1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Devlet'in şehidi...
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet'in şehidi...

A+A-

Hakkari'nin Yüksekova  İlçesi Yeşiltaş Karakolu'na, PKK tarafından düzenlenen saldırı sonrası çıkan çatışmada şehit olan 8 askerden biri olan Diyarbakırlı Piyade Onbaşı Cahit Kılıç'ın cenazesi…

Askeri Hastaneden alınan cenaze helikopterle Diyarbakır'ın Hani İlçesi'ne bağlı Gürbüz köyüne getirildi.

Önce birinci helikopterden protokol indi. Hemen yerlerini aldılar.

2 dakika sonra şehidin taşındığı helikopter göründü.

Helikopter indi köye yakın bir yere ve feryatlar başladı…

Yakasına beyaz bir kağıt asmışlardı:

'Şehidimizin babası…' diye...

Diyarbakır Valisi, 7. Kolordu Komutanı,(AK Parti milletvekilleri), Kaymakam görürse, 'acılı babaya' başsağlığı dilesinler diye…

'Acılı baba', kameraların önünde 'Vatan sağ olsun' desin diye…

Cenaze töreni yüzüne baktım 'acılı babanın…'

Yüzü, acı çekmeye alışmış insanlara özgü gergin bir durgunluk içinde. Yuvalarına kaçmış gözleri yorgun…

Ağladı mı acaba? Cenaze evinin kalabalığından birkaç dakika kaçıp ıssız bir yer bulduğunda kendine, 'Bu imiş meğer evlat acısı' diye düşünerek ağladı mı acaba…

Yoksa hep böyle suskun, durgun; şimdi, bayrağa sarılı tabut önünde sessizce durduğu gibi, bekledi mi öyle…

Ya anne Hasret Kılıç Kürtçe ve Zazaca ağıtlar eşliğinde ağlarken , sağlık görevlileri de sakinleştirmeye çalışıyordu.

Gelenler gidenler oldu yanına, ellerini uzattı kimi, kimi eğildi öptü; sarıldı kimi…

'Acılı babanın'gözleri hep yerde…

Ama arada bir, bir iki saniye için belki, bakıyor sağında solunda bir yerlere; sonra yine yere eğiyor bakışlarını…

Birilerini mi aramaktadır gözleri o an…

Yoksa boşluğa mı bakmaktadır; aklında sadece bir tabut içinde uzanmış kalmış oğul var iken…

 

Malum cenaze namazı kılındı, nasıl bilirsiniz diye …

Milletvekilleri avazları çıktığı kadar 'iyi bilirdik' diye bağırdılar.

Sağolsunlar Vali, 7. Kolordu Komutanı, milletvekilleri haklarını helal ettiler.

İnzibat erler rap rap koştular, omuzlarına aldılar tabutu.

'Acılı baba' baktı tabuta:

-Bir omuz bile veremedim, öldü gitti oğlan ya…

Veremedi omzunu tabuta. Bıraksalar tabut üzerine yatıp ağlar mıydı hıçkıra hıçkıra…

Yoksa şimdi baktığı gibi durgun, yorgun, bakar mıydı öyle…

Bırakmadılar ama…

Rap rap koştular, omuzladılar tabutu, aldılar, götürdüler mezarlığa…

Şehit devletin şehidiydine de olsa…

Tören adımıyla, bando eşliğinde yürüdü inzibat erler;omuzlarında 1991 doğumlu bir tabut

'Acılı baba'milletvekillerinin, generallerin, daire müdürlerinin arasında eğreti durmakta; bakıyor sağa sola…

Bu arada anne Hasret Kılıç(Cahit Kurban-e To Benı) haykırışları ile ağlarken…

-Ağıt bile yakamıyor, baba Galip Kılıç sadece ''artık çözün yeter''sözleri çıkıyor ağzından…

Etrafını saran takım elbiseli, üniformalı adamların yanında kusur etmekten çekiniyor belki. Hani o an içinden geldi belki, olduğu yere çökmek, başını ellerinin arasına almak, göğsünü döve döve ağıtlar yakan eşi Hasret'in sesiyle dindirmek içindeki evlat acısını…

Yürüdü öyle dalgın, öyle eğreti…

Çünkü belli edilemiyor protokol içinde evlat acısı…

Onun için beklenecek, sabredilecek birkaç saat; tören bittikten sonra evlerine çekilecek herkes, ölü evinin yalnızlığına gidecek cenaze sahipleri…

O zaman işte bando susacak, ağıtlar başlayacak. O zaman 'devletin' ölüsü, 'ailesinin' ölüsü olacak…

Sonra başlayacak bir sızı ki, bir ana ile babanın yüreğini yakar, bir 'kardaşın', bir de bacının…

Onun için eğretiydi ya işte 'acılı baba.'

Sızısına bir an evvel kavuşmak için aceleciydi…

Çünkü oğul ölürdü, sızısı kalırdı babasına yadigâr…

Bin madalyada versen o sızının üzerine ne fayda!

Ne ''Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez'' ne de ''aşitiye dixwazim'' sloganların olmadığı bir cenaze töreniydi…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT