1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Bu savaşın kazananı kim?
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu savaşın kazananı kim?

A+A-

Bingöl, Hakkari, Diyarbakır halen gündemde ve bir türlü de düşmeyeceğe benziyor.
Artık son dakikalara kitlendiğimiz, memleleketimiz nereye gidiyor.

Görevdeyken koltuğunu, terfisini korumak için dut yemiş bülbül gibi susan, emekli olduktan sonra papağan gibi konuşanların olduğu televizyonlarımız da hep bağıranlar.
Harita üzerinde ben görevde olsaydım bu toprakları 3-5 çapulcuya bırakmazdım niraları atanlarla avutulduk.
Türkiye'de artık terörle mücadele Nihat Doğan'a Kibariyelere askerlikten kaçan Serdar Ortaç'a kaldı.
Çünkü onlar savaşın şarkı söylemek olduğunu zannediyorlar.
Ekstralara çıkıp masa masa gezerek ellerine aldıkları Türk bayrağı ile vatanın kurtulduğunu sanıyorlar.

Bu nasıl bir savaştır ya!
Yok mu buna 'Dur' diyecek ama can-i gönülden diyecek bir babayiğit.

Herkes bu savaş bitsin diyor analar ağlamasın herkesin ortak konuşması ama kimse 1 dakika kardeşim artık yeter bu kadarına da müsaade etmem diyemiyor…
 
Soruyorum sizlere hiçbir Milletvekili, Bakan, Başbakan, Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, Meclis Başkanı, Genel Başkanları., kanaat önderleri akil veya akil(siz) adamları, Belediye Başkanı, BDP'li yetkililerinin yakınlarının dağda bayırda öldüğünü veya şehit olduğunu duydunuz mu?

Ben 17  yıllık meslek yaşamımda daha duymadım.
Duyacağımı da sanmıyorum.
Çünkü olan fakir fukaraya, garip gurebaya oluyor.
Cenaze törenleriniz takip ederken anne ve babaları gördükçe acılarımız bir kat daha artıyor.
Ayağında yırtık ayakkabıyla gelen, oğlunu askerde şehit olunca elektirik faturası yüzünden icralık olan ama utancından ses çıkaramayan o Anadolu insanları,  ya bizim Diyarbakır'da kaçak elektiriğin hak sayıldığını düşünürsek sanırım biraz yüzümüzün kızarması utanmamız gerekir.

Bir çoğunuz bilirsiniz Brecht'i.

Cesaret ana ve çocukları Brecht'in sevdiğim eserlerinden biridir.
Bu dünya'da kolayca savaş narası atabilmeyi ancak savaşlardan çıkarı olanlar beceriyor yada aslında bu savaşta hiç evlatları ölmeyenler...
Savaş narası atmak ve bu savaşta taraf olabilmek o denli kolay çıkarları adına her zaman bir başkasının ölümüne göz kırpanlardır bunlar...
Oysa ben savaş ve savaşın yıkıcılığına karşı hep akil bir insan duruşu olduğuna inanırım...
Brecht'in bu eserini izleme şansı olmayanlar için, oyundan bahsetmek istiyorum.
Çünkü adı her ne kadar büyükşehir olsa da zihniyet olarak taşra kasabası olan kentlerimizde tiyatro sanatı yerleşmiş değil.
Bu kentlerin tiyatrosu olsa bile bu denli özel eserleri sergileme kabiliyetine sahip tiyatro adamları yok...

Ama savaş naraları atabilen ''sözde sanatçıları mevcut...''
Cesaret ana ve çocukları eserinde beğendiğim, tüylerimi heyecanla diken diken eden dizeler vardır...


"Bir gün dünyada savaşlar bitecek, silahlar susacak diye umutlanır dururuz. İyi yürekli ve saf insanlarız çünkü. Nasılsa ölmedik henüz; bir mermi göğsümüzü delmedi daha, bir mayına basıp paramparça olmadık, kolumuz bacağımız kopmadı…

O yüzden umudumuz taze hala, inancımız tam: Bir gün savaş bitecek, gözyaşları dinecek!

Kime sorsan savaş için böyle diyecek.

( Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette deyişi ile bağ kurduğunzuda anlam daha çok ortaya çıkıyor.)

Neden onlarca, yüzlerce, binlerce insan ölüyor savaşlarda ve neden biz iyi yürekli ve saf insanların sesi çıkmıyor hiç? Neden?
Herkes iyi yürekli ve safsa kötüler kim peki?
Savaşı isteyenler kim? Savaştan geçinenler? Savaşla beslenenler?

Din uğruna, vatan uğruna, özgürlük uğruna, demokrasi uğruna hayatlarını, çocuklarını, ana babalarını, sevdiklerini yitirenler kim? Peki ya kazananlar?

Karlı çıkanlar da var mı bu işten? Bütün bunlar ne uğruna? Para mı, çıkar mı, iktidar mı, egemenlik mi?

Peki bütün bunlar için savaşa değer mi?"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT