1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Diyarbakır ve iftihar sofraları
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Diyarbakır ve iftihar sofraları

A+A-

Geldi geçiyor geçmesine Ramazan'da ve yine geleneksel iftar davetleri…
Partilisi, partisizi, işadamları, STK başkanları, bürokratlar, başhekimler, daire müdürleri, spor kulübü başkanları hepsi sırayla veriyorlar iftarları…

İftar'a davetliler zaten belli…
Gelebilirse Vali, gelmezse yardımcıları, onların programları varsa Kaymakamlar Gazeteciler, fakir fukara, garip gureba hariç enseleri kalın herkes orada…
 
İftar sofrasında ise yok yok …Her zamanki gibi gösterişli, havalı… Tevazusu kendinden menkul…
 
Hemen başlanıyor konuşmalara Ramazanla siyaset; ibadet ile parti çalışması iç içe…
Fakat iftara katılanların hepsi partili miydi, orası meçhul.
'Allah-u Ekber' dedi hoca ve ahali sarıldı sulara sonra birkaç kaşık çorba ve sigaralar ardı ardına yakıldı ve dumanlı hava sahası oluştu.
 
Sırtı pek olanların karnı da doyunca sesler daha yüksek perdeden çıkmaya başlıyor.
 
Şemdinli olayları ile başlayıp Türkiye'nin dış politikadaki başarısızlıkları kadar her şey konuşulurken,  Diyarbakır'ın havaalanı, yolları ile ilgili kimseler konuşmuyor. Bire bir sohbetlerden ilginç bir şey öğreniyoruz. Diyarbakır'ın ünlü Tekel depoları buharlaşmış. Nasıl mı? Anlatayım: Diclekent civarı 75. Yol üzerindeki depolar, neredeyse 10 yıldır atıl durumdaydı.
 
Tekel sahası 660 dönüm büyüklüğünde. Bu alanın 160 dönümü depolardan oluşuyor. Yani hazır fabrika. Sadece bölgemize bakarsak Malatya, Muş, Batman gibi illerdeki tekel sahaları fabrika oldu. Şimdi tahmin edin Diyarbakır tekel sahası neye dönüşüyor. Fabrikaya mı? Hayır. Bu depolar ne yazık ki cezaevi oluyor.
 
Bir şehir ancak bu kadar sahipsiz olur.
 
En az altı, yedi bin insana iş sağlayacak hazır fabrika alanı açık cezaevine dönüşüyor. İftar sohbetinden anlıyoruz ki, bunun ödeneği çıkmış, ihalesine karar verilmiş.
 
Diyarbakır'ın siyasetçileri, Belediye'si, meslek örgütleri, STK'ları burayı söke söke alırdı. Olmadığına göre belli ki onlarında bir hesabı var…
 
Anlayacağınız Diyarbakır ölüm uykusuna yatmış.
 
Havaalanındaki çalışmaları öğreniyoruz. Maalesef hummalı çalışma olmuyormuş, nedeni ise aşırı sıcaklar…
Yani pisti onaran kişiler Diyarbakır sıcaklarında çalışamadıkları için çalışmalar iftar sonrası sahura kadar yapılabiliniyormuş.
Anlayacağınız gündüz uçaklar inebilirmiş, yani biz vatandaşlar boşuna Batman'a kadar gitmişiz.
Ne diyelim inşallah Eylül 1'de açılır.
Alan memnun satan memnun. Satılanın haddi hesabı yok. Diyarbakır da memnun. O zaman bize de susmak düşer…
 
Neyse biz yine gelelim iftar sofrasına… yemekler yenildi, yanaklar pembeleşti.
 
İftardan sonra iftara davet eden muhterem alıyor mikrofonu eline partililere (Pardon) davetlilere seslendi:
“Ramazan boyunca teşkilatlarımız ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza gıda yardımı dağıtırken, bizler de yapmış olduğumuz seyahatlerle vatandaşlarımızın, muhtarlarımızın taleplerini alıyor ve değerlendiriyoruz.”
 
Herkes alkışlamaya başladı bense hayretler içinde izledim olan biteni…

Sonra Bakan Nihat Ergün'ün açıklaması geldi.

Bakan Ergün,'' Allah nasip ederse Diyarbakır Organize sanayi bölgesini daha da büyütüp Diyarbakır'ı bölgenin en iyi sanayi merkezlerinden biri haline getireceğiz"dedi.

Ve devam etti…

Bakan Ergün, Teşvik sisteminden en çok Diyarbakır'ın yararlanması için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirterek şöyle konuştu "Biz elimizden geleni yapıyoruz ve el birliği ile Diyarbakır'da sanayi kültürünü, sanayileşmeyi ve ihracatı zirvelere çıkartmamız lazım. Diyarbakır'da bu potansiyel var ve imajını güçlendirmemiz lazım. Diyarbakır'da tahmin edilenden çok daha iyi bit potansiyelin olduğunu herkese göstermemiz lazım. Bazı yatırımcılar bunu bilmiyorlar, bir takım olaylar ile anıyorlar Diyarbakır'ı. Diyarbakır o olayların çok fevkinde bir yer olduğunu göstermemiz lazım.''

Sonuç olarak inşallah hocam, maşallah hocam…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT