SON DAKİKA:

Sinan KARAKAŞ

Tunus-Mısır ve Libya

24 Şubat 2011 Perşembe 09:22

Amerika her zaman olduğu gibi, yine elinde kepçe karıştırdıkça karıştırıyor. Hayır, mevcut durumun iyi olduğunu söylemiyorum. Aklı başında millet egemenliğini savunan hiçbir insanın da bunu söylemesi sağlıklı değildir ve olmayacaktır da. Milletin özgür iradesine dayanmayan hiç bir rejimin meşruiyetinden bahsedilemez. Irakta da aynı durum yaşandı, Saddam iyi miydi asla, ancak bu gün de Irak'ı kendi haline koymuyorlar.


Orta doğu halkları en az bir asrı aşkındır diktatoryal yönetimlerin elinde zar ağlamışlardı. İnsan olabilmenin en başında gelen düşünmek fiili bile çok görülmüş, esaretin zincirleri, kelepçeleri beyinlere ve dillere vurulmak istenmiştir.
 

Yargısız infazların en alası ve faili meçhullerin en yaygını bu tür tek adam ve meşruiyetini dünyanın ağalığını yapan ülkelerde, olağan durummuş gibi sunulmaktadır. Bu Amerika'nın güdümünde olan ülkelerde olduğu gibi eski Sovyetler Birliği, bu günkü Rusya güdümünde olan halkları Türklerden oluşan Cumhuriyetlerde de böyledir. Onların yönetimleri de Rusya'dan onay alırlar.
 

Ortadoğu ülke yöneticileri de Amerika'dan onay alırlar. Gerek Rusya gerekse Amerika ve Avrupa Birliği kendileri için demokratlar. Çıkarlarıdır söz konusu, menfaatleri için bu diktatörleri iş başına getirirler, diktatörler nefislerini ilah ilan ederler. Şişerler şişerler balonlar gibi. Patlamaya ramak kala tehlike arz etmeye başlayınca, diktatörü değiştirirler, değişik maskelerle halkın motivasyonunu kanalize etmeye çalışırlar.
Hop hop ne oluyor diyemezsiniz. Çünkü onlar daha önceden BOP demişlerdi. Onların BOP projelerinin uygulamaya geçirilme çalışmalarıdır bütün yaşananlar. Bu arada bunu mevcut rejimden illallah etmiş halkın hareketi olarak başlatırlar, sonuçta başa geçireceklerini önceden belirlemişlerdir.


Oyunun farkında olmayanlar da, halkın zaferi olarak tanımlayacaklar. Halk yılların verdiği ezikliği üzerinden atma ve yeni şeylere kavuşmanın mücadelesi içindedir. Ama hareketleri kanalize eden de yine Amerika'nın politikasıdır. Üçüncü dünya ülkelerinde, ya Amerika etkendir yönetimlerde ya da Rusya. Her şey onların kontrolünde ve verdiği izin kadar yürütülmektedir.


Dilerim Halkların egemen oldukları yönetimler kurulur. Kaddafinin halk cumhuriyeti gibi değil. Hüsnü Mübarek 1. Ramses olarak çok fazla kan akıtılmadan bıraktı veya bıraktırıldı, ancak Kaddafi öyle gözüküyor ki 2. Ramses olarak son Firavunluk görevini yapacak ve mazlum mağdur halkın kanlarını akıtacaktır.
 

Eğer Amerika gitmesini dilemişse Kaddafi de gidecektir. Kaddafi biraz daha ayak sürümektedir, Afrika'dan taşınan lejyonerler de Kaddafi'yi kurtaramayacaktır. İnsanların gerçek anlamda yönetimde temsillerini, özgürce düşünebilmelerini sağlayabilecek ve özgürce yaşayabilecekleri yönetimlere kavuşmaları dileklerimle.
 

Selam ve Saygılarımla

Bu yazı toplam 1896 defa okunmuştur
Yazar makale içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.
YORUMLAR
FİRAVUNLAR
sinan karakaş
Tunus, Mısır ve Libya ve daha niceleri,

Dev aynasına baktı, dünyanın cüceleri,

Sanırım ki şeytanın, gönüllü dijeyleri,



Kimlikleri Müslüman, ancak İslama hain,

Bunların tek dostu var, o da şeytanı lain.



Bunların rehberleri, Firavunlar nemrutlar,

Hakikatin önünde, bunlar çağdaş tağutlar,

İnsanlık tarlasında, semirmekte angutlar,



Kimlikleri Müslüman, ancak İslama hain,

Bunların tek dostu var, o da şeytanı lain.



Halk sefalet içinde, idareciler ka
25 Şubat 2011 Cuma 15:41
88.230.246.160

SON HAFTANIN SKORU

1
0
Turgutluspor
Diyarbakırspor


Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya