Tanzer Polat YILMAZ

Tanzer Polat YILMAZ

Güneydoğu GİAD Başkanı
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOTÖ !

A+A-

Ebeveyn-çocuk ilişkileri,  toplumsal hayattaki birçok yapıda görüldüğü  gibi, büyük bir dönüşüm geçirdi. 

Ata merkezli aile kurumunda, odak noktayı çocuklar ele geçirince, tüm dikkat ve ilgiyi üzerlerinde toplamayı becerdiler. Şaka değil o fıtri zekalarıyla darbe yapsalar ülke yönetimine oynayacak kadar güçlü bir örgüt bu ÇOTÖ ! 

Şimdi bizler birer zavallıyız. Etrafımızdaki herkes örgütün adamı. Kripto örgüt destekçileri, veletlerin konforunu bozacak her türlü tehdide karşı her an teyakkuz halindeler. 

Sürekli fısıldıyorlar kulaklarımıza duymuyor musunuz ? 
"Sesini yükseltme psikolojisi bozulur."
"Ders çalış diye zorlama, bunalıma girer." 
"Boşver, markete gönderme, biri alır, götürür."

Yuh ki ne yuh. Eşşek kadar herif, saç, sakal o biçim, Tatar Ramazan gibi yaymış oturuyor evde, markete gidince biri götürürmüş. Götürse götürse kaçak diye polis götürür ! 

Dil pabuç kadar, bir söylersin bin cevap verir, ciyak sesleriyle döverler adamı bunlar. Takiyyede uzmandırlar, işlerine geldiğinde kedi kesilirler, sen yeterki paranın ucunu bi göster bakalım. 

Seni kendileri için çalışan savcılar gibi gördükleri dedelerine, babaannelerine şikayet etmeye başladıklarında öyle bir mantık kurgusu kurarlar ki kendinden nefret edersin. "Allah benim belamı versin, benden baba olmaz" diye suçu kabullenir, kestikleri cezaya çaresiz boyun eğersin... 

Bazen oturup düşünüyorum. Ben rahmetli babama sesimi yükseltecem ve o bunu sineye çekecek öyle mi ? "Normaldir, olur, çocuk ergenlik stresi yaşıyor" diyecek ha ! 
Bırakın ses yükseltmeyi ağzımdan şöyle ufacık bir of kaçacak olsa Hagi'nin topla yaptığı bütün numaraları üstümde denerdi rahmetli. 

Hepimizin geçmişlerine Allah rahmet eylesin, nurlarla uyusunlar. Belki canımızı acıttılar, moralimizi bozdular, korku saldılar üzerimize ama kronik mutsuzlukla yetiştirmediler bizi. Sevinci doya doya yaşayabilmek için acıya kontrollü yol verdiler sadece.

Disiplin sayesinde makul istekleri olan, umutlu çocuklardık. Sırf sahip olma duygusunu tatmin edebilmek için sağa sola saldırıp "Hepsini İstiyorum" diye kendimizi yerden yere vurmadık. "Kimse beni anlamıyor, ölmek istiyorum" diye şımarıklıkta zirve yapıp ailelerimize eziyet etmedik. Dünyanın etrafımızda döndüğünü düşünerek koskoca insanları peşimize takıp, hadsizliği hak olarak görmedik. 

Ana-babanın şunu anlaması lazım. Çocuklar elbette en kıymetlilerimiz. Ancak yaşama hakkı herkese sadece bir kez tanınıyor. Ve herkes günü, vakti gelince bu yalan Dünya'da bir başına kalıyor. Doğurup sokağa atacak halimiz yok. Elbette görevlerimizi yerine getireceğiz, kol kanat gereceğiz. Ama hayatımızın kontrolünü daha gün görmemiş tazelere bırakıp nereye çekerlerse oraya gitmeyeceğiz. Bu ağır sorumluluğu onların güçsüz omuzlarına yüklemeyeceğiz. 

Bırakın sizin tercihlerinizle mutlu olmayı öğrensinler. Her zaman herşeyin istedikleri gibi olamayacağını daha sizin yanınızdayken görsünler. Ata yadigarı disiplini sizden alsınlar, gerekirse tokatı sizden yesinler. 

Yesinler ki hayatın attığı tokatı savuşturmayı bilsinler...

Bu yazı toplam 8607 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT