1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakır ve Seçimler
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır ve Seçimler

A+A-
13 Kasım 2013 tarihli yazımda (ki o zaman adaylar daha netleşmemişti) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için Gültan Kışanak ve Abdurrahman Kurt'un yarışacağını söylemiştim. O tarihteki hava öyleydi, ancak toz duman dağıldı, adaylar kesinleşti. Büyükşehir başkanlığı için yarışın, M. Galip Ensarioğlu ile Gültan Kışanak arasında geçeceği kesinleşti.
 
Daha önceki yazılarımı takip edenler bilir, belediye başkanlığı seçimlerinde asıl önemli olanın hizmet olduğuna dikkat çekmiştim, ancak daha şimdiden çok açıkça söyleyebilirim, kimin kazanacağı beni çok ilgilendirmiyor ama kimin kaybedeceğini çok iyi biliyorum: Bu seçimin kaybedeni kesinlikle Diyarbakır olacaktır.
 
Seçime iki ay kala her iki adayın da belediyecilik ve hizmetle ilgili bir derdi olmadığı açıkça görülüyor. Zaten BDP bu seçimin bir referandum olacağını ilan etti. Habertürk televizyonuna konuk olan Pervin Buldan, “30 Mart seçimi Sayın Öcalan'ın elini güçlendirme seçimidir” dedi. Bu noktadan itibaren seçim hizmet seçimi olmaktan çıkmıştır artık. Yine Diyarbakırlı mağdur olacak, yine 5 yıl boyunca bozuk yollarla, altyapıyla, işgalle, kapkaçla, hırsızlıkla baş başa kalacağız.
 
Bunun başka yolu yok mu derseniz, benim cevabım açık: Hayır, bunun başka yolu yok. Diyarbakır'ın 5 yılı daha çalındı. Diyarbakır'ın 5 yılı daha çalındı çalınmasına ama Diyarbakır'da bu suça ortak oldu. Ömründen 5 yılın daha heba edilmesine göz yumdu (olmuş gibi yazıyorum çünkü adımın Adnan olduğu gibi eminim). Diyarbakır'ın dışında yaşayanlar, Diyarbakır'ın sorunlarıyla zerre ilgisi olmayanlar, bu kentte yaşayan 2 milyon insana aldırmadan, hizmet seçiminin referandumolduğunu ilan ettiler. Bu politikalarıyla, bizi parça parçatüketiyorlar ve utanmadan ömrümüzden çalıyorlar.
 
Siyasi körlük içerisinde bu seçimi referanduma çevirenler, belediye seçimlerden sadece bir yıl sonra genel seçim yapılacağını bilmiyorlar mı? Asıl referanduma çevrilmesi gereken genel seçimlerdir. Genel seçimi referanduma çevirdiğinizde kimsenin itirazı olmayacaktır ancak hizmet seçimini referanduma çevirmenize benim itirazım var. En az benim kadar Diyarbakır'ın da itirazı olduğunu biliyorum.
 
Daha önce seçimi çok büyük ihtimalle BDP'nin alacağını yazmıştım. Şimdi yine aynı görüşteyim. AK Parti büyükşehir adayı Galip Bey'in bir fark yaratamayacağı görülüyor. BDP için seçim referandum olarak adlandırılmasına rağmen, Galip Bey bu seçimin belediyecilik hizmeti olduğuna dair bir çaba içerisinde değil. Açıkçası belediyecilik konusunda güçlü bir ekibi olmadığı da görülüyor. Bütün bunların yanında Galip Bey'in etrafındaki oldukça fazla sayıdaki kuru kalabalık da büyük bir handikap. Galip Bey, öylesine işgal edilmiş ki, elini ceketinin iç cebine atsa, oradan üç Dicleli (Piranlı) çıkarır. Şaka bir yana, Galip Bey'in çevresinde bulunan, neredeyse O'na yapışık yaşayan onlarca vasıfsız, yararsız ve bir üretimi olmayan insanların başka işi yok mu? Bu insanlar nasıl yaşıyor, nasıl geçiniyorlar. Etrafındaki bu kuru kalabalıkla Galip Bey kime ne anlatacak, kimi ikna edecek, kime güven verecek?
 
Bir yanda Gültan Kışanak, diğer yanda M. Galip Ensarioğlu, tabi diğer partilerin adaylarına haksızlık etmek istemem ama Diyarbakır'ın tercihleri açık, geçen seçimde nasıl ki AK Parti ve BDP oyların % 97'sini aldıysa, bu seçimde de buna yakın bir sonuç çıkacaktır. Galip Bey için oylarını % 40'a taşımak büyük başarı olur ve siyasi geleceğini büyük ölçüde garanti altına alır. Gültan Kışanak ise 1 Nisan sabahı büyükşehirdeki makamına oturur ve kendinden beklenen siyasi angajmanlarile 5 yılını geçirir. Dediğim gibi, kaybeden sadece ve sadeceDiyarbakır olur. Beş yılımız daha heba olur. Külüstür bir araba gibi gelip yanımızdan hızla geçen arabaların dumanını yutarız ancak. Urfa'nın, Elazığ'ın yanımızdan hızla geçişlerini izledik. Bununu gibi birçok ilin daha ardından el sallayacak, bizi geçişlerini izleyeceğiz.
 
Daha önce AK Parti'nin, Truva atı örneğinde olduğu gibi en az bir ilçede kazanmak için çaba harcayacağını yazmıştım. AK Parti'nin en az bir ilçede kazanması ve burada iyi bir belediyecilik örneği sergilemesi, belki Diyarbakır'ı bu kadar hoyratça kullananlara bir ders olur. Düne kadar ta arşa kadar yükseltilen insanlar, iki kuruşa kırklar dağını sattılar. Bütün bunlara bir tepki göstermek ve BDP'nin de kendine gelmesini sağlamak için merkez ilçelerden birini AK Parti'nin kazanmasını isterim. Sadece bir parça rekabet olsun diye, sadece Diyarbakır'ın olan bitene bir tepki gösterdiği görülsün diye.
 
“Siyasi rekabet iliğimizi kuruttu, bizim de hizmet rekabetine ihtiyacımız var” dersek çok şey mi istemiş oluruz?  
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT