Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

gri..

A+A-
siyah ile beyaz arasında sonsuz renk varken,
iki uçtakine takılmak aklı-ı selîm işi değil..
olsa olsa
bi'uçtan ötekine savrulmak olur..
aradaki sonsuz renkleri görmemek olur..
kendini beyaz karşıdakini siyah sanmak olur..
sonsuz renk zenginliğinden ürkme korkusu olur..
ortalardaki dengeyi tutturamama korkusu olur..
uçlarda gezinmeyi marifetmiş zannetme olur..
düşünce zenginliğinden mahrum kalma olur..
riskleri sevme, blöfle kumar oynama olur..
uzun yol yürüyememenin öteki adı olur..
ârıza çıkarıp kargaşayı kullanma olur..
beyazda afişe olma korkusu olur..
siyahta kaybolma korkusu olur..
yer bulamama korkusu olur..
 
ya bendensin ak'sın,
ya benden değilsin kara'sın benmerkezciliği olur..
benim takımdan değilsen
dost değil düşmansın retoriğiyle
oyunu, kuralları, hakemi, izleyicileri yok sanma olur..
ya yengi ya yenilgi,
beraberlikmiş, eşitlikmiş, dengeymiş,
konuşmakmış, uzlaşmakmış, kaynaşmakmış,
orta/k noktalarda buluşmakmış gibi
zenginliklerden bîhaber olmak olur..
iç dünyadaki savruluşun dışa vurumu olur..
sorunun hakemiyken tarafı haline düşmek olur..
bir ağaca takıp gezi ormanını görememek olur..
eklenti bir parçayla
bütünü tanımlamaya kalkışma komedisi olur..
evrensel mesaj iddiasıyla ortaya çıkıp
farklı düşünceye tahammül edememek olur..
evrensel mesaj iddiasıyla ortaya çıkıp
bireysel mesajı ıskalamak olur..
'beyaz diyorsam beyazdır, siyah bile olsa'
'benbilirimci'liği, 'dediğim dedikçi'liği olur..
tek tip insan/toplum hayalciliğine inanmak olur..
uç noktalar arasında gel-git'ler yaşarken
aradaki zenginlikten nasipsizlik olur..
kendini melek karşısındakini şeytan görme,
yanındaki dost karşısındakini düşman sanma olur..
 
herkes beyaz olamayacağına,
herkes siyah da olamayacağına göre,
pîr ü pâkmışçasına ortalarda gezi'nerek
başkalarına karalar çalma, acınası bir durum..
gezi'nme bir yerde değilki, her yerde..
 
yöneticinin iyisi,
kuru-yaş ayırımı yapıp kuru için âdil olabilen..
yöneticinin kötüsü,
kuru-yaş ayırmaksızın paldır küldür hareket eden..
yöneticinin en kötüsü ise,
kuru'ları bahane edip asıl hedefi yaş'ları infaz eden..
 
çatışmaların çıkış noktası,
'benbilirimcilik', 'dediğim dedikçilik' anlayışı..
köydeki
'ula aganın pohunun üstüne poh olur mu'nun şehirlisi..
ihtilafların, çatışmaların çözümü aşamasında
mâsum talepler ile fırsatçılar ayırılırken..
yalnızca toplumsal sorunları değil
her zaman ve zeminde ve her şekilde,
güç ve menfaat adına herşeyi kullanan fırsatçılar,
çoğu kez karşı saflarda dursalar da
bazen asıl fırsatçılar,
kulak ardından fısıldıyorlar(!),
bi'başkası hesabına yazdırıyorlar(!),
çok da uzaklarda gezi'nmiyorlar..
 
böylesi kritik dönemlerde bunlar
yangını körükletir, elinize benzin bidonu verirler..
karşıdakine kulak vermek,
tâviz vermek değil insanî bir görev, bir erdem..
meydandaki onbin kişiyi, araya karışan
elli kişi yüz kişiyle tanımlamak, vahim hata..
meydanlar.. seçim gibi yarışmalar veya
her türden barışçıl amaçlarda buluşmak için,
karşı karşıya gelmek için değil..
 
siyah ile beyaz karıştırıldığında
ortaya çıkan renk, gri..
toplumsal anlamıyla belirsizlik..
bi'uçtan ötekine
farklı düşüncelere mensup
farklı farklı kesimler arasında
sonsuz sayıda düşünce zenginliği varken,
gri/belirsiz alanda bekleyip
duruma göre bazen bir kesime
bazen diğer kesimlere alkış tutarak
gri alanlardan beslenen dahilî-haricî tüccarların(!)
basit bir matematik hesabını
sosyal bir olguymuşçasına sunmaları,
an'aneleşmiş kirli işin esası, özü, mantığı..
sorunun düğümlendiği nokta burası..
çözümü de aynı noktada..
sorun ve çözümü görülemediği takdirde
sonuç,
tüccarlar(!) için gelsin güç, gelsin menfaat..
olan hep topluma oluyor, maddi-manevi bedelleriyle..
bu denli basitçe oynanan oyunu bozarak
karşı bedel ödetme zamanı gelmedi mi,
gri alanlarda gezi'nen tüccarlara..!
 
E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com
 
 
Ramazan Toprak
14 Haziran 2013 - Cuma
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT