1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakır'ın Başbakan'dan
    beklentileri
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır'ın Başbakan'dan
beklentileri

A+A-

Son günlerde herkes Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da vereceği mesajlara kilitlenmişti.Aslında kendisinin Diyarbakır programı kongre ve açılışlardan ibaretti. İktidarın parti il teşkilatının yeni dönemine destek vermek ve ileride partiyi daha da ileri götürmek için değerlendirilmeler yapacaktı.

Eğitimden alt yapıya, ulaşımdan çeşitli sosyal projelere 256 projeye start verilecek ve 39 tesisin açılışı yapılacaktı.

Yine de Başbakan'ın Kürt meselesine ilişkin bir politika değişikliği ile Uludere konusundaki beklentilere yaklaşımı merak ediliyordu.

Yeni bir yaklaşım göstermeyeceği konusundaki beklentileri haklı çıkartan Başbakan, üç bin civarında bir topluluğa hitap etti.

Kardeşlik, birlik, beraberlik, teröre karşı ittifak, Diyarbakır'ın kalkınması, Kürt sorunu ile PKK sorunun ayrılması, son günlerde yaşanan terör hadiseleri diğer kesimlerin temelsiz ve ön yargılı tutumuna dair konuşmalar yaptı ve Diyarbakır'ın geleceğine ilişkin ipuçları verdi.

Diyarbakır'ın meseleleri ortada; terör, yoksulluk, alt yapı, yatırım eksikliği, işsizlik, halktaki güven duygusunun yetersizliği, kalitesiz kamu hizmeti ve kalitesiz hizmet vermeyi alışkanlık haline getiren yöneticiler…

Kısacası ekonomik, sosyal ve kültürel gelişme için alınması gereken kısa, orta ve uzun vadeli yatırım, proje ve tedbirlerde önemli ilerleme gözlenmiyor.

Peki, ne istiyor Diyarbakır

Bu istekleri ekonomik, siyasal, sosyal diye sıralayıp, bu yazımda ekonomik beklentilere dikkat çekeceğim. Sıralarsak:
 
1-Tekstile Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin Kurulması

2009 yılında özelleştirilen ve 2010 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilen Eski Tekel Binalarının tekstil ve konfeksiyon üretim bölgesine dönüşmesi…

Bunun için başta Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere, Karacadağ Kalkınma Ajansı, Tekstilciler Derneği ile Büyükşehir Belediyesinin girişimleri var.

Diclekent 75. yol üzerindeki tekel alanı içerisinde Her biri yaklaşık 5.000 M2 kapalı alana sahip ve altyapısı mevcut 12 depo var. Alanın büyüklüğü 660 dönüm. Yaklaşık 150 dönüm kapalı alan var.

Eski tekel alanında, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren ulusal ve uluslar arası markalar bir, iki ay gibi çok kısa süre içerisinde imalata başlayabilir.

Tekel sahasına şehrimizin meşhur rantçıları sinek gibi üşüşmüş durumdalar. Bu kavganın birinci raundunu rantçı-fırsatçı tayfası kazandı. Ancak Belediye bu aşamada yürütmeyi durdurma kararı aldırarak ikinci raundu kazanda.

Şu anda maç ortada. Ya rantçı ittifakı bundan sonrasını kazanıp cebini doldurur, ya da Diyarbakır kazanır ve buradan 50, 60 bin kişi evine ekmek götürme fırsatı bulur.

Bu alanın mülkiyeti Özelleştirme İdaresi Başkanlığında. ÖİB burayı tekstil alanı olarak kullandırırsa bir yıl içerisinde 10.000 civarında işsizin istihdamı mümkün olabilir.

Sayın Başbakanımız, tekstilde Diyarbakır'ı bir marka şehre dönüştürecek olan bu alanı rantçıya, arsacıya ve fırsatçıya bırakmayın.

 2-Sivil ve Uluslar arası uçuşlara açık hava limanı

Diyarbakır'da hava limanının yapılması çalışmaları başladı. Yeni hava alanı 10 apronlu (şu anda üç apron var) ve 85.000 M2 kapalı alana sahip olacak.

Ancak çok ciddi bir sorun var. Bu alan sivil havaalanı değil ve uluslar arası uçuşlara da açık olmayacak.

Diyarbakır gibi turizme büyük ümit bağlayan bir ildeki havaalanının uluslar arasına kapalı olması hem bu kenti kendi içerisine hapsedip izole etmesini sağlar, hem de turizmdeki gelişimini engeller.

Sayın Başbakanımız Diyarbakır'ın savaş havasından kurtulması için askeri havaalanının şehrin içerisinden çıkartılıp, şehir dışına yönlendirilmesi gerekiyor.

Neredeyse 30 yıldır bu şehrin semalarında F-16'lar turluyor. Binlerce çocuk bu gürültülerle büyüdü, uykusundan uyandı.

3-Şanlıurfa-Diyarbakır otoyolunun yapılması ve Diyarbakır'dan Habur'a otoyol bağlantısı verilmesi

Gaziantep'ten gelip, Şanlıurfa üzerinden Habur'a bağlanan otoyoluna Diyarbakır'dan mutlaka bağlantı sağlanmalıdır. 2012 yılı Diyarbakır ihracatının % 60'ı Irak'a yapılmış. Bu ihracatın da % 90'ı karayolu kullanarak gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle Diyarbakır'da Habur'a otoban üzerinden inmek hem nakliye maliyeti azaltır, hem de ticaret hacminde ciddi artışlara yol açar.

Habur'a gidiş ve dönüşte kullanılan birer köprü ihtiyacı karşılayamamaktadır. Hem gidiş hem geliş yönüne birer köprü daha inşa edilmeli.

Habur'da, Mersin'de olduğu en kısa sürede serbest bölge statüsü oluşturulmalıdır.  

4-Sur İçi Kentsel Dönüşüm Projesi

TOKİ, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile sur içinde kentsel dönüşüm projesi başlatıldı; ancak projede kayda değer bir ilerleme olmadı.

Kentsel dönüşüm çalışmasının hızlandırılarak sur içinin tarihi ve kültürel dokusunun tekrar kazandırılarak açık hava müzesi şeklinde modern bir yapılanmaya gidilmelidir.

5-Dicle Vadisi Projesinin Hayata Geçirilmesi

Kısa sürede Dicle Vadisinin doğal bir göle dönüşmesi için bir baraj gövdesi veya regülatör yapılmalıdır.

Bu göl çevresinde Diyarbakır'ın sosyal yaşamı için gerekli olan tesislerin, sosyal alanların, rekreasyon alanı ve yeşil alanların oluşturulmasına yönelik projeler gerçekleştirilmelidir.

Porsuk Çayı'nın rehabilitasyonu Eskişehir'i nasıl değiştirip, dönüştürdüyse, Dicle Vadisi de Diyarbakır'da büyük bir dönüşüm başlatır.

Vadide su tutulması, göl üzerinde kayıklarla, teknelerle geziler yapılması, vadi üzerinde teleferiklerle turlar düzenlenmesi şehrin kasvetli görüntüsünü bir anda değiştirir.

Sayın Başbakanımız Dicle vadisi, yaratacağı etkiye kıyasla, oldukça ekonomik bir projedir. Sadece nehir üzerinde suyu tutacak iki adet regülatörün yapılması bile diğer çalışmaların önünü açacaktır.

6-Organize Sanayi Bölgesin genişletilmesi

Birinci Organize Sanayi Bölgesinde yatırım yapacak bir M2 arsa kalmadı. Yeni OSB yönetimi işgalcilerin elindeki arsaları gerçek yatırımcılara verme konusunda ciddi bir mücadele yürütüyor.

Diyarbakır'daki arsa fırsatçılığı OSB'de de en utanmaz yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Arsaları zamanında ikili ilişkilerle ele geçiren fırsatçılar, bugün bu arsaları el altından ve yasal olmayan yollarla devrediyor.

Yeni yatırım taleplerini karşılamak için, mevcut OSB'ye ek yapılmak için 3600 dönüm alan talep edildi. Bu alan sıkıntılı olsa da tahsis edildi (Burada TPAO'nun rezerv alanı da olduğu için sıkıntı yaşandı)

Sayın Başbakanımız, Diyarbakır'da yatırımcıya arsa tahsisi yapılmadığı sürece teşvik işlemeyecektir. Şu anda OSB'de yatırım için sıra bekleyen 160 yatırımcı var.

Diyarbakır, “bana yer ver yatırım yapayım” diyen insanlara umutsuzca bakıyor.

7-Mevcut OSB'nin Altyapı Sorunları giderilmeli
 

  • OSB'ye doğal gaz hattı çekilmeli,
     
  •  Elektrik altyapısı iyileştirilmeli ve doğal gaz dönüşüm santrali yapılmalı
     
  • Organize Sanayi Bölgesine Demiryolu hattı getirilmeli

 8-Tarıma Dayalı Besicilik ve Seracılık Bölgesinin Kurulması

Diyarbakır, Türkiye'de besicilik OSB'nin uygulandığı ilk şehir oldu. Ancak işler iyi yönetilmedi. İlgili, ilgisiz insanlara tahsisler yapıldı. Tahsis yapılanların önemli bir kısmı rantçı ve işgalciden oluşuyor. Henüz orada bir çivi bile çakmayan kimi fırsatçılar, yüzsüzce gazete ilanı verip, kendilerine ait olmayan yerleri satmaya girişiler.

Şu anda orada bir mali denetim başlatıldı. Vali Bey'de yakından takip ediyor.

Ne kadar kötü yönetilse de Besi OSB'nin desteklenmesi gerekir. Burası batarsa domino taşlarının arka arkaya devrilmesi gibi birçok şey ardından yıkılır.

15 bin baş kapasiteli Besi OSB kurtulursa buradan çıkan bio-gaz tesisi ile yüzlerce insanı istihdam eden seracılık geliştirilebilir.

Kötü yönetime ve suiistimallere rağmen Sayın Başbakan'ın ve Tarım Bakanının Besi OSB'ye sahip çıkması ve yatırımı hızlandırması gerekir.

Evet! Sayın Başbakanımız Şanlıurfa ve Gaziantep nasıl değiştiyse Diyarbakır'da öyle değişebilir.

Bunun için gönülden bir sahiplenme gerekiyor. Şanlıurfa ve Gaziantep nasıl sahiplenildiyse kırılmadan, darılmadan, öfkelenmeden Diyarbakır'ın da sahiplenmesi gerekiyor.

Sayın Başbakanımız, son olarak Diyarbakır'ın sahipsizlikten kaynaklanan yeni bir sorunu var. Diyarbakır işgal ediliyor. Diyarbakır'ın arazileri, tarihi eserleri, caddeleri, parkları, binlerce yıllık surları işgal ediyor.

Valilik de, Belediye de bu meseleye sırtını dönmüş. Diyarbakır parça parça, parsel parsel işgal ediliyor. Belediye'ler yandaşlık hatırına işgallere seyirci kalıyor. Valilik sorumluluğu üzerinden atma çabasında. Bu beceriksizlik, partizanlık ve yandaşlıktan binlerce yıllık kent işgal ediliyor.

Diyarbakır kendisine sahip çıkmıyor, çıkamıyor.

Herkesin sırtını döndüğü bu kente hiçbir şey beklemeden elinizi uzattığınızda Diyarbakır'ın kadir, kıymet bildiğini göreceksiniz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT