1. YAZARLAR

  2. Tayfun TALİPOĞLU

  3. Durmak yok yola devam
Tayfun TALİPOĞLU

Tayfun TALİPOĞLU

Diyarinsesi.Org Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Durmak yok yola devam

A+A-

 

Başbakan'ın "savcısıyım" dediği davalarda,
 
şimdi de yargıyı suçlayarak,
 
"sayım, suyum yok" demesi 
 
oturmayacak gündeme,
 
CHP'li iki milletvekilinin 
 
karşıt düşüncelerini mertçe ortaya koyması 
 
"CHP çatırdıyor mu" sorusunu 
 
getirecek akıllarınıza.
 
Gerçeklerden böylesine kaçabilmek için
 
bir eğitim gerekli.
 
Bu eğitimi almadığımız için
 
belki bize garip ve anlaşılmaz geliyor 
 
medyanın bu tavrı.
 
Onların penceresinden bakarsak, 
 
anlayabiliriz diye düşünüyorum 
 
bu tutumlarını.
 
Yüreğin kabullenmediğini söylemek 
 
ya da yazmak 
 
her faninin harcı değil elbette.
 
"Savcı"nın her sözünü 
 
emir telakki etmiş, 
 
ve ondan daha hızlı davranıp
 
yargılanan insanları 
 
gazete sayfaları ve ekranlarda 
 
"engin" hukuk bilginizle,
 
suçlu ilan ettiyseniz,
 
o "savcı" bir gün 
 
"uzun tutukluluk hukuka aykırıdır,
 
orduda general amiral kalmadı" derse,
 
şaşkın ördek misali,
 
kafanızı suya sokmaktan başka  
 
çareniz kalmayacağı gibi
 
ve o "savcı"nın 
 
yarın ne diyeceğini kestiremediğinizden
 
bu tarihi dönüşümü
 
haber olarak verir,
 
çekilirsiniz.
 
"Ne oldu da 
 
düne kadar benzer söylemlerde bulunanları 
 
'Ergenekoncu' ilan ederken,
 
bugün ne değişti de 
 
Başbakan böyle konuşuyor" diye 
 
soramazsınız.
 
Sayın Başbakan bir siyaset ustasıdır,
 
gitmekte olanı ve gelecek olanı
 
görmeden konuşmaz.
 
Ona "yağcılık" yapmak
 
zor iştir yani.
 
İşte böyle ortada kalırsınız.
 
Dediklerini "öyle demek istedi" diye 
 
tercüme etmeye kalkarsanız da,
 
komik olursunuz.
 
Aynı AKP Grup Toplantıları'nda
 
açıktan açığa eleştirdiği bakanların
 
istifa etmeyip,
 
sonra görevden alınması gibi
 
bir durum içine düştüğünüzün
 
bilmem farkında mısınız?
 
Gerçi demokratik açılımlarda da 
 
aynı duruma düşmüştünüz,
 
PKK ile görüşmelerin inkâr edildiği dönemde de.
 
Gerçi sizin için fark etmez,
 
hani şu meşhur fıkradaki gibi,
 
hani padişahın canı patlıcan istemiş,
 
saray aşçısını çağırıp talebini iletmiş.
 
Aşçı ayrılırken huzurdan,
 
yalakası başlamış patlıcanın faziletlerini sıralamaya.
 
"Çok yararlıdır, her derde devadır,
 
kilo yapmaz.
 
Patlıcan yemeği istemekle 
 
isabet buyurdunuz.
 
Hiçbirimizin aklına gelmemişti" diye.
 
Yemek gelmiş 
 
ama padişah sevmemiş patlıcanı.
 
Bu sefer yalaka
 
"çok lüzumsuz bir sebze,
 
padişahıma yakışmaz" diye başlayınca söze,
 
padişah sinirlenmiş,
 
"nasıl bir adamsın sen?
 
Bir saat önce patlıcana 
 
övgüler yağdırıyordun” demiş.
 
Yalaka "ben sizin yalakanızım,
 
patlıcanın değil" sözleriyle 
 
yine efendisinin gözüne girmeyi
 
başarmış.
 
"Durmak yok, yola devam" arkadaşlar.
Bu yazı toplam 8547 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT