1. YAZARLAR

  2. Selim KAYA

  3. Futbolcu ve çağdaş kölelik üzerine
Selim KAYA

Selim KAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

Futbolcu ve çağdaş kölelik üzerine

A+A-

16. ve 17. yüzyılda savaşta esir düşenler, ağır suç işleyenler, borcunu ödeyemeyenler ve korsanlar tarafından kaçırılan Afrikalılar köle kabul edilir, köle pazarlarında satılırdı.
 
Köle ticaretinin revaçta olduğu 17. yüzyılda erkek kölelerin çocukları da köle olarak dünyaya gelirdi. Ancak cariye olarak isimlendirilen dişi köleler, efendilerinden bir çocuk dünyaya getirdiğinde bu kimi bölgelerde köle değil, saygın biri olarak görülür, kimi bölgelerde ise yine köle olarak görülür ve o şekilde muameleye tabii tutulurdu.
 
Tarih sayfalarını şöyle bir karıştırdığımız zaman, Mısır'da Mezopotamya'da, eski Yunan'da, Roma'da, İslam öncesi İran, Orta Asya ve Anadolu'da yaşayan kavimlerde kölelik son derece doğal sosyal bir olgu olarak kabul edildiğine rastlarız. Ancak insanlık adına utanç verici olan bu kölelik 18. yüzyılın başlarında İngiltere ve Amerika'da yasaklandı, kısa sürede bütün dünyaya yayıldı ve yok oldu.
 
Kölelik hala zihnimizde yer alıyor
Ancak hala kimi insanlar, özellikle Türkiye'de hemen bütün kulüp başkan ve yöneticilerinin transfer sezonunda futbolcular için, “Bu futbolcuyu satıyorum” veya “Bu futbolcuyu satın aldık” şeklindeki açıklamaları, kölelik kavramının yasada yok olduğu ama zihinde var olduğunu gösteriyor.
 
Fenerbahçe başı çekiyor
Türkiye Süper Lig'de hedefe oynayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Galatasaray'ın başı çektiği bu söylemi, Anadolu kulüplerinin yanı sıra Diyarbakır takımları da zaman zaman kullanıyor. “Şu futbolcuyu aldık” diye. Mesela dün gazete sütunlarına Burak Yılmaz ile ilgili olarak Galatasaray'ın yaptığı, "West Ham United kulübünün sporcumuz Burak Yılmaz için bir teklifi olduğu doğrudur. Bu teklif 5 milyon Euro'dur. Ancak Burak Yılmaz'ın gitmek gibi bir talebi olmadığı gibi, kulübümüzün de oyuncuyu satmak gibi bir niyeti bulunmamaktadır" şeklindeki açıklamasında, “Oyuncuyu satmak gibi bir niyeti bulunmamak” ibaresi kesinlikle doğru bir gümle değildir.
 
“Aldım sattım” üslubu çok yanlış
Oysa bir futbolcu, insan olması itibarıyla böyle bir üslubu hak etmiyor. İnsan olan bir futbolcuya “Aldım veya sattım”, “alıyoruz veya satıyoruz ” şeklindeki üsluplar son derece yanlıştır. Bir insan alınıp satılamaz. Bir insanın başka birinin malı ve mülkü olması kölelik demektir. Ancak kölelik 1807 yılında yasaklandı. Bu nedenle futbolcular için, “aldım, sattım” veya “alıyorum satıyorum” şeklinde cümleler kullanmak doğru bir üslup değildir. Kimse futbolcuların sahibi değildir. Onlar imzaladıkları sözleşmelerle bir kulüpte kaç yıl futbol oynayacaklarını belgeliyor. Nasıl ki bir insan bir şirkette işe başladığında önüne konulan sözleşmeyi imzalıyor ise futbolcunun da bir kulüpte oynayabilmesi için imza atması gerekiyor. Kulüplerimizin “aldım ve sattım”  yerine transfer kelimesini kullanması en doğru seçim diye düşünüyorum.
 
Söylem neyse düşünce de odur

İnsanların söylemleri neyse düşünceleri de o dur. 18. yüzyılın başında kölelik sistemi kalkmasına rağmen biz hala insanlar için “aldım –sattım” kelimeleri kullanıyoruz. Avrupa'da bunu diyen başkan ve yöneticileri istifaya davet ederler.  Kaldı ki Avrupalı yöneticiler böyle bir üslup kullanmayacakları için istifaları da söz konusu olmayacak. Futbolculara çağdaş kölelik muamelesi yapan Türkiye kulüplerinin bundan böyle daha duyarlı olmalarını umuyorum. Çünkü “aldım- sattım” ibaresi çok ayıp ve bir insan için asla kullanılmamalı. (Özgür Haber)

Bu yazı toplam 8359 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT