1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Canın Sağolsun DalKurd.
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Canın Sağolsun DalKurd.

A+A-

 

Haftalardır oynanan kötü oyunun puan kaybına yol açacağı endişesiyle bu sayfalarda hiç bıkmadan eleştiri kılıfında uyarıları sıralamaya çalışıyordum. Kötü oyun, bir gün mutlaka sert bir kayaya toslar ve ciddi sorunlara yol açar. Ben henüz testi kırılmadan testinin bu gidişle kırılabileceğini yüksek sesle söylemeye çalışıyordum. Nitekim bu maçta testi kırıldı. DalKurd çok kolay kazanabileceği bir maçı, teknik direktörünün taktik sığlığından ötürü kaybetti. Bu maçı oyuncular kaybetmedi, bu maçı teknik adam kaybetti.

Anlaşılan o ki Andreas, yazılanları ya yanlış okuyor ya da ona yanlış tercüme ediyorlar. Ben hiçbir yazımda kötü oyundan ötürü oyuncuları suçlamadım. Sorun hiçbir maçta oyuncularda olmadı. Sorun her maçta teknik adamın zihninden kaynaklandı. Başka bir söze gerek kalmadan şu isabetsiz uzun top sevdasından söz edelim isterseniz. Ne dediğim daha iyi anlaşılacak.

Şimdi eğer bir takım uzun paslarda isabet sağlayamıyorsa, bunun anlamı şudur; o takımda hiçbir topçu uzun ve isabetli top kullanmayı beceremiyor. Ve eğer 10 maçta bunu denemişsen ve sonuç almamışsan akıl ‘vazgeç’ der. Ama vazgeçmiyorsan ve bu konuda ısrarını sürdürüyorsan ben de sana ‘aptal’ derim. Aslında ben demiyorum. Albert Einstein diyor. ''Aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır.'' Şimdi siz söyleyin, haksızmıyım? DalKurd bütün sezon boyunca ayağındaki topu bu aptal uzun top sevdasından, hep rakibe ikram etti. Bu duruma ne denir Allah aşkına. Ben aptallık diyorum birileri kızıyor..

DalKurd her maçta ve her atakta ayağındaki topu, uzun vurma sevdası yüzünden rakiplerine ikram ediyor. Yahu, top zaten sende ve neden bile bile o topa uzun vurup rakibe ikram edersin? Neymiş efendim, uzun toplarla rakibin arkasına sızacakmış. Anladım da; futbol oyununda rakibin arkasına sızmanın tek yolu uzun paslar mı? Hele isabetsiz uzun paslar mı? Hayır, bin kez hayır. Bir oyunda rakibin arkasına adam kaçırmanın binlerce yolu var. En basiti, en ilkeli ve şansa kalanı uzun paslarla rakip arkasına sızmaktır. Üstelik bunu beceremiyorsun. Attığın her top ya rakibe gidiyor, ya auta ya da taça. Şimdi ben ne anladım bu taktikten. Ben bu hataya alkış mı tutmalıyım!!

Kızmayın bana. Benim kepçe ile dağıtacak saygı kazanım yok. Saygı gösterilmez. Saygı kazanılır. Andreas oyun sistemi, oyun kurgusu, ve taktik düşünceleriyle benim saygımı kazanmalıydı. Kazanamıyor; çünkü tipik sıradan bir teknik adam. Ne oyun bilgisi gelişmiş ne de yaratıcı taktiklerin altına imza atabilecek bir zekaya sahip?

Topu sürekli geriye doğru oynamak, oyun ve pozisyon içi alternatifleri intihara sürüklemek demektir. Geriye doğru oynamak şu hallerde makul olabilir, rakip olağanüstü çok adamla pres yapıyordur, başka seçenek kalmamıştır, dolayısıyla topu geriye doğru oynarsın. Ya da hücum ederken rakip çok sert bir blok oluşturmuş, topu oradan geçirmen mümkün değil ve arkadaşların da sana pas opsiyonu oluşturmamış, o zaman geriye doğru oyna.

Ama her kanat atağında ya da her göbekten hücum denemelerinde topu geriye doğru oynamak futbolu bilmemektir. Çünkü futbol çok adamla alan katetme oyunudur. Yana ve geriye doğru oynama oyunu değildir. Yana ve geriye doğru oynamalar sadece mecburiyetten doğan eylemlerdir. Bir teknik adam bu işi oyun kuruculuğu olarak ezberlemişse, o teknik adamın teknik adamlığından dünyanın her yerinde şüphe edilir.

Neyse yahu; Canın sağolsun DalKurd. Henüz çok şey kaybetmiş sayılmazsın. Önünde bu maçı telafi edecek maçlar var. Eğer sadece bu yenilgiden gerekli dersler çıkarılırsa, bu bile büyük kazanç olacak. Her bijî DalKurd.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum