..
Hiçbir subjektif amaç, neden, bu lâzimeye aykırı olamaz..
20 yılın dolmasına az kaldığı, zamanaşımı nedeniyle
Soruşturmanın düşeceği iddialarına karşın.. diyorumki,
Zamanaşımını kesen veya durduran pek çok nedenle,
Bu süre 10 yıl daha uzayabilir..
Ayten Soruşturması,
Adaleti bi'hakkın tesis edecek şekilde tamamlanmalı..
Her yanlış.. mutlaka karşılığını bulmalıdır.. aksi halde,
Adaletin sarsılması, mülkün/devletin sarsılması demek olurki,
Mâzallah..

Eren'in annesi Oya Eronat,
"Ben karşı aile ile oturur görüşürüm.. insanlar ölmesin..
Allah'tan ve dünyadan isteğim budur.. bunun da ortamı var.."
Ayten'in babası Hıdır Öztürk,
"Devletime, Başbakanıma, vicdanlara sesleniyorum..
Bundan sonra babalar, analar ağlamasın..
Faili meçhul cinayetler açığa çıkarılsın.."

Hepimiz görüyoruz, duyuyoruz değil mi?
Görmeyenler, görmek istemeyenler atlanmalı,
Her yanlışın üzerine.. sonuna kadar gidilmelidir..
7 kişinin ve ailelerinin çığlıkları ile,
Ayten ve ailesinin çığlıkları, aynı değil mi?
Mazlumiyetleri, mağduriyetleri aynı değil mi?
Olayların X veya Y fail/leri..
Ne adına olursa olsun.. kim adına olursa olsun..
Aynı düşünce yapısına sahip değiller mi?
Bu kişi/ler veya arkasındakiler, aynı şekilde,
Çözümsüzlükten beslenenler değil mi?
Olayların mazlumları, mağdurları ise..
Kimler olursa olsun, hepsi,
Binlerce yıldır.. aynı toplumun, aynı milletin,
Onurlu birer bireyleri değil mi?
Ne fark varki aralarında?

Göstermelik temizlik, halının üstünü temizlemek..
Asıl temizlik ise, halının,
Altını da.. üstünü de birlikte temizlemektir..
Yapılacak temizlik, göstermelik olmamalıdır..
Yapılacak temizlik, öyle bir temizlik olmalı ki,
Diyarbakır.. bölgemiz.. ülkemiz,
Şiddet ve saldırılarla anılmak yerine,
Barış.. kardeşlik ve huzur yerleri olarak anılabilsin..
Düne kadar olduğu üzere Diyarbakırımız da,
Peygamberler, evliyalar beldesi olarak anılabilsin..

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT