1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. DalKurd ve CEO
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DalKurd ve CEO

A+A-

DalKurd ve CEO

Az önce haber ajanslarından gazetelere yansıyan çok sevindirici bir haber okudum. Haber DalKurd ile ilgiliydi ve haberin içeriğine göre DalKurd kurumsal yönetimini bir CEO ya emanet etmişti. AIK'ten ayrılan CEO Mikael Ahlreup'u göreve getirmiş. Bu benim açımdan inanılması çok zor bir haberdi. Önce haberi biraz sindirdim. Sonra bunun ne anlama geldiğinin üstünde uzun uzun düşündüm. Düşündükçe içimdeki sevinç, dalgalar halinde zihnimin kıvrımları arasında gezindi, durdu. Çok büyük keyif aldım.

Ve şimdi de bu keyfi ve olası pozitif sonuçları üstünde sizinle yüksek sesle düşünmeye devam ediyorum.

CEO, geleneksel olarak yönetim kurulları ya da mütevelli heyeti adına şirket ya da kulüp faaliyetlerini yürüten başkana verilen addır. Bu durum fiili olarak yönetim kurulunun bütün yetkilerini, CEO ya devrettiği anlamına gelir. Bu aşamadan sonra artık yönetim kurulu değil, yönetim kurulu adına bir profesyonelin, kulübün bütün çalışma faaliyetlerini yürütüyor demektir.

Bunun ilk anlamı nedir? İlk anlamı şudur; Yönetim kurulu sadece denetleme göreviyle kendini sınırlandırmıştır ve bütün iş ve işlemleri bir profesyonele devir etmiştir. Futbol gibi çok popüler olan bir alanda bunu yapmak gerçek bir devrimdir. Kesinlikle büyük bir olgunluk belirtisidir. Kişisel zaaf ve kaprislerden arınmadır. Ve işlerin gerçek anlamda ehil adamların eliyle yürütüleceğine dair ciddi bir irade beyanıdır.

Futbol ciddi bir iştir ve bu ciddi iş her şeyden önce profesyonelce yönetilmelidir. Öyle Türkiye’de olduğu gibi gayri ciddi bir şekilde, göstermelik olarak yönetilmesi ciddi bir zaaftır. Futbolda geri kalmış bütün ülkelerde, kulüpler mutlak surette kulüp başkanı tarafından yönetilirler. Bu geri kalmışlığın en belirleyici nedenidir. Kulüp başkanı mutlak yetkili olunca, kurumsal yapı hem bireyselleşir hem de keyfileşir. Nitekim başkanlar hakimiyetinin olduğu yerde pek de başarı gelişmiyor.

Kurumsallık adına DalKurd'un attığı bu büyük adımı çok ama çok önemsiyorum. Yeni CEO'nun başarılı olup olmaması tali bir sorundur; önemli olan şey kulüp yönetiminin zihniyet olarak profesyonelleşmeye evet demiş olmasıdır. Bu adım gelecek için çok büyük umutlar vaat ediyor. Kürt sportif kurumsallığında DalKurd yine bir ilke imza attı. Herkesi kutluyorum.

CEO luk sistemi her şeyden önce yetki ve sorumluluk paylaşımıdır. Bu sezon bu kurumsallaşma eski zihniyet tarafından işlevsizleştirilse bile, kulüp açısından kazanç olur. Çünkü önemli olan CEO düşüncesinin kulüp kültürüne dahil olmasıdır. Bu sezon başarılı olmayan CEO seneye başarılı olur. Tıpkı Teknik direktörlük gibi futbol oyununun ayrılmaz bir parçasına dönüşür.

1990 yılına kadar hiç kimse beslenme ve diyetin futbolda bu kadar köklü etkilere sahip olacağını öngörmüyordu. 2000’li yılların başında kas ve doku hafızasının bilgisayar ortamında gözlenir ve izlenir olması bütün takımları atletik hale getirdi. Şimdilerde ise kimi futbol kulüpleri Nöroloji alanında kimi bilimsel gelişmeleri, oyuncuların beynini geliştirmek için kullanıyor.

Oyuncuların streslerini, baskı gerginliklerini ortadan kaldırmak için hangi Nöronların işlevsel olduğu üstüne çok büyük çalışmalar yapılıyor. Oyuncunun düşünmesine ihtiyaç kalmadan istenilen hareketi başarı biçimde yerine getirmesi için çok ciddi çalışmalar yapılmaktadır.

Bütün bunları şunun söylüyorum. CEO en iyi kurumsal biçimdir. Ve artık bütün futbol kulüpleri geleneksel başkanlık yönetiminden vazgeçip CEO başkanlığı yönetimine geçmek zorundadır. Kim ne kadar gecikirse başarı da o kadar gecikecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT