1. YAZARLAR

  2. Mücahit CAN

  3. Cumhurbaşkanı Demirel ve Bir Anı…
Mücahit CAN

Mücahit CAN

Diyarinsesi.Org yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanı Demirel ve Bir Anı…

A+A-

Cumhurbaşkanı Demirel ve Bir Anı…

GÜNSİAD' ın başkanıyken rahmetli Cumhurbaşkanı Özal'a bir faks çektim. 
Aynı gün içinde bize dönüş yaptı. 
Akabinde davetimiz üzerine Diyarbakır'a gelerek burada bizimle çok verimli geçen bir görüşme yaptı. 
Bölgeye ve bizim şahsımızda bölge işadamlarına verdiği önemi kısmet olursa başka bir yazımda anlatırım...

Vefatından sonra Demirel cumhurbaşkanı oldu. 
Ona da aynı şekilde bir faks çektik ve randevu talebinde bulunduk. 
Ama aradan birkaç ay geçtikten sonra cevap geldi. 
İki ay sonrasına randevu verildi. 
Bize geç dönüldüğü için randevuya gitmeyeceğimizi bildirdik. 
Köşkten bizi, daha doğrusu beni kınayan bir yazı geldi…

Bir süre sonra il valimiz Emir Durmaz Bey aradı. 
Köşkten bana bir davet olduğunu bildirdi. 
Vali Bey'le birlikte Ankara'ya gittik. 
Köşkün kapısında Vali Bey bana, Demirel'in elini öpmem gerektiğini söyledi. 
Kabul etmeyerek geri döneceğimi söyledim. 
Vali Bey ısrarından vazgeçti...

Elini sıkarken kendimi tanıttım. 
Ondan sonra da görüşmelerimiz oldu. 
Bana hep ismimle hitap etti.
Gerçekten hafızası çok güçlüydü…

GÜNSİAD başkanlığını devretmiştim. 
Bu sefer yeni yönetim randevu almıştı. 
Demirel'i tanıyorum diye yeni yönetimdeki arkadaşlar onlarla birlikte gitmemi istediler…

Görüşme istenilen sıcaklıkta geçmiyordu. 
Arkadaşlarımızdan biri bana sessizce, buraya kırk kişi geldik ama yarın hiçbir basın kuruluşu bu ziyaretimizi yazmayacak diye yakındı ve bir şeyler yapmamı istedi. 
Kalkmak üzereyken söz aldım. 
Kurmayı düşündüğüm bir iş için ortaklık teklifinde bulundum.  
O'da basının huzurunda bu teklimi kabul etti…

Aynı anda ortaklığın para vermeyi gerektirdiğini söyledim. 
Ve bereketli olması için de bir miktar peşin para vermesini talep ettim. 
Cüzdanından çıkardığı, o zamanın para birimiyle, bana beş bin lira uzattı. 
Parayı az bulduğumu söyleyerek cüzdanını elinden almaya çalıştım. 
Ben çektim o çekti, ama cüzdan benim elimde kaldı…

Cüzdandaki tüm parası 25.000 liraydı. 
Tamamını aldıktan sonra, bana verdiği beş bin lirayı kendisine verdim.
Aynı zamanda böylelikle cumhurbaşkanımızın meşhur ''Gaptırmam'' unvanını da elinden alınmış oluyordu.
Protokol-murotokol diye bir şey kalmamıştı.
Arkadaşlarımız ve orada bulunan basın mensupları herkes neredeyse gülmekten yerlere serildi…

O gün biz daha otele varmadan ilginç bulunan ortaklığımız ve 'kaptırma' mücadelesi televizyonlarda altyazıyla tüm Türkiye'ye flaş haber diye duyurulmaya başlanmıştı bile...    

Bu sabah vefat haberini duydum. 
Elbette bu dünyada hiçbirimiz kalıcı değiliz.
Bırakın şapkayı- cüzdanı kaptırmayı, hepimiz bir gün hayatımızı kaptıracağız. 
Allah rahmet eylesin…

Mücahit Can

Bu yazı toplam 9549 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar