SON DAKİKA:

Yılmaz BÖRÜKOÇİN

Onurlu Protesto,Onurlu Mücadele,Onurlu Puan

06 Şubat 2011 Pazar 23:54

''Mümkünün son sınırlarına, imkansızı elde etmek için çabalayanlar ulaşabilir ancak.Gerçekleşmiş imkanlar, zorlanmış imkansızlıkların sonucudur…” Karl Liebknecht (Alman Sosyalist)

Evet; yazıma benim için çok anlam ifade eden bir söz ile başladım.Şu an Diyarbakırspor'lu genç oyuncularımızın sahadaki onurlu mücadelesine,lig'de kalma uğruna sahipsizliğin bin türlüsünü yaşayıp yinede yılmayan ,o cesur çocuklara bu sözle seslenmek istedim belki de…

Bu onurlu mücadelenin sonu ne olursa olsun bu çocuklara destek olmak gerekiyor.Lig maratonunun sonunda ligden düşmek te var,kalmak ta.Fakat tek gerçek var bu çocukların bu mücadeleyi gösterdikleri müddetçe gönüllerden hiç çıkmamak üzere kalacakları…

Geride kalan ligin ikinci yarısındaki oynanan 3 maça baktığımızda bu takımın gösterdiği mücadele alkışa değer!

Zira,bu 3 maça baktığımız zaman onurlu bir mücadele görüyoruz.Futbol mantığı içinde bu 3 maçı yorumladığımızda her ne kadar eksikler gözümüze çarpsada,takımın bu 3 maçta gösterdiği mücadele azmi,çalışkanlık ileriki haftalar için bizleri az da olsa umutlandırıyor.

Geçen hafta yenilmesine rağmen tribünlere çağrılıp alkışlanan bu takım,bugün İzmir'de bir defa daha alkışlandı.Sahada gösterilen onurlu ve azimli mücadeleye, eller Alsancak'ın tribünlerinde bir kez daha alkış tuttu.

Sözüm ona sponsor firmanın desteğiyle gidilen bir deplasman

.Evet,sponsor olan firma takımın İzmir deplasman masraflarını karşıladı fakat her şeyin ucuzuna kaçarak.

Takım gece yarısı son uçakla İzmire gitti,gece 3'te sıradan bir otele yerleştirilen futbolcular tam dinlenmeden maça çıktılar.

Maç öncesi aldığımız bilgiler takımın artık dayanılmaz hale gelen içinde bulunduğu ortamı protesto edeceği yönündeydi.

Futbolcular tüm Türkiye'ye seslerini açık ekrandan canlı yayınlanan bir maçta duyurmak amacıyla ve yine sözüm ona kendini Diyarbakırlı sayan ,fakat Diyarbakır'a kalben uzak olan zevatlara duyurmak istediler.

Son derece anlamlı ve hissi bir protesto şekli gösterildi.Trajik bir sahneydi,bu sahneyi sergilemelerine sebep olanlara tokat gibi bir cevaptı yaptıkları.Bravo çocuklar…

Geçen hafta'ya göre iki değişiklikle sahaya çıktı Diyarbakırspor.

Geçen hafta Akhisar Belediyespor maçında oynayan 11'den sadece 2 zorunlu değişiklikle (Kürşat Ergün,kırmızı kart cezalısı,Volkan Yılmaz sakatlığından dolayı oynayamadı) sahaya çıktı.

Kalede Osman,sağ bekte Ali Yıldırım,sol bekte Hikmet,Stoperlerde Fırat ve Oktay'dan oluşan 4'lü defans,Orta sahada oyun kurucu olarak görev alan Vedat ve İrfan ildiz'in yanı sıra sağ içte Ali Aliyev,sol içte Hasan İnci'den oluşan 4'lü orta saha ,Orta sahanın hemen önünde serbest oynayan oynayan Sıddık İstemi ve Forvette oynayan Suat Mutlu dizilişi ile maça başladık.

İlk 25 dakika kontrollü oyunu tercih eden takımımız,daha çok rakibe göre oynadı.Buna futbol jargonunda ''haddini bilerek oynamak'' derler.Mantıksız ve plansız bir şekilde oynamaktansa, böyle oyun tarzının sergilenmesi bir anlamda en akıllıcı olanıydı.

25-35 dakikalar arası rakibe baskı kurmak ve oyunun kontrolünü elimize geçirmek açısından biraz hareketlenir gibi olduk ve yaklaşık 10 dakika boyunca akıllıca pozisyonlar geliştirme çabası içerisine giren takımımız,en tehlikeli pozisyonunu da Sıddık ile bu dakikalar da buldu.Yine bu dakikalar da Altay'a çıkarken set çekip,pozisyon başlangıçlarında karşılamamız çok yerindeydi.

İlk yarının son 10 dakikasında ilk yarıda 1 gol bulup soyunma odasına galip girmek için Altay baskısına karşılık,Altay'lı futbolcuların beceriksizliği çok istedikleri golü bulmalarına engel oldu ve ilk yarıyı istediğimiz şekilde bitirerek soyunma odasına ikinci yarı için avantajlı bir şekilde girdik.

İkinci yarı iki takım da çok vasattı.yaklaşık 70'inci dakikaya kadar vasat bir oyun ortaya koydu iki takımda.Futbol adına güzel şeyleri bu dakikalar arası göremedik.Fakat 70'inci dakikadan sonra Altay golü bulmak için iyice üzerimize gelmeye başlayınca kalemizde 2 tehlikeli net gol pozisyonu gördük.Burak Çalık ve Hasan wasswa ile bu pozisyonlardan yararlanamayan Altay iyice bocaladı. Diyarbakırsporumuz ise skoru koruma çabası içerisine girip Altay'ın üzerine gelmesinden dolayı bulacağı olası bir kontratak golünü düşünerek o taktikte oynayınca oyunun bu bölümleri adeta kendi yarı alanımızda oynandı diyebilirim.Bu dakikalarda gol yiyebileceğimiz gibi,golü atmak ta içten bile değildi.

Sonuçta, bir deplasman maçından ve rakibimiz sayabileceğimiz bir takımdan, bu kadar sahipsizlik ve olumsuzlukların yaşandığı bir ortamda 1 puan almak önemli ve çok değerlidir.

Her şeyden önemlisi ileriki haftalar için umudun devam etmesi açısından,bu yolda,bu yolu aydınlatan bir ışıktır…

Takımın eksileri yok değil,tabikide var.

Topla oyun kurmayı hala iyi beceremiyoruz ve haliyle ataklara organize çıkamıyoruz

Oyunda mücadele üst seviyede olmasına rağmen,Alan paylaşımında halen sıkıntılarımız var,rakibe çok boş alan bırakıyoruz.

Orta saha da Vedat'a yardımcı olacak Vedat'ın yükünü hafifletecek bir oyuncumuz daha yok.Var da ama etkin değiller.İrfan İldiz ve Ali Aliyev'in daha daha etkin olmaları gerekiyor.

Forvette çoğalamıyoruz,tabiri caizse Finali yapamıyoruz.

Tabi bu saydığım eksikler maç oynaya oynaya geçiştirilecek türden eksikler.İyi bir çalışmayla önümüzdeki haftalarda daha iyi bir takım göreceğimize inancım tam fakat ligin boyunun kısalması bu gelişme sürecine yetecek zamanı bizlere bırakabilir ise bu takım rakiplerin alacağı sonuçlara göre lig de kalabilir.

Mevcut a2 takımından gelen çoğu genç futbolcularımız yeterince profesyonel ligde maç oynamamanın eksikliğini çekiyorlar.Maç oynandıkça tecrübelerinin artması,Motivasyonun geliştirilmesi anlamında klübe sahip çıkacak ve sorunları en aza indirecek bir yönetimin iş başına gelmesi de önümüzdeki maçlarda daha iyi mücadele verilmesi ve ligde kalma yönünde ekstra hava getirecektir.

Bu satırlardan bu sahipsizlik ortamında futbolcularla beraber mücadele veren iki kişiyi unutmayacağım.

Nevzat Türker; gönülden,özverili bir şekilde takımın başında,takımı maçlara hazırlayan isim teşekkürler Nevzat Hocam.

Muhittin Ateş; Diyarbakırsporluluğun en iyi örneğini gösteren isim,tribünde bir taraftar olarak geçmişte sergilediği desteğini şu an klüp müdürü olarak fazlasıyla gösteren bir isim.

Klüp müdürü olmasına rağmen,şu an takımın sahipsizliğinden dolayı yönetici pozisyonuna gelmiş,takımın her şeyi ile ilgilenen fedakar bir insan…Sağol dostum,bu günlerde,bu sıkıntılı günlerde en onurlu görevi yapmak sana nasip oldu ve bu görevi layıkıyla yerine getirmen unutulmayacaktır,bir teşekkür'de sana…

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 10100 defa okunmuştur
Yazar makale içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir.
YORUMLAR
sayın yazar..
soner arı
bu çocukları ve antrenörleri nevzat hoca,süleyman arpa hoca,ve yeni göreve başlandığı söylenen en azından bizim duyduklarımız kaleci antrenörü remzi hoca sizlerin hele hele bu kötü günlerde takımın yanında olmanız ve o gençlerin yanında olduğunuzu hisettirmeniz bizleri okadar mutlu ediyorki sayın yazarında dediği gibi başata hocalarımız,aslan gibi gençlerimiz,k.osman,aliyev,suat yani kim bu takıma destek veriyorsa ayakta tutmaya çalışıyorsa hepsine teşşekür eder şükranlarımızı sunuyoruz...
07 Şubat 2011 Pazartesi 14:25
83.66.175.91

SON HAFTANIN SKORU

1
0
Turgutluspor
Diyarbakırspor


Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya