1. YAZARLAR

  2. Mücahit CAN

  3. Diyarbakırspor ve Anı'larımız...
Mücahit CAN

Mücahit CAN

Diyarinsesi.Org yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakırspor ve Anı'larımız...

A+A-

Kıymetli hemşerimiz Kadri Göral, maçtan önce Diyarbakırspor olarak kaybetsek de, halkımızın değerleri hep yükseklerde olacak, şeklinde çok güzel bir yazı yazmıştı:''Bu maç Diyarbakır'ın onur mücadelesi değildir, olamaz da. Bu itibarla maçın adını doğru koyalım. Diyarbakır'ın anlı şanlı tarihi ve şerefli mazisi vardır. Sportif faaliyetlerde alınan hiçbir sonuç Diyarbakır'ın adına gölge düşüremez...'' Ben de aynen Sayın Hemşerimizin bu düşüncelerine katılıyorum. Kimse fazla dert edinmesin, şehrimiz de halkımız da kadimdir...

Galatasaray takımı ile maçımız vardı. Konuk takım Diyarbakır'a gelmişti. Takımlar kendi formalarıyla sahaya çıktılar. Bilindiği üzere, Galatasaray'ın forması sarı -kırmızı, Diyarbakır Spor'un ise yeşil- kırmızıdır. Doğal olarak sahada sarı, kırmızı ve yeşil renkler bir araya gelmişti. Maçtan sonra Jandarma Bölge Komutanlığına çağrıldım. Bölge komutanı tarafından, neden önlem almadığıma dair adeta sorguya çekildim. Bu işte bir kasıt olmadığını, her iki takımın da kendi formalarıyla sahaya çıktığını söylediysem de, Sayın Komutanın hiddetini gideremedim...

Birkaç gün sonra, Genel Kaptan Şahap Akçadağ'ın Ergani yolundaki yerlerinde takıma piknik yaptıracağız. Bu pikniğe Vali Bey ile o dönem bize çok destek olan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik Bey'i de davet ettik. Vali Bey gelirken Bölge Komutanını da beraber getirdi.

Feridun Bey'in geleceğinden haberdar olmayan Vali ve Komutan, başkanın gelişine tepki göstererek hızlı bir şekilde yerlerinden kalkıp mekânı terk ettiler. Bu sefer de valiliğe çağrılarak, gidip komutandan özür dilemem istendi...  

Aradan bir süre geçmişti. 19 Mayıs Stadında Ankara Gücüyle maç yapıyoruz. Maç boyunca kötü tezahüratın hiç susmadan devam etmesi sinirlerimiz allak-bulak etmişti. Yönetici arkadaşlarımızın ve maça gelen milletvekillilerin moralleri çok bozulmuştu. Üstelik hakemin taraf tutmasıyla ortam da iyice gerilmişti. Devre arasında hakem soyunama odasına giderken, ikinci başkan arkadaşımız Selahattin Altındağ, yüksek bir ses tonuyla tepkisini dile getirerek hakeme taraf tutmamasını söyledi. Ev sahibi takımın yöneticileri de Selahattin Bey'e müdahale edince şeref türbininde iki takımın taraftarları birbirine girdi...

VIP salonunda bulunan birçok kişi de aynı şekilde birbirine vurmaya başladı. Kulakları çınlasın, o dönemde milletvekilimiz olarak bize daima destek olan Sigbetullah Seydaoğlu'nun kavgada nasıl mücadele ettiğini şimdi gibi hatırlıyorum. Tam o sırada Lig TV'nin muhabiri kulüp başkanı olarak yorumumu almak istedi. Ben de canlı yayında; ''Biz bu ülkenin aslı unsurlarıyız, hiç kimsenin gücü bizi bu ülkenin dışına çıkartmaya yetmez, herkes birbirinin değerlerine saygı göstermek ve kardeşliğin kıymetini bilmek zorundadır. Statlar düşmanlık yapmanın değil, sevginin paylaşıldığı yerler olmalıdır...'' şeklinde anlamlı bir konuşma yaptım. Bize o gün orada yapılan, Ankara'nın yıllarca bölgeye ve halkımıza yaptığı ayıbın, kitleler üzerine bıraktığı olumsuz bakış açısının sahaya yansıyan bir tezahürüydü. Ve maalesef, gittiğimiz her deplasmanda benzer şeyler yaşıyorduk. Ben de yeri gelmişken olması gereken şekilde bu durumu birkaç cümleyle ifade etmeye çalıştım...

Tesadüf bu ya; Galatasaray ile Diyarbakırspor'un formalarının renklerinden dolayı sahada oluşan sarı, kırmızı ve yeşil renkler için bana kızan dönemin Jandarma Bölge Komutanı ile Akçadağ'ların tesisini birlikte terk ettiği Vali Bey, yanımdaki koltukta oturuyor ve bu sözlerimi aynen duyuyorlardı. Ne düşündüklerini öğrenemedim. Artık ikisi de Diyarbakır'dan tayin olmuşlardı. Maçı izleyen birçok kişi, maçtan sonra bu konuşmamdan dolayı beni tebrik etmek için aradı. Arayan herkes memnuniyetini ifade ediyordu. Maçı kaybetmiştik ama dik duruşumuz herkesin hoşuna gitmişti...

Evet; kimse fazla üzülmesin, şehrimiz de halkımız da kadimdir. Bugün Diyarbakırspor bir lig aşağı düşebilir, ama halkımızın değerleri her zaman yaşayacaktır. Bizler, mazimiz ve yeri geldiğinde onurlu duruşumuzla yaşamayı elden bırakmadığımız sürece tabi; dostluk ve kardeşlik adına da öğretici olacağız inşallah...

Mücahit Can

Önceki ve Sonraki Yazılar