Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bunlar..

A+A-

Vahşi ile Hind..
Hani Uhud Savaşı'nda, Hz.Hamza'yı
Mızrağıyla şehit eden köle Vahşi ile
Çıkardığı kalbini kanlı kanlı çiğneyen efendisi Hind..
Bilahare müslüman oldukları halde
Efendimiz(SAV)'in
Hz.Hamza'yı hatırlattıkları için
Görmeye tahammül edemediği kişiler..
fb.com/syrian.truth adlı internet sitesinde
Seyrettiğim 36 saniyelik videoda,
"Özgür Suriye Ordusu(ÖSO)'na mensup
Abu Sakkar kod adlı Halil Hamad,
Öldürdüğü Suriyeli bir şahsın göğüs kısmını
Bıçağıyla yararak kalbini çıkardı,
Seyredenlere "tekbir" çağrısı yaptı ve
Seyredenlerin çığlıkları, bağırtıları arasında
Elinde tuttuğu kalbini çiğnemeye başladı"..
TİME dergisi define(!) bulmuş, kaçırır mı..?
Kazmış durmuş kazmayı, câniyi,
"Alevilerden nefret ediyorum..
Umut ediyorum hepsini katledeceğiz"..
Başka bir videosunda,
"Bir şebiha/rejim yanlısı milis'i
Testereyle büyük küçük parçalara ayırdığını"..
......!!!???

Bu vahşetin emrini/iznini verenler, Hind'in,
Emri/izni yerine getirenler Vahşi'nin uzantıları..
Daha doğrusu müşrik Hind ile müşrik Vahşi'nin,
İslâm'la pek'bi ilişkileri yoktur böylelerinin..
Tekbir çekmekle, çektirmekle
Hind'lik veya Vahşi'lik ortadan kalkmıyor..
İnsaniyetin kabul etmeyeceği bir eylemi söylemi,
İslâmiyet'in kabul etmeyeceği,
İslâm'ı bilenlerin mâlumu.. ancak
İslâmiyetten bîhaber olanlar nezdinde
Bu vahşetin görüntüleri,
İslâm=terör=vahşet diyen
İslâm düşmanlarına hizmetçiliğin tâ kendisi..

Daha dün gibi..
28 Aralık 2011- Uludere, 34 can kayıp..
4 Ekim 2012- Akçakale, top mermisi saldırısı, 5 can kayıp..
11 Şubat 2013- Cilvegözü, bombalı araçla saldırı, 17 can kayıp..
13 Mayıs 2013- Reyhanlı, bombalı araçlarla saldırı,
52 can kayıp, bir kısmı ağır yüzlerce yaralı..
Yakın zamanların en kanlı ve en vahşi saldırısı..
Eylemler aynı hedefte buluşuyorlar:
Ülkemizin Suriye batağına çekilerek
Destabilisation/istikrarsızlaştırma ve
İsolation/yalnızlaştırma sürecine sokularak
Ucu açık(.!?) müdahalelere davetiye çıkarılıyor..

Niye mi..?
İstikrarsız, kaotik ve puslu ortamın üzerine
Barış-adalet-özgürlük-eşitlik terâneleriyle çökmek için..
Sonra..? Kaynakları tüketip çekip gittiklerinde
Geriye harabeler bırakacakları kirli hedefin
Ortam ve şartlarını oluşturmak için..
Afganistan'da, Libya'da, Irak'ta üzerlerine yapışan
"İslâm düşmanlığı yapıyorlar" suçlamalarına
Suriye'de mahkum olmamak için geri duruyorlar..
Bölgesel dinamiklerin aralarına attıkları
Fitne tohumları, ihanetler, kışkırtmalar,
Provokasyonlarla birbirine düşürüp kırdırıyor,
Kenarda oturup ellerini ovuşturuyorlar..
:çeriden vurulur karıştırılırsa
Dışarının(!) ödeyeceği bedel en aza iner tabii..
Dışarılar(!) dünün yanlışlarını yapmıyorlar ama
İslâm dünyası dünün yanlışlarından ders almamış olacakki
Kurulu tezgâhlara düşmeye devam ediyorlar..
Tablonun bütünü doğru okunmaz da
Belli bir noktasında/parçasında kalınırsa,
Emsallerinde yaşandığı, yaşanmakta olduğu üzere
Sonuç yine hüsran olacaktır..

Yürekten inanıyorumki
Uludere'de yaşananların üzerine gidilmiş,
Yanlışlar hakkında gereği tam(!) anlamıyla yapılmış,
Bölge ve ülkemiz kamuoyuyla paylaşılmış,
Yaptıranlar(!) tırstırılmış olsaydı, eminim,
Ne Akçakale yaşanırdı, ne Cilvegözü, ne Reyhanlı..
Reyhanlı'nın son olması isteniyorsa şayet
Başlangıçta yapılması gerekenler için tam zamanı..

"Câhillerden yüz çevir/A'raf-199" emr-i ilâhisiyle,
Bu tür insanlıktan nasibini almayanlardan
Yüz çevirmesi emrolunmuştu Efendimiz(SAV)'e..
İnsan görünümlü bu tür'lerin
İslâmiyetle birlikte nesillerinin kesildiğini,
Artık tarihte kaldıklarını sanıyorduk, yanılmışız..
İnsaniyet ve İslâmiyet düşmanı değişik bir 'tür' olan..
Dipsiz cehâletin karanlığında.. hâlinden memnun(?)..
Bu insan görünümlü tür'lere dikkat edilmeli..
Bütün islâm düşmanları bir araya gelip
İslâmiyet'i en etkili şekilde
Nasıl karalayabiliriz diye düşünselerdi,
Bu tür'ler kadarını düşünemez, yapamazlardı..

Bu tür'lerin, Esad'ın câniliklerinden, zulmünden,
İnsanlık dışı muamelelerinden kaçan
Mâsum göçmenler arasında ülkemize sızmalarını
Düşünmek bile istemeyiz ama
Reyhanlı'da yaşandığı üzere mümkün olabiliyor..
İslâmiyet kalkanına, kamuflajına, bahânesine
Sığınmalarına itibar etmeksizin derhal ve
Âcilen gereği(!) yapılmalı, yalnızca
İslâmiyet'in değil aynı zamanda
İnsâniyetin de "zararlısı" olan
Bu 'tür'ler toplumdan tecrid edilmelidir..
Yoksa,
Bugün Suriye'de bu vahşeti yaşatanlar,
Bugün ülkemizde bu vahşeti yaşatanlar,
Yarın başka bir ülkede yaşatmaktan çekinmeyecektir..
Çünkü, Efendimiz(SAV)'in buyurduğu gibi,
"Allah(CC), eşkiyanın kalbinden merhameti çekip almıştır"..

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT