1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. DalKurd Allsvenskan ve yeni Seviye
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

DalKurd Allsvenskan ve yeni Seviye

A+A-

dalkurd.jpg

Geçen sezonun mutlu sonunu geride bıraktık. Allsvenskan’nın yeni ve daha çetin bir seviye olduğu aşikar. Bu seviyeye uygun hazırlıklar yapmak hiç şüphesiz birinci öncelikli iştir. Peki, bu kolay mı? Hayır değildir. Peki, mümkün mü? Evet mümkündür. Hazırlıklarına odaklandığımız olgu ne olursa olsun, kesintisiz süreçlerin ilk durağı, geleneklerdir. Gelenekten kopmamayı başardığımız ölçüde yeni hazırlıkların en önemli etabını da başarmış oluruz. Ne demek istiyorum; demem o ki, geçen sezon Süperettan’da DalKurd’un oynadığı ve kısmen sonuç aldığı bir oyun vardı. Kusurluydu, eksikti, bir dizi ilgiye muhtaç yönleri vardı ama yine de uygulandı ve bir üst seviyeye çıkacak bir potansiyel sergiledi.

Şimdi yapılacak ilk iş, daha hazırlık kampı başlamadan o oyunun genel kurgusunu masaya yatırmaktır. O oyun masaya yatırılmalı çünkü anlayabildiğim kadarıyla o oyunu oynayan oyuncuların büyük çoğunluğu önümüzdeki sezonda da takımın iskeletini oluşturacak. Bu ne demektir? Bu şu demektir; geçen sezon bu oyunun pratiğini sürekli tekrarlayan bir oyuncu kadrosu mevcut ve bu oyuncuların kas hafızası bu oyunu ezberine almış. Yeni Teknik direktör Azrudin Valentić,in bu potansiyel durumu dikkate alacağını düşünüyorum.

Doğruyu söylemek gerekirse ben yeni teknik direktör Azrudin Valentić’i yeterince tanımıyorum. Google hazretlerinden kalma bilgim, geçen sezon Brommapojkarna’nın yardımcı antrenörü olduğuyla sınırlı. Dolayısıyla yeterliliği, ehliyeti ve oyun bilgisi konusunda elimde doyurucu bilgi yok. Ben tecrübeye inanmakla birlikte salt tecrübe diyen ve bir teknik adamı bununla sınırlayan zihniyetten yana değilim. Guardiola bile yeterli tecrübeye sahip değilken Barcelona’nın başına geçti. Mourinho sadece bir tercümandı ve Porto’nun başında başarıdan başarıya koştu. Yeni anlayışlara yeni zihinlere zinde enerjik ve ne yaptığını bilen insanlara elbette şans tanımak gerekli.

Bende elimi vicdanıma koyup ligin altıncı haftasına kadar sabır edeceğim. Elbette o güne kadar yapılan maçların değerlendirilmesi yapacağım ama teknik adamın yeterliliğine ilişkin bir hüküm vermek için o altı haftalık lig performans süresini bekleyeceğim.

Önümüzdeki sezonda şampiyon olmak gibi bir beklenti içinde değilim. Utanç duyacağımız ilkel bir futbol anlayışıyla saha çıkmadığımız sürece, Allsvenskan’ da yaşayacağımız bütün sürprizlere açığım. 

Burada önemli olan DalKurd’un Allsvensakan’ı idrak etmesidir. Allsvensakan seviyesinin altında ezilmesi değil. Eziklik duygusunu bize hissettirecek olan her hamle her oyun ya da her kişi ve kurum benim nezdimde başarısız olacaktır. Yeni seviyeyi algılayıp kendi oyun kurgumuza sadık kaldığımız müddetçe ya da böyle bir irade sergilediğimiz müddetçe her sonuç anlaşılabilir ve kabul edilebilir.

Dikkatinizi çektiyse, hiç transferden söz etmiyorum: çünkü futbol oyununun oyuncularla değil teknik adamlarca oynandığına inanıyorum. Bu oyuncuları küçümsediğim ya da transferi gereksiz gördüğüm anlamına gelmez. Bu durum, oyun kurgusunu, oyun sistemini, oyun strateji ve taktiklerini en başa koyduğum anlamına gelir. Nihayetinde ortada 11 kişinin uyum içinde oynayabilecekleri özgün, iyi tasarlanmış oyun yoksa, Maradona ya da Messi bile kadronuzda olsa ya da ikisini birlikte transfer etseniz, bundan garantili sonuçlara varamazsınız.

Umarım DalKurd’ yönetimi takımı kime teslim ettiğini biliyordur. Altıncı haftanın sonucunda eğer takım gurur duyacağımız bir oyun oynamıyorsa bunun sorumlusu bana göre sadece kulüp yönetimi olur. Bu durumda oyuncu ve teknik adamda sorumluluk aramam. Muhatabım Kulüp yönetimi olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum