1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Demokrasi Vazgeçilmezimiz olmalıdır
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi Vazgeçilmezimiz olmalıdır

A+A-

Milletin yönetimi diye isimlendirilen, Cumhuriyet yönetiminde yönetimin sağlanması için milletin vekâletini almak isteyen ve demokrasinin vazgeçilmez unsurları partiler, kendi parti programları çerçevesinde milletin vekâletine talip olurlar. Millet kendisi için yararlı gördüğü parti programı ve bu parti programının temsilcilerini vekâlet etmesi için parlamentoya gönderirler.

Çoğunluğu oluşturabilenler iktidar olur, yeterli desteği alamayanlar da yine milletin yararına olacak şekilde iktidarı denetler ve milletin yararına alternatifler üreterek muhalefet yaparlar. Tamamında milletin yararı birinci plandadır, yani millet için devletin varlığının ve bekasının sürdürülmesidir esas olan. Elbette cumhuriyet tek başına milletin yönetimde temsiline yetmemektedir. Demokrasiyi içselleştiren milletler devletlerinin yönetimlerinde Cumhuriyetlerini demokrasi ile taçlandırmaktadırlar. Böylece milletin yönetimde temsil gücü artmış olacak şekilde devlet bürokrasisinin milletin hizmetinde olması sağlanmaktadır.

Parlamentoların günün şartlarına uygun olacak şekilde yasamayı oluşturarak ihtiyaç duyulan iyileştirmeleri yasa çıkararak veya anayasayı güncele uyarlayarak görevini yapması gerekir.

Türkiye nevi şahsına münhasır bir ülke, 1982 yılından beri Ülke 12 Eylül askeri darbesinin anayasasıyla yönetilmekte, iktidar bu anayasa değiştirmek demokratik duruma getirmek için çalışmalar serdediyor, muhalefetse milletin yararına olacak şekilde alternatifler oluşturması gerekirken, ayak sürümekte hatta diyaloga bile girmek istememektedir.

Cumhuriyet kurulduğunda da hedef olarak belirtilen ve örnek olarak alınan muasır medeniyet seviyesine ne yazı ki 90 yıldır yetişemiyoruz, muasır medeniyetin üzerine çıkmak bir yana ardından koşmak isteyenlere de çelmeler takılmak isteniyor. 90 yıl önce de muasır medeniyet Avrupa'da idi, bu gün geldiğimiz tarihte de yine muasır medeniyeti sürdüren evet Avrupa'dır ve Avrupa insan haklarına dayalı demokratik yönetimini tıkır tıkır çalıştıran konumunu sürdürmektedir.

Olabilir, iktidarda olanların getirmiş oldukları düzenlemeler çağdaş demokrasilerde olmayan hususların da olması mümkündür. Bunun karşısında bulunan muhalefetin görevi çağdaş demokrasilerdeki uygulamaları araştırarak iktidarın önüne milletin yararına olabilecek alternatif çalışmalar getirmektir. Ama ne yazık ki bu konuda da mızıkçılık yapıyor, hayır bu iktidar anayasayı değiştiremez, her ne kadar biz de on iki eylül anayasasına karşı olsak da biz bu iktidarın yapacağı bu girişimleri elimizden geldiğince engellerizden ve ipe un sermekten başka bir girişim görülmüyor.

Parlamentoya ülkenin yönetiminde yasama faaliyetlerinde vekâlet verilerek gönderilen tüm milletvekillerinin görevi ülkeyi milli çıkarlar doğrultusunda yönetmektir. Millet özgürlükçü demokrasinin önünün açılmasını istiyor, her şeyden önce yönetimlerce insan yerine konmak isteniyor, artık muz Cumhuriyetlerine bile çoğulculuk sirayet etmişken, ülkemizin bu konuda alması gereken yere gelmemesi en kısa ifadeyle ayıptır.
Statükonun devamından yana olanlar millet nezdinde itibar göremezler ve görmeyeceklerdir. Aklın galip gelmesi, iktidarıyla muhalefetiyle ülkemizin hak ettiği konuma gelmesi için işbirliği içerisinde olmaları dileklerimle.

Saygı ve Selamlarımla
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT