1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Fatih Terim ve Çıkarsızlık !
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fatih Terim ve Çıkarsızlık !

A+A-

Kendi kendisine “nasıl olup da doğru dürüst iyi bir insan olmadan iyi bir mantıkçı olabildiğini “ soran Ludwig Wittgenstein'ın aklında ne olduğunu tahmin etmek güç, ama ne iyi bir insan ne de iyi bir mantıkçı olmadan iyi bir futbol otoritesi olduğu varsayılan Fatih Terim'in aklından neler geçtiğini tahmin etmek son derece kolay. Çünkü, o'nun aklında ''Afrika kıtasından büyük egosu'' ve yılda kazandığı 3.5 milyon eurodan başka bir şey yok.
 
Eğer öyle olmasaydı kişisel otoritesini milli takımın genel çıkarlarının üstüne koymaya nasıl cesaret edebilirdi? Dedikoducu ve sürekli el etek öpen futbol yorumcularının dediklerine bakılırsa, Arda Turan'ın NTV Spor'a verdiği şu ropörtaj olmasaydı, büyük ihtimalle Terim onu affeder ve milli takım kadrosuna davet ederdi. Ama o malum ropörtajdan sonra Arda Turan'ı milli takıma davet etmek Terim'in otoritesini sıfırlamak anlamına gelirdi.
 
Şimdi soru şudur; milli takım düzeyindeki bir basamakta hangi otoriteye izin verilebilir: 1- Teknik adamın takım üstünde inşa etmek istediği otoritesi mi yoksa, 2- Bizzat milli takımın başarısıyla birlikte dünya kamuoyunda oluşturacağı saygın otorite mi? Burada araçlar ile amaçlar arasında fena halde ''sırıtan'' bir çelişki vardır. Amaç milli takımın hakedilmiş saygın başarısıysa, bu yolda kullanılan her şey, teknik direktörün otoritesi dahil, sadece araçtır.
 
Ama anlaşılan o ki, Fatih Terim her şeyin önüne amaç olarak sadece kendisini koyuyor ve herkes bu tuhaf ve zavallı durumu sadece seyrediyor. Bu ülkede ahlaklı ve yürekli bir tek kişi öne çıkıp bu çarpık ve ahlak dışı balonu patlatma cesareti göstermiyor. O zaman yaşasın Fatih Terim ve onun sarsılmaz egemenliği..!
 
Ötekilerin durumunu gerçekte olduğu gibi görmek, duygusalcılığın zıddıdır. Duygusalcılık dünyayı iyi niyetle boyanmış bir şekilde görürken, bencillik dünyayı kendi kötü niyetiyle boyar. Dünyayı  ''egonun hayali bir aynası olarak görmek'' ben-merkezci bencilliğin merkezidir. Ben-merkezci bencilliğin tersi olan çıkarsızlık, tarafsızlık ve nesnelliği esas aldığı için günümüz dünyasında pek itibar görmez. Çünkü bir tür sevecenlik ve yoldaşlık duygusu olan çıkarsızlık, maddi bir menfaat amacı gütmediği için küçümsenir. Aslında çıkarsızlık, bir başkasının deneyimini, hayal gücünü kullanarak hissetmeye çalışmak, kendini düşünmeden onların''keyif ve ıstıraplarını paylaşmak'' anlamına gelir.
 
Bu kendimize ait çıkarlarımızın olmayacağı anlamına gelmez; sadece kendi çıkarımızın, kendimizde değil, başkalarında yattığını görebilmek anlamına gelir. Tıpkı erdemde olduğu gibi bir bakıma kendi kendinin ödülüdür. Fayda peşinde koşmaz, ama başkalarının mutluluğundan neredeyse duygusal bir haz alır.
 
Şimdi sizce Fatih Terim bir çıkarsız mıdır? Fatih Terim; Arda, Burak ve Selçuk'u kadro dışı bıraktığında erdemli bir davranış içinde midir? Ben öyle düşünmüyorum. Bildiğim tek şey bu ülkede futbol kaotik karakterde oynandığı için Fatih Terim ve onun gibiler hakedilmemiş saygınlık ve hakedilmemiş servetlere konarlar.
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT