1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Hizipçilik Bitmedi
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hizipçilik Bitmedi

A+A-


Ben de yanılmışım, Sayın Kılıçdaroğlu'nun arkasında ki rüzgârı halkın talepleri doğrusundaki yapılanma ve silkinme rüzgârı sanmıştım. Meğer öyle değilmiş, yine birilerinin, bazı mahfillerin üfürdükleri balonun patlaması sonucu oluşan rüzgârmış. Balon sönünce ne rüzgârdan ne yelden eser kalmadığı görüldü. Ne yazık ki başa Karaoğlan kasketi takmakla Karaoğlan olunmuyor, umut taşıyamıyor, kitleri peşinden sürükleyemiyor. Sol cenahta Sarıgül rüzgârı almış başını gidiyor, solun toparlanacağı, umut vaat edeceği adres olarak şu an en güçlü adres Sarıgül hareketinin adresi olarak gözüküyor.

Sayın Baykal için hizipçi deniyordu, Baykal gitti amma hizipçilik bitmedi, çünkü asıl köklü değişimi sağlamaları mümkün değil, statüko yerinde durdukça köklü değişime izin verilir mi, halkın partisi olamaz, statükoyu yıkmayana kadar. Sayın Baykal'ın döneminde de asıl belirleyici Önder Sav idi, şimdi de yine Önder Sav bir numaralı belirleyici konumunu sürdürmektedir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun değişimi Sayın Sav'a rağmen sürdürmesi mümkün değildir. Sayın Kılıçdaroğlu bir şeyleri hedeflemiş olabilir, değiştirebilir miyim diye yola çıkmış olabilir, ancak el atına binenler uzun süreli devam edemezler. Bu hareketin lokomotifi Sayın Önder Sav'dır, onun dışındakiler vagon olarak görevlerini sürdürürler. Lokomotife en yakın vagon da olsa, lokomotifin götürmeyeceği yere hiçbir vagon gidemez.

Genel Başkanlık seçiminden bu yana hizipçilik su üzerinde yüzmeye devam ediyor, bu su yüzüne çıkmış ve görüntüde olan bir durum, suyun altındakileri bilemiyoruz. Bir Gürsel Tekin, İstanbul İl Başkanlığı meselesidir sürüyor, bilmiyorum İstanbul İl Başkanlığından öte Gürsel Tekinin güçlenmesinin engellenmesi dersek daha isabetli bir teşhis koyarız diye düşünüyorum.

Kerhen de olsa şimdi Sayın Gürsel Tekine M.K.Y.K'una üyelik teklif edileceği görülüyor. Çünkü İstanbul İl Başkanlığına atama yapıldı ve Berhan Şimşek İstanbul İl Başkanı oldu. Gürsel Tekin Kılıçdaroğlu'nu desteklerken bu hareketin önemli bir aktörü konumundaydı. Ancak ne yazık ki parti meclisi üyeliğinden öteye çıkarmadılar. Parti meclisi üyeliği de zaten delegelerin seçimi sonucu ortaya çıkan bir meclis olduğundan direk müdahale edilemedi.

Şu an yansıyan durum çok da ileriye atılan bir adım gibi olmadı, belki biraz erken gibi bir değerlendirme dense de Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur. Baykal döneminden geriye götürecek bir yansıma görülmektedir. Genel Başkanlık kolay değil elbet, alt yapısı, fiziki görünümü ve etkileyici hitabeti olmazsa gelişme kaydetmesi oldukça zor görülüyor.
Sayın Kılıçdaroğlu'na kendi ekibini kurma fırsatı verildi mi verilmedi mi bilemiyorum, ancak görünen bu fırsatın verilmediğidir. Genel Başkanın elinin güçlü olması gerekir, bunun için de Partinin karar mekanizmasında belirleyici rolünün olması gerekir.

Saygı ve Selamlarımla.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT