1. YAZARLAR

  2. Belgin Mete IŞIK

  3. “Elektrik Vererek” Hizaya Getirmek
Belgin Mete IŞIK

Belgin Mete IŞIK

Gazeteci
Yazarın Tüm Yazıları >

“Elektrik Vererek” Hizaya Getirmek

A+A-

Toplumsal olaylara karşı verdiğimiz tepkilerin, sadece o olayın bize görünen ya da gösterilen yönü ve bunun kendi duygu, akıl dünyamız ve yaşam pratiklerimizle çeliştiği, çakıştığı noktalarda patlama yaratması ve eleştirilerin sadece bu çelişen kırılma noktalarına yönelik olması, aslında toplumsal olaylar karşısındaki tepkilerimizi akl-ı selimden ziyade duygularımızla yönettiğimizi gösteriyor. Böyle olunca da olayın özünden uzaklaşıp, şekline yönelme tuzağına düşüyoruz ve bir şekilde bize bulaşmayan ya da ucu bize dokunmayan olaylarda tepkisizleşebiliyoruz.Bu sadece anlık veya sürekli tepkilerde değil, aynı zamanda bu olayların yaratıcısı aktörlerin kendilerine yarattıkları meşruiyet söylemlerinde de kendini gösteriyor ve kendini haklı gösterme veya karşısındakine gözdağı verme biçimleri de aynı duygu yoğun, akıldan yoksun veya içselleştirilememiş değerlerin dışa vurumları şeklinde tezahür ediyor.

Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, devletin Yozgat ili için atadığı bir mülki amir. Ne ilk ne de son. TC tarihi boyunca bu ile atanmış ve atanacak binlerce validen biri. Devletin, Yozgat ilindeki temsilcisi. Ya da bir başka deyişle her vali gibi o da devleti kendi ili sınırları içinde temsil etmekle görevlendirilmiş, devlet tarafından tayin edilmiş bir memur. Aile içi şiddetten kadınları ve çocukları, eşinden ayrıldığı için eşi tarafından hayati tehlike altındaki kadınları koruyamayan devletin valisi, Yozgat'daki aileleri korumak amacıyla kolları sıvıyor; “Belli standartları karşılamayan” içkili eğlence yerlerini kapatma kararı alıyor. İçki içilen mekanların hijyen ve sağlık kurallarına uymaları için gerekli uyarıların yapılması ve uymayanlara, “yönetmeliklere uygun olarak” ceza verilmesi elbette kabul edilebilir ve hatta takdir edilesi bir karar.

Ceza alan işyeri sahiplerinin, işletmelerini bu konuda savunma ve kendilerini aklama gayretinden önce, hemen toplumun bir kesiminin içki konusundaki hassasiyetlerini gıdıklayarak kamuoyu oluşturmaya çalışması da, asla olumlanası değil, ama alışık olduğumuz bir refleks.

Bu olayda beni asıl rahatsız eden şey, Vali Yurtnaç'ın şu beyanatı: “Hem toplum sağlığını hem aileyi korumak hem de bu mekanların standardının yükselmesi için bir bakıma elektrik verdik, herkes kendine gelsin burada”. Hımmm… “Elektrik vererek” hizaya getirmek… Bizim kuşak –ki Vali Bey de aynı kuşağı yakalamış görünüyor- “elektrik verme”nin ne olduğunu çok iyi bilir. 10 yılda bir yaşanan darbelerin ve korumacı TC devlet refleksinin, toplumu “dizginleme” pratiklerinin sembolüdür “elektrik verme”. Devlete karşı mı geldin? Hop, içeriye; ya bir hapishaneye, ya karakola, ya da terkedilmiş eski viran bir köşkün bodrumuna.. ve orada ses geçirmez duvarların arasında ver “elektriği”… Kanlı, vahşi, barbar işkence tarihimizin, halk arasında fazlaca detaya girmeden özetlenip hafifletilerek geçiştirilen simgesidir “elektrik verme”. Anlaşılan o ki Vali Bey “kendine gelmemeye” devam eden olursa, basacak “elektriği”…  

Devletin mülki idareci olarak atadığı bir valinin, 15 Temmuz'da darbeye karşı verdiği mücadeleyle darbeyi etkisizleştirip tarih yazan ve “dünyaya demokrasi dersi veren” halka “ayar” çekmek için, darbeci işkenceci zihniyetin kanlı, insanlık dışı “tımar” araçlarına sığınması, aslında demokrasiyi de ne kadar şeklî ve devlet güdümlü ve özünden bi-haber algıladığımızın makus bir göstergesi.

Valinin, temsil ettiği devletinin imzaladığı İnsan Hakları sözleşmesinden habersizliği ve demokrasi, insan hakları cehaletini ve bizzat uygulama yetkisine sahip olduğu yönetmeliklerin anafikrini kaçırmış olmasının ezikliğini, sadece siyasi “güç”ten aldığı egosunu tatmin etmek için “elektrik verip hizaya sokmak”la örtmesi de ayrıca çok üzüntü verici ve zavallı bir resim. Bu kadar mı içselleştirdik işkenceyi? 

Bu yazı toplam 6074 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar