1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakırspor'un Matematiksel Masalları‏
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakırspor'un Matematiksel Masalları‏

A+A-

Evet maalesef gerçekler acıda olsa, beklenen hazin sonuç oldu ve Diyarbakırspor Beşiktaş mağlubiyeti ile kümeye düştü. Bu saatten sonra matematiksel masallara rağmen gerçek sadece bu.
Doğrular yazıldığı sürece malum birileri bundan rahatsız oluyordu.

Yok efendim eleştiriler Diyarbakırspor'a zarar veriyor, yok efendim bu durumda olmamızın sebepleri şu'dur, bu'dur  edebiyatı da tutmadı... Doğruyu ve gerçeği görmediğin zaman, işte bugün olduğu gibi sadece kendinizi kandırmış olursunuz. Ancak doğruları yazarsan birilerine göre kötü adam sen oluyorsun...
Ne yapalım bizim işin kötü tarafı da bu zaten...
Aslında herkes gibi, onlar da işin farkındalar, ama bu saatten sonra hiç kimse benim yoğurdum ekşi demez...

Göreve geldikleri günden bu yana vizyon, eylem, söylem, birlik ve beraberlik bütünlüğünden uzak bir görüntü sergileyen mevcut yönetim kurulu, halen yanlışta ısrar etme geleneğini sürdürüyor. Kongre sürecinde Diyarbakırspor camiasına verdikleri mesajların tam tersi icraatlar gerçekleştiren anlayış ve  kamuoyu ile dalga geçer gibi keyfi bir yaklaşım sergilemeye devam ediyorlar. Yönetim kurulu kelimenin tam anlamıyla, “Biz bildiğimizi yaparız, kamuoyu ne düşünürse düşünsün” diyor. Tepkisiz kalan Diyarbakırspor camiasının bu zaafını iyi kullanan Diyarbakırspor'un yönetim kurulu, sürecin sürekli aynı şekilde işleyeceğini zannediyor. Şehrin dinamiklerini yok sayarcasına kafalarını kuma gömen dar düşünceli bu anlayış tarzı, ilerleyen günlerde nelerle karşılaşacağını tahmin bile edemiyor. Zaten bu olguyu beyinlerinde az  biraz sorgulamış olsalardı, yaptıkları bu olumsuz icraatların hiçbirini gerçekleştirmemiş olurlardı.

Kulübün menfaatlerine yönelik hiçbir çözüm üretemeyelenlerin, halen neden bu kadar rahat ve keyfiyet içinde olduğunu anlamamız mümkün değil. Uyguladıkları transfer politikası başta olmak üzere, kulübün ekonomik gidişatı noktasında verdikleri can alıcı kararlarda sınıfta kalan yönetim kurulu, bunların hiç biri yetmiyormuş gibi kulübün geleceğini de ipotek altına alma noktasında bir saniye bile düşünmeyecek kadar kulüpçülükten uzak bir yaklaşım sergilemeye devam ediyorlar. Ve bunun adına da Diyarbakırspor sevgisi diyebiliyorlar. Pes doğrusu!

Mevcut yönetim kuruluna ne söylerseniz söyleyin; onların hiçbir şey umurlarında değil. Kendi içlerinde üç-beş kişi ile kurdukları saadet zincirini hiçbir şeyin yıkması mümkün değil.

Onlar için öncelik, kendi mutluluklarıdır. İş alanlarını nasıl genişletip, makam ve koltuk işgalinden yakaladıkları suni itibarı nasıl daha fazla uzatabilirizin derdindeler. Diyarbakırspor' mu? Olsa da olur olmasa da olur…

Yönetim kurulunun sınır tanımaz ve fütursuzca yaptığı atraksiyonlar tam bir komedi filminden ibaret. Diyarbakırspor tarihinde hata üstüne hata yapan ve bu yaptığı hataları yeni hatalarla kapatmaya çalışan başka bir yönetim ne gördüm nede duydum.

Şehirle, taraftarla, basınla, kurumlarla velhasıl camiayla dalga geçercesine ortaya konan rezalet ve skandal derecesindeki faaliyetlerin elbette bir bedeli olmalıdır.  Madem bu işe kalktınız, beceremediniz, yüzünüze gözünüze bulaştırdınız, vizyon dediniz, marka değeri dediniz yerlerde sürünüyoruz. O zaman bunun bedelini ödemelisiniz. Bu kulübün sırtına kambur olarak kalmayı sakın düşünmeyin, bu kulübü ne kadar batırdığınızın acil bir hesabını halka sunun ve arkanıza bakmadan Lütfen çekin gidin artık.

Mehmet Budakın'ı takımın başına getirerek o sıcak koltukta bir gün daha fazla oturabilmenin hesabını yapmaktan bir saniye bile geri durmadılar. Kentte “Diyarbakır çocuğu Mehmet Budakın'ı Diyarbakırspor'a getirdik bütün sorunları hallolacak” intibası yaratarak göz boyamaya çalıştılar. Aklı sıra Diyarbakırlılara şirin gözüktüler.
Ha unutmadan bu arada bir işin içinden gelmeden, elalemin pompasıyla, kanal kanal dolaşıp kendi reklamını yaparak, ben bilirim edasında kendine süs veren insanlardan bu topluma hiçbir zaman fayda gelmeyeceğini de umarım anlamışlardır.

En tehlikelisi nedir biliyormusunuz?, bir iş için önemli olan koltuk ve makam hırsının, işin önceliği olmasıydı.  Koltuğu ele geçirene kadar takamayacakları maske yoktur. İşte bugün maalesef, takke düştü kel göründü aziz dostum, haydi uğurlar ola.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT