Dün Diyarbakırspor klübü başkanı Sayın Çetin Sümer'e telefonla ulaşmaya çalışma çabam oldu.Fakat abartısız tam bir saat boyunca aralıklarla bir çok kez sayın Sümer'in telefonunu çaldırmama rağmen o telefona cevap verilmedi.
Sayın Sümer,her olumsuz gelişmeden,her sonu hüsranla biten hayallerden sonra sitemize ve sitemiz yazarlarına suçu atmayı bir gelenek haline getirsede ben kendisinin başında bulunduğu bu kentin en önemli değeri olan bir spor klübü ve o klübün başkanı olması sebebiyle o makama olan saygınlığımdan dolayı kendisiyle görüşmek istemiştim
Amacım,şu an Diyarbakırspor Klübünün başında resmi olarak bulunan en yetkili kişiye ulaşıp son günlerdeki,Diyarbakırspor ile ilgili gündeme ışık tutacak açıklamaları en yetkili ağızdan alıp objektif olarak taraftarlarımıza yansıtmaktı.
Telefonlarıma cevap verme zahmetinde bulunmayan ve daha sonrasında kendisinin geri dönüp aramamasını, sırf diyarinsesi.org yazarlarından ve editörlerinden biri olduğum için Sayın Sümer'in bilinçli olarak iletişim kurmak istemediği kanaatini bende perçinleştirdi.
Ne dememi istersiniz Sayın Başkan?
Bu yazıdan sonra yine suçlama yolunu seçeceğiniz kesin.
Sizde biliyorsunuzki insan zihni karmaşıklığı sevmez!
İnsanları aslı astarı olmayan bilgi bombardımanına tutmak yerine,açık,net,doğru,basit ve anlaşılır bir şekilde sorumlu olduğumuz Diyarbakırspor camiasına ve taraftarlarına haberlerimizi vermek durumundayız.
Bu doğru haberleri bizzat sizi arayarak,sizin ağzınızdan vermek temi suç oldu?
Şeffaf bir şekilde klüp başkanı tarafından aydınlatılmak istenmemmi kabahat?
İşte siz bu tür iletişimsizliğe mahal verdiğiniz sürece,etrafta her kes,her şeyi konuşmaya başlayacaktır ve maalesef bu zemini yaratanda, iletişim yollarını kapatan ve yeterince açık olmayan siz ve yönetim kurulunuzdur Sayın Sümer.
Diyarbakırspor'da neler oluyor?
Evet! Bu soruyu bende her gün kendi kendime soruyorum.
Şu an klüp tarafından herhangi bir somut açıklama yapılmadığı için bizde kendi kaynaklarımızdan habere ulaşmaya çalışıp kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyoruz.
EEDC'nin klüp ile ne tür bağlantısı var ve klüp ile EEDC arasında ne gibi bir mutabakat sağlandığıda içi doldurulamamış açıklamalar sebebiyle ne olduğu anlaşılabilir bir durumda değil.
Bir yandan Necati Bulak,bir yandan Sayın Çetin Sümer tarafından iki ayrı kanaldan iki ayrı açıklamalar peşi sıra geliyor. Bir bilgi kirliliğidir almış başını gidiyor…
Potansiyel sponsor olarak bahsedilen ve ismi geçen bu kuruluşların halihazırdaki tutundurma eylemlerinde vermeye çalıştıkları mesaj ve oluşturmaya çalıştıkları imaj nedir? Bunları çok açık bir biçimde Sayın Çetin Sümer kamuoyu ile paylaşmalıdır.
Tek olumlu gelişme EEDC'nin sponsorluk ücreti adı altında klübe verdiği toplamda 3 milyon Euro'luk çeklerin klüp hesabına geçtiği şeklinde.Bu paranın bir kısmının klüpte alacağı biriken personel ve esnaf alacaklarına karşılık dağıtılacağı bizzat Çetin Sümer tarafından açıklandı.sanırım kalan diğer para transfer edilecek futbolcular ilk etapta ödenecek olan transfer peşinatlarına kullanılacak.
Klübün borçlarının tamamının temizleneceğide, klübe sponsor olan EEDC ve diğer ismi zikredilen yabancı kuruluşlar tarafından yapılacakmış.
Fakat unutulmamalıki Diyarbakırspor klübünün şu an vergi borcu ve T.F.F'de olan borçlar sebebiylede toplam borcunun yaklaşık 26 milyon TL. olduğuda bir gerçektir.
Bunun yanında Diyarbakırspor'un T.F.F'ye olan borçları ve Klüpten ayrılan yabancı futbolcuların alacak sorunları nedeniyle dava sürecine girilmeside Diyarbakırspor klübünün bu yıl lige katılması için lisans alabilme sorununuda önümüzdeki günlerde gündeme getirecektir. Sponsor olan kuruluşların ve Çetin Sümer'in dikkatine diyorum.
Önemli bir konuda hep dillendirilen ve son günlerde yine Necati Bulak ve Çetin Sümer tarafından sıkça bahse konu olan klübün büyük atılımlar içine gireceği,kurumsallaşacağı,kısa sürede büyük atılımlar içerisinde sportif başarı ve idari bakımdan güçlü bir spor klübü olunacağı söyleniyor.
Klübün markalaşması ve büyük atılımlar içine girilmesi söylemlerden ziyade tamamen olumlu icraatlarla olacaktır.
Klübün markalaşması,klübe ait stadyum ile,klübe ait mülkler ve tesisler ile olacaktır.
Diğer taraftan klübün markalaşması ilk başta yönetimin markalaşması ve akabinde klübün oyuncularının,klübün teknik direktörünün ve klübün alt yönetim kadrolarının profesyonel olarak kadrolaşmasıylada doğru orantılıdır.
Siyasetten uzak bir yönetim,tamamen profesyonel spor yöneticilerinden oluşan bir kadro,ciddi altyapı tesisleri ve akar gelir getirecek projeler marka olmanızı sağlayacaktır. Farklı olmak marka olmayı,marka olmakta başarıyı getirecektir Sayın Sümer.
Bu arada Altyapı Koordinatörlüğüne Özcan Gökçeoğlu'nun Altyapı Teknik Direktörlüklerine ise Erkan Göçmenoğlu,İhsan Kızıl,Çetin İnsel'in getirlmesi kanımca çok yerinde bir karardır.bu dört eski futbolcumuzun bilgi birikimlerinden yararlanılması Diyarbakırspor altyapısınada kaliteyi ve başarıyı getirecektir.
İsmini açıklamak istemediğim ama klüpte olmasını canı gönülden istediğim çok değerli bir spor adamımızında genel koordinatörlüğe veya antrenörlüğe getirilecek olmasıda ayrıca büyük bir eksikliği kapatacaktır.
Her şeyin,ve her icraatın vede her oluşumun, Diyarbakırspor'un geleceğine yönelik olumlu katkıda bulunması temennilerimle.
Bu arada tüm İslam Aleminin Miraç Kandilini kutlarım.
Saygılarımla
yilmazkocin@hotmail.com







































