1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. EMITT FİYASKOSU
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

EMITT FİYASKOSU

A+A-
Diyarbakır, hiç şüphe yok ki, bu dünyanın en önemli uygarlık merkezlerinden biridir. Aman! Bunu kimse duymasın, çünkü biz bu uygarlık mirasını tanıtmak için değil, neredeyse gözden uzak tutmak için çabalıyoruz.
 
Her şeyi şeklen, yani dostlar alışverişte görsün diye yapıyoruz. Samimi değiliz. Bu samimiyetsizlik, değerli bir pırlanta gibi elimizde ışıl ışıl parlaması gereken bu kenti çürütüyor, kirletiyor.
10 gün önce İstanbul'da EMITT fuarı yapıldı. Tam adı “Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı” olan EMITT, sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda dünyanın en önemli tanıtım fuarlarından biridir. Bir gazeteci olarak fuara katılmaktan son anda vazgeçtim, ancak katılan arkadaşlarımdan her gün bilgi, haber ve fotoğraf aldım. Katılan kuruluşların temsilcileriyle görüştüm. Belediye, Ticaret Odası, Borsa, DESOB gibi katılımcıların görüşlerini aldım. Anladığım kadarıyla geride hem fiyasko düzeyinde amatör bir tanıtım, hem de ciddi kırgınlıklar kalmış.
 
En önemli kırgınlık 10'a yakın kurum ve kuruluşun desteğiyle yapılan tanıtım organizasyonunun, Diyarbakır Valiliği tarafından yangından mal kaçırırcasına kendine mal etme çabasından kaynaklanmış. Oysaki amacı Diyarbakır'ı tanıtmak olan bu fuarın koordinasyonunu üstlenen valiliğin, olgunluk göstererek herkesin emeğine saygı göstermesi ve bu emeği onurlandırması gerekirdi. Anladığım kadarıyla, hem maddi, hem manevi olarak bu fuara katkı sağlayan kuruluşlardan tek bir kuru teşekkür bile esirgenmiş. EMITT fuarının ilk günü akşamında valilik tarafından verilen yemek, diğer kuruluşların hiçe sayıldığı bir şova dönüştürülmüş. Fuara destek verenler arasında yer almayan, ancak valilik tarafından görevlendirildiği anlaşılan bir derneğin gecedeki rolünün kırgınlığın en önemli nedenlerinden olduğu anlaşılıyor.
 
Büyükşehir Belediyesi gibi fuara büyük miktarda maddi destek sağlayan ve standın oluşmasında bir fiil emek veren bir kuruluş, açıkça emek hırsızlığına maruz kaldığını düşünüyor. Yine EMITT'e 30 kişilik bir ekiple katılan ve Büyükşehir'den sonra en büyük maddi desteği sağlayan Ticaret Odası'nın da katkıları yok sayılıyor.
 
Bu kuruluşlardan edindiğim izlenim, önümüzdeki yıl yapılacak tanıtımlara kesinlikle Diyarbakır Valiliği organizasyonu altında katılmamak yönündedir. Diyarbakır gibi hassas bir memlekette bin bir güçlükle bir araya gelen belediye ve valilik gibi kuruluşların çabası ne yazık ki ufku olmayan kötü yöneticiler tarafından boşa çıkartılıyor.
 
Bir söz de Sayın Diyarbakır Valisine, Sayın Valimiz, siyasetin, valiliğin ve bir derneğin şovuna dönüştürülen gecede, mikrofonu alıp herkese hakkını teslim edebilirdi. Sayın Valimize bu olgunluk ve bu toparlayıcı tavır yakışırdı, ancak bu olmadı ve EMITT'ten geriye, tanıtımdan çok kırgınlık ve haksızlık kaldı.
 
Gelelim işin bir başka boyutuna. Nasıl bir tanıtım yapıldığı konusunda, onlarca kişiyle görüştüm. Valiliğin tavrı bir yana, tanıtımın da tam bir fiyaskoya dönüştüğü söyleniyor. Yapılan en önemli şey fazla gürültü yaparak standa ilgi toplamak. Şimdi bu organizasyonda yer alanlara sormak lazım; fuara 71 yabancı ülke ve 4500 turizm firması katılmış. Siz orda davul zurnanın dibine vurmaktan başka ne yaptınız. 71 ülkeden kaçıyla, Diyarbakır'ın tanıtımı konusunda görüşme yaptınız, ikili ilişki gerçekleştirdiniz. 4500 seyahat firmasıyla bir görüşme, anlaşma yaptınız mı? Bu konuda elde koca bir sıfır var. Ağalar, fuarda halayın başında omuz titretip gelmişler. Mesele davulun üstüne çıkmaksa, mesele halay başında omuz titretmekse, mesele zurna çalmaksa oraya kadar gitmeseydiniz. Mademki tanıtım açısından bir arpa boyu yol alınmamış, aynı şeyi Diyarbakır'da yapsaydınız. En azından 300 milyardan fazla harcandığı söylenen para cebinizde kalırdı.
 
Son bir söz de belediyeye. Belediyenin söylem düzeyinde dilinden düşürmediği, Diyarbakır surlarının UNESCO dünya kültür listesine alınması konusunun fuarda hiçbir karşılığı yok. Sanki yer yarılmış surlar içine girmiş. Hani 2014'ün temmuz ayında bu mesele UNESCO'nun gündemine gelecekti. 71 ülke ve 4500 turizm firmasının olduğu yerde Diyarbakır surlarının UNESCO kültür mirasına dahil edilmesini anlatmayacaksan, başka nerede anlatacaksın. Davulun önünde zıplayıp durmakla, omuz titretmekle tanıtım olmuyor. Tanıtım işi emek ister, ciddiyet ister. İster belediye, ister valilik olsun, tanıtım işi kültür bürokrasisine, xeci abelere, amatörlere, davula, zurnaya terk edilecek bir iş değildir. Bu işin adam gibi yapılması, hakkını vererek yapılması gerekir. Belediye'nin, UNESCO için yaptığı ambleme bir bakınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Tanıtım, reklam ve grafik konusunda en amatör insanı alıp bana surlarla ilgili bir logoyap deyin, size hemen bir sur duvarı yapar üzerine de bir güneş kondurur. Bu logo bile belediyenin tanıtım konusunda ne kadar amatör, samimiyetsiz ve ciddiyetsiz olduğunu gösterir. EMITT'te 300 binden fazla para sokağa atılacağına uluslar arası bir yarışma açılarak çok önemli sanatçılar davet edilebilirdi. Diyarbakır'ı dünyaya tanıtacak çok önemli bir tanıtım kampanyası yapılabilirdi. Dünya standartlarında birlogo oluşturulabilirdi.
 
Ne dersiniz, içimizde, bütün bu tanıtımların olmasını engelleyen PARALEL oluşumlar mı var?
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT