1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Doğru Yol Sükunet Yolu
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğru Yol Sükunet Yolu

A+A-
Türkiye ve Dünya, önceki hafta Habur Sınır Kapısında teslim olan 34 kişinin karşılanmasını konuştu.
34 PKK'lının serbest bırakıldıktan sonra Silopi-Cizre-Nusaybin-Kızıltepe-Mardin ve Diyarbakır'da yaşananlar muhalefet partileri CHP ve MHP'nin yanı sıra, şehit ailelerinden yoğun tepki aldı.
Gaziler protezlerini attılar, madalyalarını "teröristlere takın" diye tepki gösterdiler.
Avrupa'dan gelmesinler naraları atıldı.
Genelkurmay Başkanlığı da bunu 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi.
Aynı şekilde batıdaki vatandaşların yanı sıra Kürtlerin bir bölümü de bu görüntülerden rahatsızlık duyduklarını dillendiriyorlar.
Bir iki cümleyle özetlemek gerekirse toplumun tansiyonu bu aralar oldukça yüksek.
Süreç başlangıcında yaşanan bu görüntüler bana göre de gereksizdi.
Silopi'deki karşılama töreni bana göre yeterliydi.
Otobüsle Diyarbakır'a getirilen 34 PKK'lıya yol güzergahlarında DTP'liler sevgi gösterilerinde bulunabilirdi. Ama yol güzergahlarında her ilçede konuşmalar yapmak ile Diyarbakır'daki kutlama tamamen gereksizdi.
Burada sadece bölge halkının değil, batıdaki insanlarında psikolojileri kesinlikle göz ardı edildi.
Neticede toplumda tepkiler çığ gibi büyümüş oldu.
                                                                        *****
Bir iş yapılırken veya bir adım atılırken, genel bir perspektifle bakarak empati kurmak gerekir.
Atılan adımların da çıkarılan sonuçlarla doğru paralelde olması, yapılan işin başarıya ulaşmasında önemli bir etkendir.
Her işte böyledir, böyle olmalıdır.
25 yıldır kanayan bir yara haline gelen ve 50 bin civarında insanımızın ölümüne neden olan PKK olayının bitirilmesi konusunda atılan adımlarda bu göz ardı edilmiştir.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk her ne kadar 'şov değil, barış özlemi' dese de yapılan yanlıştır.
Olay kavranılmamıştır. Belki de kavranılmıştır ama DTP içindeki bazı kesimler böyle istemiştir.
'Kürt sorunu', 'Demokratik açılım' veya 'Milli Birlik süreci' adı ne olursa olsun bu süreçte herkes üzerine düşeni eksiksiz yapmalıdır.
Bakın PKK'lılar teslim olmadan önce kaç kişi tepki gösterdi?
Gelmesinler diyen oldu mu?
Hayır olmadı.
DTP tarafı kendine düşeni doğru şekilde yapmamıştır.
Aşırı abartılı bir karşılama töreninin süreci nereye taşıdığını görüyoruz.
Yok Meclis'e gideceğiz, oradanda İstanbul Havalimanında Avrupa'dan gelenleri karşılayacağız gibi hareketler Diyarbakır'dan veya bölgeden bakıldığında normal görünsede, batıda çokta doğal olacağını sanmıyorum.
Bazı işler yapılırken, provokasyon iyi hesaplanmalı.
Yanlış bir hamle bütün emeği bir anda yok edebilir, yani eski tas eski hamam olmayı düşünmek bile istemiyorum.
Yani DTP'de çıkışlardaki hatasını kabul etmeli.
                                                                      *****
PKK olayını anlatmamıza gerek yok.
25 yıllık sürecin ağır zayiatını hepimiz biliyoruz.
Bu süreçte kazanan kim?
Bu olayın bir kazananı yok.
Yıllar sürse de olmayacak.
Zaman kaybı, maddi ve manevi kayıplar aynı şekilde devam edecek.
Zaten bu haliyle çözülmüş olsaydı bugüne kadar çözülürdü.
Ama yıllar gittikçe, acılarımız katlanıyor, toplum arasındaki nifak tohumları daha rahat serpiştirilebiliyor.
Bu gerçekler ışığında AK Parti bir adım attı.
'Gözyaşı', 'kan' ve 'ölüm' olmasın diyor.
Hepimizin istediği bu değil mi?
Ama özellikle CHP ve MHP bu konuda AK Parti'yi yalnız bırakıyor.
Sürece destek sunmuyorlar, hep arıza çıkarma peşindiler.
Son görüntüler nedeniyle tepkilerini haklı görebiliriz.
Ama öncesinde de bu konuda bir çözüm politikaları yoktu.
Anlaşılan kan ve gözyaşının silahla sonuçlandırılmasını talep ediyorlar.
Yanlış yolda yürümeye devam ediyorlar.
                                                                   *****
Gelelim son olaya...
Başbakan Erdoğan'ın "Eğer böyle giderseler sil baştan yaparız" sözünü söylemesi sonrası oluşan tepkiler.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve beraberindeki bazı konfederasyon yetkililerinin, 34 PKK'lının serbest bırakılmalarına ilişkin mahkeme kararına itiraz etmeleri,
Kapatılan DEP eski Diyarbakır milletvekili Leyla Zana'nın dün yaptığı basın toplantısında her kesin birbirini anlaması gerektiğini söylemesi.
Hatta Zana "Herkes değişti. Ben de değiştim, PKK da değişti", "Güzel anlamlı bir süreç var ve herkes üzerine düşen görevi yerine getirmeli. Geçmişte zora dayalı birliktelik vardı ancak şimdi durum öyle değil" demesi.
DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk'ün, dünkü açıklamasında bütün dünyanın dikkatle izlediği bu tabloyu özünden saptırmaya çalışan ve bir şov olarak gören yaklaşımları, büyük bir talihsizlik olarak değerlendirdiklerini açıklaması.
Her atılan adımda veya söylemlerde bazı yanlışlıklar olabilir.
Bir yanlış yapıldı diye süreci tamamen silmek, kimseyi mutlu etmeyecektir.
Bu süreç yıllarca böyle devam edip gidecek.
Silahla çözülmüş olsaydı 25 yılda biterdi.
Dünya savaşları bile 3-5 yılda biterken bu olay 25 yıldır sürüyor.
Demek ki silah çözüm değil.
Bu ülke çocuklarının ölmesi, ekonominin dağlara bomba olarak düşmesi birilerini mutlu edebilir.
Hani şu rant kesimlerini...
Ama, Türkiye nüfusunun yüzde 95'ini mutlu etmiyor.
Bilakis kahrediyor.
                                                                   *****
AK Parti'nin götürmeye çalıştığı bu sürece CHP ve MHP'de destek vermeli.
Türkiye'nin bu illetten kurtulmasının yolu topyekün bir birliktelikten geçiyor.
CHP ve MHP bu süreçte görüşmeyi bile kabul etmiyor.
CHP 'kamera'ya takıyor.
MHP ise, sanki kan ve ölümün bitmesini istemeyen bir tavır sergiliyor.
DTP ise son olayda olduğu gibi tansiyonu yükseltme gayreti gösteriyor.
Yapılması gereken şudur.
AK Parti, MHP, CHP bir araya gelecek.
Meseleyi masaya yatıracak.
Doğrular yanlışlar konuşulacak.
Zaten AK Parti'nin attığı bu adımlarda güvenlik kurumlarıyla bir diyalog içinde olduğu gerçek.
DTP'de olaya müdahil edilecek.
Zaten bir diyalog var.
Ama MHP ve CHP'nin de katılım sağladığı bir toplantıda yol haritası çıkarılmalıdır.
Ortak bir yol mutlaka vardır.
Çözülemeyecek mesele yoktur.
Ama, bunlardan bazıları siyasi rantımız eriyip gidecek derse o apayrı bir şey.
Kimsenin kan üzerinden siyaset yapma hakkı yoktur.
Türkiye bu güne kadar kaybettiyse bu uç partilerin icraatlarından dolayı kaybetmiştir.
                                                               *****
Evet, Türkiye'de hangi Türk vatandaşına sorarsanız sorun Kürt vatandaşlarla bir derdi yok.
Kürt vatandaşların da açıklaması bu yönde.
Yani halklar arasında yaşanan bunca gelişmelere rağmen bir kopukluk, küskünlük, ayrışma yok.
Kimde var?
Partilerde...
Kendilerini Türk ve Kürt vatandaşlarının temsilcileri olarak gören partiler veya kesimler bu süreci baltalıyor.
Kan ve gözyaşına davetiye çıkarıyor.
Bu partiler yok olursa zaten sorun kalmayacak.
Temennimiz başlayan bu sürecin başarıyla sonuçlanmasıdır.
Bu başarı beraberinde güçlü bir Türkiye, barış, mutluluk, birlik, beraberlik getirecektir.
Bir karşılama törenindeki görüntülerle süreci baltalamayalım.
Bundan sonra da halkın psikolojini göz ardı etmeyelim.
Sevgiyle kalın...
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT