1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. DalKurd Umut Veriyor Ama...
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DalKurd Umut Veriyor Ama...

A+A-

DalKurd hücumlarının golle sonuçlanmamasının iki önemli sebebi var: Birincisi direk sistemden kaynaklanan çok hızlı, adeta yangından mal kaçırır gibi, oynanan dikine pas organizasyonu. İkincisi bireysel olarak hücum hattının oyuncuları ve bunlara destek veren orta saha oyuncularının, kelimenin tam anlamıyla, top-sever (topu kolayca ayağından çıkarmayan anlamında) oluşlarıydı. DalKurd 3-5-2 sistemi ile oynuyor; bence sakıncalı bir sistem ve yine bana göre şampiyonluk adayı hiçbir takımın kolayca evet diyebileceği bir sistem değil bu. Mesele sadece üçlü defansla oynamak meselesi değildir; meselenin özü defansın kompakt olarak hücum planının içinde eksiksiz yer alıp almadığı meselesidir.

 

Trelleborgg maçında DalKurd'ün savunma ve hücum bağlantılarına baktığımızda, özellikle de defansdan ofansa geçişlerde, savunmaya biçilen rolün salt savunmadan ibaret olduğunu hayretler içinde gördüm. Topu hücum için ortadaki beşliye aktaran DalKurd savunması, görevinin bundan ibaret olduğunu sanan herhangi bir Türk takımı gibi, savunma pozisyonunu hiç terketmeden hücuma katkısını adeta sıfırlıyor. Üçlü defans ve önündeki beşli orta saha bloğu kompakt bir ilişki ağı içinde olmadıkları için takım top bu bölgeye geldiğinde, sistemden kaynaklanan bir arıza ile, rakibe deyim uygunsa altın tepside oynayabileceği geniş bir alan bırakıyor.

 

DalKurd sahaya 3-5-2 dizilişiyle çıkabilir. Burada önemli olan sahaya bu dizilişle çıkmanız değildir. Önemli olan; top sizdeyken bu diziliş nasıl somut bir hal alıyor? ya da top rakibe geçtiğinde bu diziliş rakibin tehditlerini nasıl bertaraf ediyor? Futbol yorumculuğumu yakından bilenler sahada oyuncuların kapsayacakları diziliş şablonlarına pek değer vermediğimi bilirler; benim önemsediğim şey takımın hem hücumda hem de savunmada oluşturduğu geçişli oyun yapılarıdır.

 

Bu maça baktığımızda, DalKurd'ün top kendindeyken planlanmış bir oyun sistematiğine sahip olduğunu görebiliyoruz. Bu sistematiğin eksiksiz olduğunu söylemiyorum kuşkusuz. İleriki maçlarda bu eksikliklerin altını sıkça çizme fırsatını bulacağız. Bu maç özelinde konuşursak eğer; DalKurd'ün  topun rakipte olma hali üstüne neredeyse tipik savunma reflekslerinin dışında herhangi bir plan ve organizasyon içinde olduğunu göremedik.

 

Top rakibe geçtiği anlarda DalKurd oyuncularının tümü neredeyse eksiksiz bir biçimde topun arkasına geçme çabası içindeydirler. Top rakibe geçtiğinde eğer bütün takım topun arkasına geçmeyi ilk reaksiyon olarak sergiliyorsa, bunun anlamı rakibe oynayabilecek geniş alan ve o ölçüde geniş zaman bırakmak demektir. Nitekim DalKurd'ün her hücum girişiminden sonra, girişim sonrası ikinci topları kazanma imkanı hiç oluşmadı. Çünkü rakibe pres uygulamak yerine alana dönmeye çalışan DalKurd'lü oyuncular, doğal olarak hücum bölgesinde ikinci topları kazanma arzusu hiç göstermediler.

 

DalKurd eğer kendi liginde bu sezon şampiyon olmak istiyorsa bu maçta gözlemlediğimiz hücum organizasyonundaki zaafları hemen, hiç vakit kaybetmeden gidermelidir. Beşli orta sahayla oynayan DalKurd, normalde çok ciddi kanat organizasyonları üretme imkanına sahip olmalıydı. Ama cılız bir-iki top alış verişinden sonra doğrudan kaleye yönelen bu ataklar rakip tarafından kolayca etkisiz hale getirildi. DalKurd oyunu rakip yarı sahada oynayıp, oyunu domine etmek istiyorsa defansını da hücum girişimlerinin bir parçası haline getirmeli ve kanatlarda yapmaya çalıştığı hızlı ve dikine pas modelinden vazgeçmelidir. Onun yerine daha sabırlı, daha soğukkanlı ve her pozisyonda rakipten bir fazla çoğalmayı esas almalıdır. Bunun anahtarı da top-sever oyuncularının tek ve tam zamanlı paslarla maçın temposunu bu şekilde arttırmalarıdır. Özellikle 24 numaralı Raşidi, Mirkan Aydın ve Diego Montiel'i basit ve işlevsel bir oyuna ikna etmek gerekiyor.

 

Maçın son 15 dakikasında DalKurd'ün rakibin baskısını kıramayışı esasında tespitimizi doğrular nitelikte. Çünkü eğer DalKurd topun rakipte olma hali üstüne ciddi bir planlamaya sahip olsaydı, hem bu kadar endişe verici bir baskı altında kalmazdı, hem de baskı kurmak amacıyla rakibin boşalttığı o geniş alanlarda çok elverişli, uygun kontratak golleri üretilebilirdi.

 

DalKurd maçı 1-0 kazandı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT