Ligin bitimine 3 hafta kaldı. Durumun vahameti herkesin malumu. Görünen köyün adı Bank Asya olacak, bu açık ve net. Her ne kadar her şey Beşiktaş maçına bağlanmış gibi gözükse de, bunun adı sadece hayalcilik olur. Bu maç alınsa dahi, rota yine değişmez.
Peki, ne olacak? Artık bu soruya yanıt aranması gerekiyor. Şöyle bir hesap yapıyorum da, Bank Asya'ya düşecek Diyarbakırspor'un önümüzde ki yıl hali, bu yıldan daha kötü olacak. Bu yıl harcanan paralar, borçlar ve önümüzdeki yıl için 25 Milyon'u ortaya koyamayan hiçbir babayiğit, bu yükün altına giremez. Bu yıldan önümüzde ki yıla çok yüklü miktarda bir borç kalacağı kesin. Bu yıldan kalacak oyuncu alacakları tek tek TFF'ye gitti. Nerden baksanız 10 Milyon TL'den aşağı olmaz. FİFA'lık olan borçları bu hesaba katmıyorum bile. Nitekim bunlarda bu kulüpten çatır çatır tahsil edilecek.
Yine önümüzdeki yıl kafaya oynayacak bir takımın en mütevazi bütçesi nerden bakarsanız bakın 25 Milyon TL'dir. Bunun yüzde 30'u peşin olmak zorunda. Federasyona olan borçlar var. Hadi bu hesabın içinden çık çıkabilirsen. Bu parayı bırakın Diyarbakır'ı, Türkiye'de ortaya koyacak bir babayiğit maalesef çıkmaz. Hatta daha da ileri gideyim, bu parayı tek başına Aziz Yıldırım bile karşılayamaz. Yönetim içerisinde bu işe hem yüreğini, hem de parasını koyan genç yönetici Ahmet Oran'ın da bu tabloyu bildiğinden adım gibi eminim. Zaten bu yıl, onun bu iş için ortaya koyduğu paralarla bu dakikaya kadar geldik. Ama bundan sonrası için üzülerek söylüyorum, iyi niyetli olduğuna inandığım bu kişinin de, tek başına bu yükün altına girmeye gücü yetmez.
Peki ne olacak?. Olacaklar şimdiden belli. Şimdiden kongre zincirlerine hazırlıklı olun. Hatta örnek isterseniz, yanı başımızda ki Malatya'nın durumuna bir bakın. Geçen yıl borçlardan kurtulmak için, Malatya Belediye ile isim değiştiren bu takım, bu yıl yine isim değiştirmenin hesapları yapılıyor. İki takımdan biri 3 ligde, diğeri 2.lig klasmanda biri çıkıyor, diğeri iniyor. İşte Diyarbakırspor'un gittiği yol budur.
Sonuç olarak şimdiden kayyuma herkes hazırlıklı olsun. Çünkü bu memlekette ne sivil, ne resmi, ne de yerel otorite maalesef üstüne düşen sorumluluğu yerine getiremedi.
İşte gelinen durum bu, şimdiler de kongre hesapları yapılıyor, ismi kamuoyunda geçen hiç biri bu takımın başına geçemez. Maalesef Diyarbakırspor'un geleceğine çok kalın bir pranga vuruldu. Bu kulüp maalesef yok olmaya doğru hızlı hızlı ilerliyor. Artık süperini bırakın, bu kulübün kapısına kilit vurulmamasına dua edin.
İşin şekli en başından yanlıştı. Geçen yıl kulübü süper lige taşıyan yönetim bile bu ligi tek başına kaldıramayacağını bas bas bağırırken işte bugünleri işaret ediyordu. Düşünün ki Türkiye'de 12 kentin temsil edildiği, reklamı bol bir başkanlığı kim elinin tersi ile itebilirdi. Mesele o şeref tribününde gidip boy göstermek değil, sadece hesap kitaptı. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner misali şimdi bunun hesabını ödüyoruz.
Ayrıca son günlerde A2 takımı ile ilgili ayyuka çıkan çok büyük leke iddiaları var. Bu iddiaların hiç biri yenilir yutulur cinsten değil. Doğruluğuna emin olduğum bir dostum bu konu ilgili çok ciddi bir takım belgeleri, kulüpte bugün en etkili isme sunmaya hazırım diyordu. Bundan sonrası artık, yönetime kalmış. Eğer bu işte bir istismar varsa tek tek ortaya çıkarılması lazım. Yoksa bu lekeyi daha sonra temizlemek mümkün olmayan derin yaralar açacağını bilmeniz lazım.







































































