1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakır'dan AK Parti ve BDP'ye tavsiyeler.
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır'dan AK Parti ve BDP'ye tavsiyeler.

A+A-

2014 yerel seçimlerini konuşmaya başlamadan önce 2009 yerel seçim sonuçlarını hatırlayalım:

AKP % 38,8 oyla 1442,

CHP % 23,1 oyla 503,

MHP % 16,1 oyla 483,

DTP % 5,7 oyla 96,

SP % 5,2 oyla 80,

DP % 3,7 oyla 148,

DSP % 2,8 oyla Türkiye genelinde 60 belediye başkanlığı kazanmışlardı.

Diyarbakır'a gelince, 2009 yerel seçimleri DTP ve AK Parti arasında geçmiş, DTP oyların % 65,6'sını, AK Parti ise % 31,3'ünü almıştı.

2014 yerel seçimleri Diyarbakır'da AK Parti ve BDP'nin yarışına sahne olacak. Önceki seçimde DTP, AK Parti'yi ikiye katlamıştı. DTP'nin seçimi uzak ara kazanmasında Diyarbakır'ın tercihlerinin yanı sıra Osman Baydemir'in popülaritesi de etkili oldu.

2009 yerel seçimlerinde, AK Parti'nin kazanma şansı en fazla % 1'di. Ancak bu seçimler, yeni dengelerin oluşması nedeniyle sürprizlere açık olacak. Geçen seçimde AK Parti'nin % 1 olan kazanma şansı, bu seçimde bazı gelişmelere bağlı olarak % 20'lere kadar çıkabilir. Meslek icabı, siyasetin nabzını tutan bir gazeteci olarak, AK Parti'nin 2014 seçimlerinde, çok az bir ihtimal olsa dahi Diyarbakır'ı kazanma şansı olduğunu düşünüyorum. Dediğim gibi, bu ihtimal ancak, bazı koşulların gerçekleşmesine bağlı. Şimdi, Diyarbakır için seçimi belirleyecek koşulları birlikte değerlendirelim:

1- BDP'den, HDK (Halkların Demokratik Kongresi)'ye dönüşümün yaratacağı sıkıntılar. Selahattin Demirtaş'ın istifadan dönmesinin en önemli nedeni dönüşüme bağlı sancılardır.

2- BDP'nin kadın kotasının neden olduğu tartışmalar: Bu konuda BDP radikal bir karar alarak, herkese açık bir tartışma alanı yarattı. BDP, Diyarbakır büyükşehir adaylığı için zamanı geldiğinde kadın başkan adayı tercih edebilirdi; ancak aynı noktaya dikenli yollardan giderek ulaşmayı tercih etti. BDP'nin seçtiği yöntem, bir açıdan erkek başkan adaylarına yasak getirmiş oldu. Diyarbakır'a kadın adayı anlatmak çok kolaydır ancak, bunu erkeklere kapıyı kapatarak yaptığınızda bir taktik hata yapmış olursunuz. BDP içerisinde siyaset yapan tanıdıklarımdan biliyorum. Bu tip radikal kararlar, çoğu zaman sadece “ezber bozmak” için alınır. Ancak, alel acele ezber bozmak için alınan kararlar, yeni ezberler de yaratabilir.

3- Bugünlerde, BDP'nin Diyarbakır adayları arasında Meral Danış Beştaş'ın adını bir adım öne çıktığı görülüyor. Benim şehirden aldığım izlenim, diğer adaylara göre Meral Danış Beştaş'a daha soğuk bakılıyor. BDP, daha seçime beş ay varken, taktik olarak bu ismi tüketmek için öne sürmediyse, Beştaş'ın adaylığının daha şimdiden sıkıntı yaratacağı görülüyor.

4- AK Parti açısından bu sıralar iki ismin adaylığı geçiyor: Mehdi Eker ve Abdurahman Kurt. Diyarbakır halkının önemli bir kısmı tarafından “antipatik” ve “Diyarbakır'a katkısı olmayan Bakan” olarak görülen Mehdi Eker'in adaylığı, AK Parti'ye, Kutbettin Arzu'nun yarattığı hayal kırıklığından fazlasını yaratır. Akil adamlar heyetinde yer alan ve Kürt meselesine nispeten daha pozitif yaklaşan ve belediyecilik tecrübesine sahip Abdurrahman Kurt AK Parti'de bir adım önde görünüyor.

5- Diyarbakır'da neredeyse 15 yıldan bu yana savaş dönemi belediyeciliği yürütülüyor. Kürt siyasetinin baraj ve diğer nedenlerle Meclis'te temsil edilmesi önündeki engeller, belediyeciliği hizmetten uzaklaştırarak yerel siyasetin merkezlerine dönüştürdü. Bugün yetersiz bulunsa da demokratikleşme paketinin yarattığı olumlu havanın da etkisiyle, artık Diyarbakır'da hizmet belediyeciliğine geçmek gerekiyor. BDP'nin Diyarbakır büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerini, baro seçimlerinden ayırması gerekiyor. Belediye başkanlığının avukatlar arası bir yarışa dönmesi ve koltuğa avukatların oturması Diyarbakır'a yapılan bir haksızlık olur. Bu nedenle, BDP kendi içerisinde, hizmet üretebilecek, belediyeciliği bilen, teknik adayları öne çıkarmalıdır.

6- AK Parti ve BDP arasındaki seçim yarışı, paketin de etkisiyle, hizmetten çok siyaset üzerinden yürüyen bir kampanyaya dönüşecek. Ancak Diyarbakır halkı, bu seçim de en az siyaset kadar, hizmet vaatlerine göre de oyunu belirleyecek.

7- BDP'nin kadın kotası, bazı taktiksel hatalarla alınmış bir karar olmasına rağmen hayırlı bir karardır. Diyarbakır için kadın belediye başkanının sağlayacağı çok önemli katkılar var. Bu katkıları başka bir yazının konusu olacak ve seçim sonrası sizlerle paylaşacağım.

8- Daha önce yazdığım bir yazıda Diyarbakır'ın tercihlerinin net olduğu ve bir sonraki dönemde belediyenin yine BDP'de olacağını yazmıştım. Bugün de, AK Parti'nin 2009 seçimlerine göre daha şanslı olmasına rağmen, seçimi çok büyük ihtimalle BDP'nin kazanacağını düşünüyorum.2014 yerel seçimlerinde BDP ile AK Parti arasında, 2009'da olduğu gibi % 65,6'ya, % 31,3 gibi bir farkın olmayacağını şimdiden söylemek mümkün. Geçen seçimde oy oranları arasındaki % 35'lik farkın, önümüzdeki seçimde % 20'nin de altına ineceğini düşünüyorum.

9- BDP'nin bu seçimlerde bir önceki seçimlerden farklı olarak kendisiyle olan mücadelesinin, rakipleriyle olan mücadelesinden daha etkili olacağını söyleyebilirim. BDP'nin dönüşümü, sadece 2014 Mart seçimlerini değil, 2015 genel seçimlerini de etkileyecek. Türkiye'de, CHP'nin katı bir ulusalcı çizgiye kaymasının solda yarattığı boşluğa bağlı olarak, BDP'nin Türkiye partisine veya Kürt ulusalcı bir partiye dönüşmesi uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.

10- BDP'ye son bir öneri; önümüzdeki genel seçimler büyük ihtimalle % 5 barajlı daraltılmış bölge sistemiyle yapılacak. Yani BDP önümüzdeki genel seçimde, bugüne göre iki katı bir temsil şansı yakalayacak. Bu günden bu durumu dikkate alıp Diyarbakır büyükşehir belediyesini avukatlarla doldurup adliye koridorlarına çevirmemek gerekir. Avukatların önümüzdeki gelen seçimde temsil şansı bulacağı unutulmamalı ve belediyelere hizmet için şans verilmelidir.

Bu yazı toplam 14030 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT