1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Fenerbahçe-Feyenoord
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fenerbahçe-Feyenoord

A+A-

Emenike'yi merkez aldığımızda; kaleci Volkan, Simon Kjaer ve Lens 'in topla nasıl ilişkilendiklerine bakarak Dick Advocaat'ın Fenerbahçe'den nasıl bir oyun beklentisi içinde olduğunu anlamak  mümkün. Bu oyuncu silsilesinin oluşturduğu pas koridorunun amacı, mümkün olan en hızlı şekilde topu rakip ceza sahasına taşımak ve orada mümkünse bu topu golle sonuçlandırmak. Dick Advocaat'ın beklentisi anlaşılan bu. Peki bu beklenti gerçekçi mi? Ya da soruyu başka bir biçimde soralım: sözgelimi Hollanda, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya veya İspanya liglerinden birinde hangi takım beş, bilemedin altı dikine pas ile topu rakip ceza sahasına taşımayı bir oyun planlaması olarak benimsemiştir?

Aklı başında hiçbir teknik adam böyle ucuz bir plana yatırım yapmaz. Çünkü bu planın, vazgeçtik kusursuz işlemesinden, standart bir karakter kazanması için bloklar-arası mesafeyi çok açık tutmanız gerekir. Nitekim, bu plan yürüsün diye Dick Advocaat da Fenerbahçe'yi 80 m2'lik alanda oynamaya mecbur ediyor. Bu durum, esasen Fenerbahçe oyununun en büyük problemidir. Bu oyun tarzının sıkıntısız uygulanabilmesi ancak iki büyük sorunun çözümüyle mümkündür: Birincisi; neredeyse Messi kadar ayağına hakim oyuncuların çok isabetli ve çok milimetrik pas atma yeteneklerinin gelişkinliğine.. Bu da yetmez;  blokların arası mesafe çok açık olduğu için de, her oyuncunun yüksek teknik özelliklerinin yanına bir de Husain Bolt hızı ve dayanaklılığına sahip olması gerekir.

Ama gerçek böyle değil. Fenerbahçe, bu dikine ve doğrudan oyun için tempoyu her yükselttiğinde kendi kalesinde tehlikeler gördü. Çünkü, Fenerbahçe'li oyuncuların teknik kapasitesi bu kadar hızlandırılmış bir oyunda, top kontrolünü ve dengesini kaybetmeden isabetli pas alıp vermeye uygun değil. Basit bir topu bile tek hamlede kontrol etmekte zorlanan Fenerbahçe'li oyuncuların hızlı, tempolu ve sert bir akışkan oyun içinde, topun istikametini doğru tayin edip, doğru yere ve tam zamanında pas aktarmaları neredeyse mümkün değil. Dick Advocaat'ın Fenerbahçe'ye oynatmak istediği bu oyunun, Emenike'nin hatta Van Persie'nin yetenekleri ile uyumlu olmadığını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Çünkü bu geniş alan oyunu, Emenike'yi markaja teslim etmek demektir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki markaj altındaki Emenke, dünyanın en acemi, en çaylak oyuncusuna dönüşür. Ama hareket halindeki Emenike ise kolayca zapt edilemeyen bir leopar gibidir. Dolayısıyla, Emenike ve Van Persie'den verim almak isteniyorsa, hemen bu oyunun boyu kısaltılmalı ve her üç pas koridoruna beş-altı paslık yapılar yerine, mutlaka Emenike'nin rakibin arkasına sarkabilecek en az oniki paslık yapılar inşa edilmelidir.

Dick Advocaat'ın bu oyun planı, Fenerbahçe'yi her hattıyla dengesizleştiren bir plandır. Fenerbahçe, Feyenoord maçında olduğu gibi her zaman bu kadar şanslı olmayabilir. Bütün dünya, üç boyutlu oyuna, yani boyu, eni ve derinliği her pozisyon için kontrol edilebilir dar alan oyununa meyil etmişken, Fenerbahçe'nin bu geniş alan oyunu çok çağdışı bir oyun olmaya mahkum. Yani kabaca, sorun ne defansta, ne rta sahada ne de hücum hattındadır; sorun, ne defnasın, ne orta sahanın ne de hücumun gerçek anlamda iktidar kuramadığı geniş alan oyununun bizzat kendisindedir. Esasen, Fenerbahçe pratik bir sorunla karşı karşıya değil; Fenerbahçe düşünsel ve teorik olan bir sorunun sancılarını çekiyor. Eğer Dick Advocaat, hücumda geriye doğru derinlik vererek, Emenike için tuzak bir üçgen kurmayı başarırsa, Türkiye Süperligi'nde sadece Emenike'nin performansı ile bile iş görebilir.

Volkan ve Emenike arasında doğrudan bir pas ilişkisi kurmak ya da Lens-Emenike arasında bir koridor oluşturmak ne gerçekçidir ne de herhangi bir soruna çare olabilir. Doğru olanı, Fenerbahçe orta sahasıyla Emenike arasında çok yönlü bir ilişki tasarlamaktır. Emenike'yi sürekli hareket halinde tutacak, o hareket halindeyken o'nun doğal tarafına paslar atacak bir yapıdan sözediyoruz.
 

Bu yazı toplam 7963 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT