1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Haddini Bilme Amedspor
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Haddini Bilme Amedspor

A+A-

Futbol oyunu, bu güzel oyun, haddinizi bilerek oynayacağınız bir oyun değildir. Tam tersine maçın her anında oyun akışının şekillendirdiği her pozisyonda bu oyun, doğası gereği, haddinizi zorlamanızı talep eder sizden. Gerçek hayatta had denilen ve kırmızı çizgilerle belirlenen o kadar çok sınırlayıcı etken var ki  bir de buna oyun olarak tasarlanan bir etkinliği eklediğimizde galiba her şeyden önce insan olmanın özünü kaybederiz. Gereğinden fazla metalaşmış, hemen hemen her davranış ve tutumu “şey”leştirilmiş endüstriyel futbol, büyük bir aldatmacayla, bu oyunu bir keyif nesnesi olmaktan çıkarıp, onu mekanik bir sınava dönüştürmüş.


Futbol haddini bilerek oynanmaz. Tam tersine haddini aşarak oynanır. Bir futbol maçında oyuncu her pozisyonda bedeninin kapasitesini zorlar. Beden kapasitesi doğal olarak zorlanan oyuncu, neden zihin kapasitesini sonuna kadar zorlamasın? Neden bedensel ve zihinsel olarak kendi kapasitesinin sınırlarını aşan oyuncu bu büyük eyleminden ayrıca maksimum düzeyde zevk almasın? Futbol her şeyden önce bir zevk meselesidir. Hatta bir adım daha ileriye giderek, hedonizm anlamında bir tür hazcılıktır.


İlke olarak bir oyunun talepleri ile o oyunu oynayan oyuncuların oyun oynama arzuları arasında iyi teknik adamlar neredeyse kusursuz bir denge kurarlar. Bu denge bir bütün olarak takım oyununun ihtiyaçlarını giderirken, aynı zamanda, büyük bir arzuyla oynayan oyuncuların tutkularına da yanıtlar verir. Eğer futbol oynama sisteminiz kurgusal olarak bu iki önemli meseleyi içererek tasarlanmışsa ortaya hem iyi hem de güzel oyun çıkar. İyi ve güzel oyunun birincil şartı, sözünü ettiğimiz dengedir.


Fenerbahçe maçı öncesi Amedspor'la Konuşma adıyla bir yazı kaleme almıştım. O yazının ilk kısa cümlesi “sizden korkuyorlar” ile başlamıştı. Bu doğru bir tespitti. TFF ve Fenerbahçe gerçekte Amespor'dan çok korkuyordu ve bu korkularını hukuk ve ahlak tanımayan yaptırımlarıyla da alenen belirtmişlerdi. Ama maçın ilk yarısında sahada şekillenen oyunun bize gösterdiği tablo tam tersineydi; korkan, Fenerbahçe defansını rahatsız etmeyen, gol pozisyonu dışında hemen hemen Fenerbahçe'nin üstüne gitmeyen bir Amedspor gördük. Sözünü ettiğim bu korku oyun içinde Fenerbahçe'nin oyun iktidarı kurmasına neden oldu.


Bazen insan psikolojisinin hangi hakikatlerden etkilenip ve o hakikatlerin esareti altında nasıl eyleyeceklerini kestirmek, diğer bir deyimle ne yapacaklarını tahmin etmek, neredeyse mümkün değil. Bir maçın içinde kendini kanıtlamak isteyen, bundan hareketle her pozisyonda kendini göstermek isteyen oyuncu bu psikolojiyle sadece kendisini rahatsız etmez; aynı zamanda adele gruplarına bir tondan fazla aşırı yükün yüklenmesine de neden olur. Ayak bilekleri betonarmeye dönüşen oyuncu elbette oyunun kendisinden beklediği hareketliliği, çevikliği ve zihin açıklılığını da sergileyemez.


Bir mazeret değil ama Amespor oyun akışkanlığının iki büyük dişlisi ve dinamosu Deniz Naki cezalandırıldığı için, Abdullah Çetin ise sakat olduğu için bu maçta yerlerini alamadı. Sözkonusu bu iki oyuncu Amedspor'un kısıtlı kadrosu içinde, iyi ve güzel oyun için neredeyse belirleyici özellikler taşıyor. Özellikle Deniz Naki hem takımı ileriye taşıyıp orada kalmasını sağlayan hem de defanstan hücuma geçişlerde ilk ve dengeli istasyon olduğu için çok değerliydi. İşte bu nedenle TFF temel insan haklarından olan çalışma özgürlüğünü gaspederek, Deniz Naki'ye örneği görülmemiş, vicdansız, 12 maçlık o cezayı verdi.


Amedspor Fenerbahçe'nin en güçlü yanını, defansını, hiç rahatsız etmedi. Defansının katkısını arkasına alan Fenerbahçe, hem defansını ileri çıkardı hem de defansının kuşatmasıyla hücumda devamlılık sağlayıp, oyun iktidarını ele geçirdi.


Atılan 3 güzel gole rağmen, oyun iktidarının Fenerbahçe'ye bütün maç boyunca kaptırılmış olması, bana göre, bu maçın en temel eksiklik ve yetersizliğiydi.
Amedspor Türkiye liglerinde, haddini bilmeme lüksüne sahip tek takımdır ve bundan sonraki maçlarda da büyük bir özgüven, zevk ve keyifle haddini bilmemeye devam etmelidir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT