1. YAZARLAR

  2. Selim KAYA

  3. Hiçbir zaman devlet takımı olmadı
Selim KAYA

Selim KAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

Hiçbir zaman devlet takımı olmadı

A+A-

Kuşkusuz bu başlığı okurken; birçoğunuzun aklından, zaman zaman “Devlet takımı” olarak kamuoyuna lanse edilen Diyarbakırspor ismi geçmiştir. Sokakta kime sorarsanız,  yarısından fazlası “Diyarbakırspor bir devlet takımıydı” yanıtını alırsınız. Oysa işin gerçeği bu değil.
 
Hep faşizan ve ırkçı saldırılara maruz kaldı.
Diyarbakırspor'un böyle bir isimle anılması, bu memleketi ve insanlarını sevip Diyarbakırspor maçlarına gelerek takımı sahiplenen Merhum Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan'dan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Yoksa bu devletin hiçbir zaman için Diyarbakırspor'u sahiplenmediğini çok iyi biliyorum. Şöyle ki; Diyarbakırspor gittiği hemen her deplasmanda ırkçı ve faşizan saldırılara maruz kaldı, bu 2009- 2010 sezonundaki Bursaspor maçı ile tavan yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu Diyarbakırspor'a karşı ırkçı ve faşizan saldırılar gerçekleştiren hiçbir takıma ceza vermediği gibi bundan böyle yaşanacak olası benzer olaylara da çanak tuttu. Şimdi soruyorum, Diyarbakırspor devlet takımı olsa, yeşil kırmızılılara saldıranlar cezasız kalabilir miydi? Cevabı açık, elbette ki kalamazdı?
 
Diyarbakırspor'u soyanlara ne oldu?
Diyarbakırspor 2009- 2010 sezonunda küme düştükten sonra 4 yıl içinde amatör kümeye düştü. Dönemin parasıyla yanılmıyorsam kulüp 67 Trilyon borca sokulmuştu. Nitekim kulüp üstüne konulan, transfer yasağı, haciz ve temlikler 47 yıllık çınarın sonunu hazırladı. Yapılan yolsuzlukların patlak vermesi üzerine Bakanlık olaya el koydu ve Ankara'dan müfettişler gönderdi. Ancak müfettişlerin hazırladığı raporlar aniden ortadan kayboldu ve amatör lige kadar düşen Diyarbakırspor ile beraber o raporlarda tarih sayfalarındaki yerini aldı. Şimdi Soruyorum Diyarbakırspor devlet takımı olsa, o müfettiş raporları kaybolur muydu? Cevabı yine açık ve net, kaybolmayacaktı.
 
Diyarbakırspor'un otobüsünü parçalayıp satmışlar
İş bununla da kalmıyor. Diyarbakırspor amatör lige düştükten sonra gözden ırak oldu. Bunu fırsat bilenlerin Diyarbakırspor'un emektar otobüsünü parçalara ayırıp, lastiklerini, motorunu, jantlarını vs ayrı ayrı sattıklarını duydum. Utanç verici bu durum doğru değil ise yeşil kırmızılı ekibi uzun yıllar antrenmanlara götürüp getiren otobüs nereye gitti? Fareler de yemediğine göre… Şimdi soruyorum, Diyarbakırspor devlet takımı olsa bu otobüs ortadan iddia edildiği şekilde kaybolur muydu? Elbette ki hayır.
 
Ölünün mezarını çalmak gibi
Türkiye'de, “Ölünün kefenini soyarlar” şeklinde bir deyim var. Hırsızlar için söylenmiş bir şey. Yok olup giden Diyarbakırspor'u bir adam almış. Kulüp kapanmasın, üstünde hak iddia etsin diye geçen sezon minik takımı maçlara çıkartmış. O zat ve kulübün eski çalışanları şimdi Diyarbakırspor'un 100 dönümlük arazisi için amansız bir savaşa girmiş. “Diyarbakırspor'a ne verdin de ne istiyorsun” diyen bir merci de yok ortada. Devlet, kamu düzenini sağlamak ve kamu yararına olan Diyarbakırspor Kulübü gibi dernekleri korumakla yükümlüdür ve Haydi bana, bir seferlik de olsa babalığını göster ve Diyarbakırspor'u yaşarken soyanlarla, şimdi de ölüsünden kefenini değil, toprağını almak isteyenlerden hesap sor diyorum. (Özgür Haber)

Bu yazı toplam 7667 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT