1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakır'daki Suriyeliler
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır'daki Suriyeliler

A+A-

1991 yılından sonra Saddam esaretinden kaçan yüz binlerce Kürt, çaresizlikle kıyıya vuran ve orada ölümü bekleyen yüzlerce balık gibi kıyıya vurmuştu.

Biz gazeteciler o süreçte dağlardan, ovalardan akın akın gelen yüzlerce insanı haberleştirmek ve görüntülemek için yola çıkmıştık.

İlk etapta, devletin resmi rakamlarına göre 480 bin Kürt mülteci sınıra yığılmıştı. Türkiye, bu büyük nüfus akını karşısında, sınırlarını açıp açmama konusunda tereddüt etmişti. Yüz binlerce insan sınır boylarında Türkiye'nin kapılarını açmasını beklemişti.

Yaklaşık 20 sene önce, neredeyse Diyarbakır'ın her kapısı gelen misafirlere sonuna kadar açıldı. İnsanlar evlerini, ekmeklerini paylaştılar. En yoksul evlerde bile bu dayanışma yaşandı.

Hiçbir şeyi olmayanlar, masaya yüreklerini koydular, yoksulluklarını paylaştılar.

Bugün Erbil, Süleymaniye ve Duhok'tan gelen her misafir, o günleri, gözleri yaşlı minnetle hatırlarlar.

20 sene önce Diyarbakır, Diyarbakır olduğunu gösterdi.

Bugün, yaklaşık 20 sene sonra Diyarbakır sokaklarında, ele ayağa düşmüş, çoluk çocuğu, kadınıyla dilenerek ayakta kalmaya çalışan Suriyeli Kürtler'e ne yazık ki aynı ilgi gösterilmiyor.

Maşallah her semte dilenen bir Suriyeli görebilirsiniz. Kızabilirsiniz hatta tersleyebilirsinizde ama unutmayın ki çaresizlik ve  korkuyu en iyi yaşayanlardansınız.


GÖÇDER'in Suriyeli sığınmacılarla ilgili olarak hazırladığı rapor, geçtiğimiz aylarda basınla paylaşıldı.

Rapor, çok önemli bir kavrama dikkat çekiyor: “Göz Ardı Edilenler”

Aynen bu raporda dikkat çekildiği gibi, Diyarbakır sokaklarında “göz ardı edilen” ve görmemezlikten gelinen çaresiz insanlar, kadınlar ve çocuklar var.

Resmi rakamlara göre Türkiye'de 400 bin Suriyeli mülteci var. Bunların 185 bini kamplarda yaşıyor, kalan kısmı ise kendi başının çaresine bakıyor.

Diyarbakır'a sığınmış olan Suriyeliler ile Suriyeli Kürtler konusunda elimizde hiçbir veri yok. Valilik veya Belediye'nin bu sorunun boyutlarını görmek için bir çalışması yok. Zaten beklenemezdi. Valimiz gitme telaşında veda ziyaretleri ve hediye alıp verme peşinde, Belediye Başkanımız ise tutturmuş illa uzaylılar bu çöpü dökmüş diye…
Hatta bana kızmış diye bütün gazetelere ilan vermiş. Başkan kendince haklı çünkü Diyarbakır'ın tek sorunu uzaylılar…

O kadar reklam parasına dilencilere geçici barınma yerleri temin edilebilirdi. Neden diyorum çünkü Suriye'den gelenler Kürt…

 Bu insanların geçimlerini nasıl sağladıklarını bilmiyoruz. Bir kısmı gündelik geçici işlerde, kayıt dışı işlerde çalışıyor.

Diyarbakır'ın cadde ve sokaklarına baktığınızda, bu istismarın yükünü çocukların çektiğini görebilirsiniz.

Eğer bebeklerse annelerinin kucağında, ilköğretim çağında veya daha da küçük çocuklar sokaklarda, caddelerde, trafiğin içerisinde dileniyorlar. Bu çocuklar korumasızlar ve her türlü riske açık durumdalar.

Diyarbakır'daki mültecilerin günlük temel ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını, hangi koşullarda barındıklarını, sağlık desteği verilip verilmediğini bilmiyoruz.

Ben bir gazeteci olarak bu konuda neler yapıldığını, hangi tedbirlerin alındığını bilmiyorum. Bu konuda yapılmış resmi veya gayri resmi bir açıklama da hatırlamıyorum.

Bu konuda tam bir “göz ardı edilme” ve görmemezlikten gelme durumu var.
Hemşerilerimizin önemli bir kısmı, bu ilgisizliği, “aslında onlar Suriyeli değil” diyerek üzerinden atmaya çalışmaktadır.


Eğer valilik ve belediye gibi bu konuda doğrudan sorumluluğu olan kuruluşlar, kim mülteci, kim değil konusunda bir çalışma yapmıyorsa, o zaman STK'ların acile bir araya gelip bu konuda neler yapılabileceğini tartışmaları gerekir.


20 sene önce sayısı yüz binleri bulan Iraklı Kürtler'e kapılarını sonuna kadar açan Diyarbakır, bugün aynı duyguları Suriyeli Kürtler'den de esirgememelidir.


Her gün önümüzden gelip geçen bu çaresizliği ve mağduriyeti, daha fazla göz ardı etmekten vazgeçmemiz, vicdanımıza kulak vermemiz gerekiyor, tıpkı 20 sene önce yaptığımız gibi.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT