1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Herkes tercihini yaparken iyi düşünsün
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Herkes tercihini yaparken iyi düşünsün

A+A-

Vatandaşlara soruyorum nasıl durum, kafalarını bir sağa bir sola sallıyorlar. Bir adım bile ileriye atamadığımız gibi olduğumuz yerden geriye doğru gitmekteyiz diyorlar.
Geçen hafta bir yakınımızın ameliyatı için Diyarbakır'daydım. Onlar da Gaziantep'teki vatandaşlar gibi kafalarını sallıyorlar ve bir ah çekiyorlar. Elimiz kırılsaydı da mevcut hükümete oy vermeseydik diyorlar.

Vatandaşlara şunu söyledim, dedim ki hükümet yetkilileri işlerin çok iyi gittiğini, ülke gelirinin her yıl arttığını, enflasyonun tek rakamlarda dolaştığını söylüyor, sizi dinliyorum siz ayrı telden çalıyorsunuz.

Hocam diyorlar, lafla peynir gemisi yüzer mi, biz onlara mı inanalım kendi içinde bulunduğumuz duruma mı inanalım, içinde bulunduğumuz durumu yaşıyoruz, acısını çekiyoruz, işsizlik diz boyu, eve ekmek götüremiyoruz, çocuğun okula giderken cebine 10 kuruş bile koyamıyoruz, olmayanı nasıl verelim. Aç değiliz aç değiliz dersek karnımız doyar mı, doymaz, hükümette istediği kadar işler iyiye gidiyor desin, sonuçta büyük çoğunluk aynı şeyi yaşıyor.

Doğrudur, işleri iyiye gidenler var, onlarda zaten hep onları görüyor işler iyiye gidiyor diyorlar. Bizim halimizi ne bilen var ne de bilmek isteyen. Enflasyon tek haneliymiş, olmayan para için tek hane çift hane veya üç hanenin ne anlamı var diyorlar.
Hükümet yatırım yapıyormuş, evet Adliye Sarayı yapıyor, Ceza evi yapıyor, Emniyet binası yapıyor, bunları bizim hanemize kaydediyorlar, yatırım yapıyoruz diyorlar. Bize iş alanı açsınlar, istihdamı artıracak yatırımlar yapsınlar, önce bir karnımızı doyursunlar bakalım, işimiz olsun ondan sonra diyelim bize yatırım yapılıyor.

Bunun adı vatandaşla alay etmekten öte bir şey değil demektedirler. Bizi çılgın projelerle oyalamaya çalışıyorlar. Bizim çılgınlarla işimiz yok, biz akıllı işleri bekliyoruz. Çılgın projenin 2023 yılına kadar ancak başlaması mümkün, eğer başlarsa, eğer tek başına tekrar iktidar olurlarsa, biz günü yaşıyoruz, akşam eve ekmek nasıl götürebiliriz onun gayreti içindeyiz 12 sene sonra kim öle kim kala, on iki sene sonrasını bekleyecek ne takatimiz ne de bu gidişle ömrümüz kalır. Hem biz yerimizi yurdumuzu bırakıp İstanbul'a mı gidelim, şimdi İstanbul'un nüfusu 15 milyon, otuz milyona çıkarsa adamlar birbirini yemeye başlarlar. Hem bu topraklarımız niçin değerlendirilmiyor.
Aslında diyor ki vatandaş, geçmişte bu ülke darbelerden çok çekti, biz Hükümeti daha çok bu nedenle destekledik, ama görüyoruz ki, bu bakış açısı bizim karnımızı doyurmuyor. İstikrar istikrar diye bizim istikrarımız bozuldu, istatistiklere bir bakın boşanmalar arttı, huzursuzluklar arttı, kapanan iflas eden iş yerleri keyfinden mi kapanıyor. Zengin daha zengin, fukara daha fukaralaştı. İnsaf vicdan rafa kalktı.
Artı bir başörtüsü sorununu bile çözemediler, daha 23 Nisanda Sayıştay üyesi bayan başörtülü olduğu için, protokoldan çıkarıldı, hangi birini sayayım diyor konuştuğum vatandaşlar.

Ben de onlara dedim ki 12 Haziran da seçim sandığı önünüze gelecek, madem bu kadar rahatsızlık duyuyorsanız, tercihinizi de ona göre yaparsınız.

Selam ve Saygılarımla

Bu yazı toplam 4009 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT