Şimdi sorsam, herkes ağız birliği etmişçesine 'ama'lara başlayıp, birbirini suçlayacak. Sussam bir türlü, konuşsam bir türlü … Yok, susamayacağım. Nedenini hemen söyleyeyim, ilk yazımı okuyanlar bilir, ben lige aslen Fenerli olmama rağmen Diyarbakır sporlu olarak başladım. Hem bu yüzden, hem de bir spor sitesinde yazdığım için doğal olarak lig boyunca bu güne kadar olan biten ne varsa harfi harfine okudum, duydum ve izledim.
Nasıl başlamıştı mesele?.. Zorluklara ve maddesel sıkıntılara rağmen başarı azmi, yoğun bir çaba, sevinç haykırıları ile.
Nasıl ilerledi? Ağlamalar sızlamalar, isyanlar, laflar lakırdılar, şovlar , gereksiz demeçler, biz olmayı beceremeyen bir kitlenin güne göre değişen söylemleri ile.
Varılan yer neresi? Açmaz!
Peki, bu noktada bulunmanın nedeni takımın futboldaki beceriksizliği mi? Bence hayır. Futbol kriterlerini yorumlayabilecek ya da bu konuda ahkam kesebilecek bilgiye sahip olmadığımdan daha önce de söz etmiştim, yine de ortada Diyarbakır'ı bu açmaza sürükleyecek derecede kötü bir futbolla karşı karşıya olduğumuza inanmıyorum. Kötü bir futboldan çok daha vahim nedenler olmalı o halde.
Mesele tek; insan.
Tam da 'Özümüz Kökümüzdür' başlıklı yazımın okunma oranına bakarak yazıyı biraz daha somutlaştırmam gerektiğini düşünüyordum, bir baktım el birliğiyle Diyarbakır sporun ipi çekilivermiş. Ne demiştik: Düş benseldir. Herkesin düşü kendi gerçeğine göredir. O halde düş, BENin en belirgin ortaya çıkış halidir ve yaşamsaldır. Öyle boyutlara ulaşabilir ki, kitlevi oluşumlara neden olabilir. Olmuştur da. Gerçekte, dünya ülkelerinin aldığı süreçsel hallerin tümü ortak düşün ürünleridir ve iyice didikleyin, hepsi ortak ben içeriklidir. Mış gibi görünüm tümüyle yanılsamadır; aslında dünyaya bugünkü yaşamsal modelleri armağan eden düşlerin hepsi bendir. Dikkat edin, göreceksiniz: BİZ yoktur içlerinde!!! _mış tır onlar! -meli –malı gibi…
Bugünkü mesele de insanın 'ben' halinde gizli maalesef. Aslında dışarıdan bir göz olarak söylememe lütfen izin verin; bu, ligin en başından beri böyle. Durum tamamen ben aklın bir yerlerine pusu kuran o tilkilerle ilintili. Menfaat ,korku ve rağmen bir çıkış yolu bulma uğraşları üzerine inşa edilen 'biz' binasının zayıf temeliyle ilgili. Bu göstergenin tek başına yönetimi imlediği düşünülmesin. Çünkü bu doğru değil. Teknik adamından futbolcusuna, spor yazarlarından okuruna, taraftara, emniyet güçlerine kadar herkesi kapsama alanına çeken geniş bir yelpaze bu.
Ama ne olursa olsun, tek mesele var; o da insan. Önce insan. Çünkü, üzerinde yaşadığı toprakları işleyen, halden hale sokan insanın ta kendisidir. En ilkel insandan bugüne saçılan her evrim tohumu ki, biz buna yaşam süresi diyoruz; insandan en hakiki insanı yaratmak için geçen süredir esasında. Yaşam kalitesini belirler. Dinler bu sürecin bir yerinde işte bu yüzden devreye girmiştir. Evrimleşme içerisinde beyin geliştikçe bilim gelişmiştir de bilinç gelişimi ki, buna da insanın tekamülü diyoruz; fazla ilerleme kaydedemiştir ne yazık. Dinler hem bilimsel hem de ilahi sayılan bilgilerle kuşatılmış ders kitapları olarak insanın karşısına çıkmıştır. Fakat, insan bilinci bu araçlarla da istenilen düzeye ulaşamadan, bilgileri kendi çıkarlarına uygun olarak ayıklayıp öz gelişimine değil ama kendisiden daha güçlü olduğunu varsaydığı ve ulaşamadığı bir güce biçimsel bir ibadete yönlenmiştir. Neden? Eğer dünya yaşamından ayrı bir yaşama hakkı olacaksa ve eğer o boyutta da onu yargılayacak birileri varsa onlara şirin görünebilmek için. Bütünüyle ego nedenleri ve tilki kurnazlığıyla yani. Ne olmuş oldu?.. Bilgileri kendi arzularının dışında gerçek anlamında kavramayı reddeden insan, bugün 'ben' aklı sayesinde teknolojik açıdan şaşkınlık yaratacak kadar ilerledi ve fakat aynı ilkel benliğinde kalmayı seçti. Kendisine bu yolla bir gerçeklik kazandırmayı tercih etti.
Öyle olmadı mı?.. Hani akıl, hani mantık, hani şuur? Nerede kaldı vicdan?..
Hoş görü, sevgi, saygı, sabır, özden veri gibi kavramlardan söz edemiyorum bile.Bana kalırsa, herkesin her an haksızlığa uğradığı bu ülkede gerçek aklı, mantığı, şuuru ve öz vicdan sesini kullanıp dinlemeden yaşam kalitesini yükseltmek çok zor ve beyhude bir çaba ama… Tablo ortada zaten. Sanki gündemi zorlaştıran maddeler yetersiz gibi, işin içine bir de bağrınızı açarak haykırsanız artık duyulmayacak bir sessizlik eklendi. Oysa, bunun şehrin tarihine uygun görkemli, ders çıkartılabilecek bir sonucu da olabilirdi. Hak arayışları daha meşru bir alana taşınabilirdi. Ülkenin gözü hayranlıkla şehre çevrilebilirdi. En ilkel kotların bile ders alabileceği yeni bir sayfa açılabilir, kitap yeni baştan yazılabilirdi.
Olmadı.
Olan yine hayallerimize oldu.
Aylin ÜNEK
Yazar makale içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.
YORUMLAR
dıyarbakırspor
baran kendal
sucu başkalarından arıyacağınıza gelıp gene kendınızde buluyorsunuz diyarbakra diyarbakrspor taraftarına suc atmaktan başka bışey yapmasını bılmezmyız bız bursasporun taraftarının yaptığını ne cabuk unutunuz sız eyer TFF bursanın yaptığı faşızmını cezasız bırakırsa ceza vermese ozaman diyarbakırspor taraftarıda kör deıldır ılakı onlarda karşılıksız bırakmaz bursanın arkasında TFF ve MHK var bursasporun oynanan maclar hangı macları olaysız bıtmıştı pekı TFF nın bursaya kestığı cezaları ınceleyın
08 Mart 2010 Pazartesi 18:27
78.190.17.149
ALİN HANIM ÖNCÜLÜK YAPIN
Mehmet TANRIKULU
TFF. ÇAĞRI DİYARBAKIRSPOR BUNDAN SONRAKİ TÜM İÇ SAHA MAÇLARINI İSTANBUL İZMİR VE ANKARADA OYNASIN. YENİ BİR STAT YAPILINCAYA KADAR.DİYARBAKIRSPORU 1. LİGDE İSTEMEYEN PRAVAKATÖRLERDE DERSİNİ ALIR CEZASINI ÇEKMİŞ OLUR. SAYGILAR
07 Mart 2010 Pazar 18:44
78.175.74.215
Tebrikler
Tolunay Ateş
Aylin hanım yazdıklarınıza kelimesi kelimesine katılıyorum.
Diyarbakırspora maalesef Diyarbakır\'ın bilinçsiz insanları kıydı. Bu olayları çıkartarak hem bursayı ödüllendirdiler hemde diyarbakırsporu yaktılar.Başları göğe erdimi merak ediyorum.?! Bursa oynamadan 3 puan aldi adamların işine geldi.Kısacası taraftar kendi kendini yaktı.
Dünya medyasında rezil olmamiz cabası..
Burdakiler sadece gs yi düşünüyor diyarbakir zerre kadar umurlarinda degil!!!
Diyarbakırspora maalesef Diyarbakır\'ın bilinçsiz insanları kıydı. Bu olayları çıkartarak hem bursayı ödüllendirdiler hemde diyarbakırsporu yaktılar.Başları göğe erdimi merak ediyorum.?! Bursa oynamadan 3 puan aldi adamların işine geldi.Kısacası taraftar kendi kendini yaktı.
Dünya medyasında rezil olmamiz cabası..
Burdakiler sadece gs yi düşünüyor diyarbakir zerre kadar umurlarinda degil!!!
07 Mart 2010 Pazar 15:04
213.43.101.95
DIYARBAKIRSPOR GERCEGI
Serhat Günes
Aylin hanim,sizi artik bizim taraftarimiz olarak kabul ediyorum,birakin Feneri,D.BAKIRSPORLULUK size daha cok yakisacaktir,hatta her hafta maclarimizin analizini de degisik bir pencereden yapin,eminim cok ilgi uyandiracaktir.Istanbul medyasina karsi takimimizin gönül elcisi olun.D.Bakirspor bir cigliktir,1000 senedir ayni kogusta.Ahmed Arif in dedigi gib,hasretimizden prangalar eskitti.D.BAKIRSPOR MAZLUMDUR,tek eli ayagi degil,dilide prangalidir.D.Bakirspor biziz,bizde D.Bakirsporuz.Burdayiz...
07 Mart 2010 Pazar 14:38
87.187.201.45


HAFTANIN MAÇI
PUAN DURUMU
| 6. | Çaykur Rizespor | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 |
| 7. | Denizlispor | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 |
| 8. | Diyarbakırspor | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 |
| 9. | Erciyesspor | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 |
| 10. | G.Antep Bld.Spor | 0 | 0 | 0 | 0 | 0 |
| Detaylı Puan Tablosu>> | ||||||
SON HAFTANIN SKORU



-
-
DİYARBAKIRSPOR
Çaykur Rizespor
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya























