1. YAZARLAR

  2. Mücahit CAN

  3. Gündeme Dair...
Mücahit CAN

Mücahit CAN

Diyarinsesi.Org yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Gündeme Dair...

A+A-

Devletler tarihi için yüz yıllar, insanlık tarihi için ise bin yıllar uzun değildir. Dünyanın geçmişinin karşısında asırlar bile bir 'an' gibi kalmaktadır. Kısa bir süre için gelinen bu dünyada, gerekçesi ne olursa olsun, insanın insana zulüm etmesi korkunç bir durumdur. Ama maalesef çeşitli dönemlerde yaşanan çok acı gerçekler vardır. Bugün gündemde olan geçmişte ülkemizde yaşanmış olaylar gibi...

Rahmetli Erbakan Hoca'nın, ''Hak Gelecek, Batıl Zail Olacak'' sözü kulaklarımızdadır halen. Çok geniş manada söylenen bu ifadesinin gerçekleşeceğinden şüphem yoktur. Bir gün hak gelecek ve batıl zail olacaktır. Şairin dediği gibi, ''Doğacaktır Sana Va'dettigi Günler Hakk'ın, Kim Bilir Belki Yarın, Belki Yarından da Yakın''. Hak mutlaka yerini bulacak, kimin kim olduğu ve ne yaptığı bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır. Biz her şeyi öğrenemesek bile, hiçbir şey kaybolmayacak, karşılıksız kalmayacak, adil davrananların yeri cennet, zulüm edenlerin yeri ise cehennem olacaktır...

Dersimde yapılanların üzerinden henüz yüz yıl dahi geçmemiştir. Bizler gibi büyükleri idam, aileleri sürgün edilmişlerin çocukları, yapılanları az-çok bilmektedir. Ülkemizin birlik ve beraberliğinden yana olmamıza rağmen, hainlikle suçlanma endişesiyle yapılanları dile getiremedik. Koşullar oluşmuyordu. Ama bugün artık her şey konuşuluyor. Sayın Başbakanın konuya yaklaşma şekli erdemli olmanın icabıdır. Devletimizin geçmişiyle yüzleşmesi ve büyük olmanın gereği olarak özür dilemesi oldukça önemlidir. Kendisini takdirle ve heyecanla izlerken,  tarihin diğer tüm karanlık sayfalarını da aydınlık ortama çıkarmasını bekliyoruz...

Çok azı istisna (ki bana göre onların da geçekler karşısında yapabilecekleri bir şey olamaz; müspet bakışları er veya geç ideolojik yönlerine galip gelecektir),  artık insanlarımızın genelinde sorunların çözümü noktasında toplumsal mutabakat anlayışı hâkimdir. 21. yüzyılda olması gereken yere doğru ilerliyoruz. İktidarı ve muhalefeti ile tüm siyasi partiler ve vatandaşlar olarak, bu şansı hep beraber iyi kullanabilirsek eğer, var olan sorunlarımızı çözer, devletimizi güçlendirmiş oluruz. Daha demokratik bir yapı içerisinde refah düzeyimizi yükseltir, geleceğe emin adımlarla yürür, gıpta edilecek bir ülke haline geliriz...

Burada en önemli görev CHP'ye düşmektedir. Sıkıştığı dar kalıpların içerisinde savunma abesliğinden çıkarak, gerçekleri kabul etmeli ve hazır fırsat doğmuşken gündemi bir fırsat olarak değerlendirmelidir. İlk adım olarak, İş Bankası'ndaki hisselerini satmalı ve tamamını Dersimin kalkınmasına kullanılmasını sağlamalıdır. CHP ancak o zaman Türkiye'nin partisi olur ve iktidar yürüyüşünü başlatabilir. Aksi takdirde liderliğine kim gelirse gelsin, hiçbir zaman iktidar olma şansını yakalayamaz ve parti olarak her yıl bütçeden pay alıp boşuna israf etmiş olmaktan başka bir şey de yapamaz...

Yeri gelmişken; bedelliden alınacak paraların hükümet tarafından, Şehit ve Gazi aileleriyle birlikte, çatışmalarda hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımızın ailelerinin yaralarının sarılması için de kullanılmasının ülkemizin faydasına olacağını söylemek istiyorum. Yüreği yanan her anne için duyarlılık göstermek devletin büyüklüğünün ifadesidir. Toplumsal mutabakatın sağlanması konusunda tüm vatandaşlara sahip çıkmak, yine devletin görevleri arasındadır.

Mücahit Can

Yorumlarınızı mucahitcan@superonline.com adresine mail gönderebilirsiniz.

Bu yazı toplam 22201 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar