1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Diyarbekirspor! Waweylê!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbekirspor! Waweylê!

A+A-
Pazar günü İstanbul Sancaktepe'de Sevgili Mehmetxan ve dostum Celal Güney ile birlikte Diyarbekirspor Maçını izledim. Aslında maçta futbol ve güzel oyun adına, üstüne düşüp yazılmaya değer hiçbir şey yoktu. Bütün maç; iki kalecinin, uzun kaleci vuruşları ve o serseri topu kapmaya çalışan 20 kişilik oyuncu gurubunun itiş kakışı ile geçti desem abartmış olmam.
 
Benim anlamakta güçlük çektiğim asıl mesele şu; Ey Teknik adamlar, yahu o havada uçuşup ne yapacağı asla belli olmayan topa hiç mi ihtiyacınız yok? Topa hakim olmadan, topu kontrol etmeden, nasıl bir oyun oynayacağınızı varsayıyorsunuz? O topa ihtiyacınız yoktu anlaşılan; çünkü bütün maç boyunca iki kaleci de bir kez olsun, topu elle oyuna sokmadı. İki kaleci de bir kez olsun en yakın defans oyuncusuna topu pas biçiminde ulaştırmadı.
 
Haydi, Sancaktepe yabancı bir takım, bizi ilgilendirmiyor! Peki Diyarbekirspora ne demeli? Açıkça itiraf ediyorum, Pazar günü oynanan maçta en çok Diyarbekirspor kalecisini beğendim. Kaleci ne yaptığını bilen bir duruş sergiledi. Hiç pozisyon hatası yapmadı ve maçtan ve oyundan hiç kopmadı.
Peki bu kadar başarılı bir kaleci neden bütün kaleci toplarına uzun vurdu. Demek ki, talimatı öyle aldı. Eğer böyle bir talimat almamış olsaydı, teknik adamdan uyarı alır ve gerekeni yapardı.
 
Çok belli ki Türkiye'deki en büyük futbol yalanlarından biri üçüncü ligde işbaşında!! Kalecinin uzun vuruşuyla takım ileriye doğru taşınır ve ilerde yerleşir? Bak hele, yalana bak!! Kalecinin her vurduğu topun sizde kalacağı garantili mi? Garanti bile olsa uzun vuruşlardan ancak rakip hatasına dayalı kontratak üretilebilir. Peki, topu rakip kaparsa başınıza ne gelir? Bunu neden düşünmüyorsunuz?
 
Bu aptalca izahlardan daha büyük bir yalan gizlidir bu meşhur Türk futbolu yalanında. O da bir oyun, bütünlüklü bir oyun inşa etme beceresi gösteremeyen yeteneksiz teknik adamlar, bu vuruşlara sığınmasıdır. Oh ne ala. Ne güzel? Doksan dakika tıkır tıkır oynayabileceğin bir oyun inşa etme, kaleciye uzun vurdur ve kargaşadan medet uy. Yok öyle yağma!!
 
Teknik adamın birinci görevi bir takım için oynayabileceği bir oyun inşa etmektir. Teknik adam bunun için vardır ve bu nedenle ona bir ücret ödenir. Takımı oyuna fiziksel olarak kondisyoner hazırlar ama o takımın topla ilişkisini o teknik adam belirler.
Bir takım gökten gelen vahilerle şampiyon olmaz. Kendi kulvarındaki rakiplerinin önemlice bir bölümünü oynadığı oyunla alt ederek şampiyon olur. Bir takımı oyuncular şampiyon yapmaz. Öyle olsaydı, Messi Arjantin'i, Meymar Brezilya'yı, Ronaldo, Portekiz'i ve Hazard Belçika'yı şampiyon yapardı.
 
Bir takımı şampiyon yapan Teknik direktörün oyun kurgusu ve oyun aklıdır. Bu böyle olduğu için LÖW Almanya'yı şampiyon yaptı.
 
İlk hazırlık maçı olduğu için Diyarbekirspor fazla yüklenmek istemem ama üzülerek belirtmeliyim ki, Diyarbekirsporun bir oyunu yok. Maç içinde yapılan görevlendirmeleri oyun yerine ikame etmek çok saf bir yaklaşım olur.
Diyarbekirspor! Waweylê demeden tedbirler derhal alınmalıdır.
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT