1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. Diğergam olmak..
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Diğergam olmak..

A+A-

Diğergam olmak..

Diğergamlık,
"Komşusu aç iken tok yatan bizden değil" şiarını
Önce yüreğinde hissetmek, özümsemek,
Sonra insan ilişkilerinde gereğini yapmaktır..
Eş/dost/akrabası, komşusu, kardeşleri vs.
Kendi insanlarının yarasına merhem olmak,
Derdiyle dertlenip paylaşarak azaltmak,
Sevincini paylaşarak çoğaltmak..
Böyle olmayan bir ferdin, birey olmasından bahsedemeyiz..
Bireylerden bahsedilemeyen yerde toplumdan da bahsedilemez..
Olsa olsa bir güruhtan, kalabalıktan bahsedilebilir..
Bireylerden ve toplumdan bahsedebilmek için,
Eylem ve söylemlerin paralelliği,
Hatta aynılığı zorunlu..

Söylemlere gelelim..
Kişilerin söyleminde yanlış bir şey bulmak zordur..
Çünkü konuşmanın herhangi bir maliyeti yoktur..
Ama, söylenen şeyi yapmanın ciddi maliyeti vardır..
Her kim,
İnanç veya düşünce sistemi şablonlarını
Ezberleyip özümsemeden alır veya
Güçlü bir söylemi, emeği, projeyi çalıp pardon aparıp alır,
Yokluğunda sahiplenir, pazarlayıp satarsa, kazanır da..
Tâki sahibine yakalanana dek..
Ya da bilen biri kuyruğuna basana dek..
Gerçi bazı yavuz hırsızlar,
Emek/söylem/proje sahibini bile bastırıyor ya..
O zaman da "nasıl olsa Herşeyin Sahibi biliyor.." deyip
Emek, düşünce hırsızlığını kabullenmek var serde..
Acı bedeller ödendikten, sorunlar altında kalındıktan sonra
Diğergam olmayanların,
Yavuz hırsızların foyası meydana çıkıyor..
Ama ne gam..! ne önemi varki o zaman?
"Hep öyle olmuyor mu zaten?",
"Yazıklar olsun böylelerine!" demekle yetinecek miyiz?
Dedik ya..
Konuşmanın bir maliyeti yok.. bir dil, bir çene yetiyor..
O da herkeste var.. o zaman ne kaldı geriye?
Ne kalmadı ki?
Herşey ortada kaldı.. tüm sorunlar ortada kaldı..
Sadece konuşanlar kayıp.. her zamanki gibi..

Eylemlere gelelim, yapılması gerekenlere..
Hep bir başkasından mı birşeyler beklenilecek..
Geleceğimiz tümüyle başkalarının insafına mı terkedilecek?
Bunun sonu hep hüsran olmuyor mu?
Her yanlışa zamanında, hakettiği şekilde müdahale edersek,
Sonu hüsran olmaz..
Geleceğimizi bütünüyle bir başkasının insafına terketmezsek,
Sonu hüsran olmaz..
Söz verenlerin, söz, söylem ve eylemlerini takip edersek,
Sonu hüsran olmaz..
Yanlışı yapanın derhal bileğinden yakalayıp hesap sorarsak,
Sonu hüsran olmaz..
"Bize dokunmayan yılan",
Başkalarını sokarken kafamızı çevirirsek tabiiki bin yıl yaşar..
Kafasını çevirenler mi?
Sıra onlara gelene kadar yaşayacaklar tabiiki..
Öyle olmayıp da,
"Kimi sokarsa soksun, yılan yılandır.. derhal ezilmelidir"
Dersek, yılan değil ama
Sen, ben, siz, biz, eşimiz/dostlarımız, çocuklarımız,
Kardeşlerimiz.. hepimiz binlerce yıl yaşarız..

İnsanın kendine iyilik yapmasıdır, diğergamlık..
Yaparsın bir iyilik, o da döner sana..
İki taraf da kazanır.. kardeşlik kazanır, dostluklar pekişir..
Diyeceksinizki, bütün bunları herkes söylüyor..
Doğru.. ama herkes söylediğini yapıyor mu?
Eee, bu da doğru.. herkes söylediğini yapmıyor..
Olması gereken mi?
Yapabileceğini söylemek.. söylediğini de yapmak..
Eylemiyle söylemiyle aynı olmak yani..
Bunun maliyeti yok mu? Var, hem de nasıl..!
O maliyeti ödemeden, bedeli ödenmeden..
Haysiyetli, onurlu, dürüst olunmuyor.. kural bu..

Böyle olup olmadığını görmek için bir test yapalım.
Elimizi vicdanımıza koyalım..
Aşağıdaki birkaç soruyla,
Diğergam olup olmadığımıza..
Komşumuzun aç yatmasından rahatsız olup olmadığımıza..
Eylemlerimizle bu şiarın neresinde durduğumuza,
Beraberce karar verelim:

"Üretmesi sana.. karşılığını almak bana.."
"Yorulmak/çabalamak sana.. dinlenmek/oyalanmak bana.."
"Tasalanmak/kaygılanmak sana.. umursamazlık/kaygısızlık bana.."
"Yük taşıma /taşın altına elini sokma sana.. seyretmesi bana.."
"Üzüntü/sıkıntı sana.. sevinç/ferahlık bana.."
"Matem sana.. düğün bana.."
"Ağlama sana.. gülme bana.."
"Kaybı/zararı/götürüsü sana.. kazancı/kârı/getirisi bana.."
"Gideri sana.. geliri bana.."
"Açlık/yokluk sana.. tokluk/varlık bana.."
"Dert/tasa/hastalık sana.. derman bana, sağlık bana.."
"Sorun sana.. sorunsuzluk bana.."
"Hayali sana.. gerçeği bana.."
"Çirkini/kötüsü sana.. güzeli/iyisi bana.."
"Cefası sana.. sefası bana.."
"Az'ı sana.. çoğu bana.."
"Kaz'ı bana.. tavuğu sana.." hatta
"Tavuğun çorbası bana.. suyunun suyu da sana.."
Kısaca,
"Rabbenâ.. hep bana.."
Demiyenlere ne mutlu..!
Aksi halde, "diğergam olmayanlar ..."
"Komşusu aç iken tok yatanlar bizden değildir.."

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT