1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Bir Kez Daha Guardiola!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Kez Daha Guardiola!

A+A-

Barselona, Bayern Munih ve şimdi de Manchenster City'de aynı oyunu, farklı oyuncu guruplarıyla oynamayı başaran Pep Guardiola; sadece futbola bakış açımızı değiştirmiyor, oyunun hem üretimini hem de inşasını kökten değiştiriyor. Bu başarı herşeyden önce şu akılsız klişeyi (futbol iyi oyuncularla oynanan bir oyundur) büsbütün aklın dışına iterek varlığına son veriyor; futbol iyi oyuncularla oynanan bir oyun değil, iyi teknik adamların kurgulayıp uyguladığı akıl işi bir oyundur. Kim ne derse desin, futbol evvel emirde artık bir akıl işidir.
 
Genel olarak dünyada özel olarak da Türkiye'de futbolu yetenekle sınırlayıp aklı kapı dışarı eden bir eğilim egemendir. Eski topçuların başını çektiği bu eğilim, Guardiola, Diego Simeone, Arsene Wenger, Marcello Bielsa, gibi futbolu kendi kişisel deneyiminden ibaret saymayan değerli teknik adamların yaratıcı oyun kurguları sayesinde, her gün etkisini yitirerek, zayıflayıp miladını dolduruyor.

Futbol oyunu gibi, her maçın yaklaşık olarak 1000 pastan oluşan yapılarını hangi akıl ve mantık ile oyuncunun yeteneklerine terk edebiliriz ki. Eğer her pasın karar vericisi oyuncu ise karşımıza bin bilinmeyenli bir denklem çıkar ki, bu durum kaostan başka bir sonuca evrilmez. Nitekim evrilmiyor da ve biz o güzelim futbol oyunu adına kaotik koşuşturmalar izliyoruz.
 
Vazgeçtim 1000 pastan, 20 paslı bir oyun kurgulamaktan aciz eski topçular, bu bariz yetersizliklerini iyi oyuncular ile telafi etmeye çalışırlar. İyi oyuncu, yetenekleri ile her zaman konjonktürel bir oyun oynayabilir ve bu durumdan asla bir sistem çıkmaz. Dolayısıyla standart bir oyun ve buna bağlı oyun strateji ve taktik düşünceleri de gelişmez.
 
Daha önceki yazılarımın birinde Guardiola'nın oyun aklını ve bağlı bulunduğu oyun teorisini şöyle formüle etmiştim: “Guardiola, denklikten veya uygunluktan çok konsensusa dayalı bir oyun kuramına bağlıdır; yani oyunu akıl ve rakip arasındaki bir tür uygunluk olarak düşünmektense onu rakip ile serbestçe diyaloğa girecek ve her oyuncunun yeteneklerini sergilleyeceği bir iddia sorunu olarak görmeyi tercih ediyor”..
 
Bunun anlamı şudur; Guardiola kendi oyununu rakip analizine bağlı olarak yapılandırmıyor, çünkü bütün sezon boyunca tek rakiple oynamayacak. Rakip analizine bağlı kalmak yerine bütün rakiplerine yetecek bir oyun kurguluyor. Bundan aptalca “Guardiola rakiplerini hiç analiz etmiyor” sonucu çıkmaz. Elbette ediyor; ama oyunun kendisini rakip analizi üstüne bina etmiyor. Rakip analizi sadece taktik planda değer taşır. Hepsi bu!
 
Son Westham maçı gösterdi ki Guardiola yukarda andığım kendi prensiplerine sıkı sıkıya hala bağlı ve bundan muazzam ürün de alıyor. Guardiola oyununun temeli birkaç oyun doğrusuna bağlıdır. Oyun ve maçın her anında doğru pozisyon almak; doğru pozisyon alanı ve rakibi doğru parsellemek anlamına gelir. Alanı ve zamanı doğru kullanıyorsanız rakip hiçbir yerde sizi eksik yakalayamaz. Tam tersine ister hücumda ister savunmada rakipten daha fazla çoğalma şansı bulursunuz.
 
Her pozisyona doğru yerleşen Guardiola takımları, aynı zamanda çok doğru bir biçimde pozisyonlar arası geçişleri başarılı biçimde gerçekleştiriler. Bunun sırrı top nerede olursa olsun oradaki pozisyonun içine cesurca dört oyuncu sokma kararlılığıdır. Gerek topun olduğu bölgede gerekse de topun atılacağı bölgede iki bölge arası geçişkenliklerinde kimi oyuncuları servis ya da duvar olarak kullanabilirseniz, hem top sizde kalır hem de o topu sürekli rakip yarı sahasında oynayabilirsiniz.
 
Gerek savunmadan hücuma geçişte, gerekse de savunmadan hücuma geçişte ara servis oyuncu kullanımı Guardiola oyununun istikrarını sağlar. Top rakibe geçişte en az üç oyuncu alan daraltarak pres yapar ve yine en az dört oyuncu topun atılacağı bölgeleri kontrol eder. Bu dinamik oyun, topun sizde kalmasını sağladığı gibi, kendi kalenize doğru yorucu koşular yapmadan da savunma yapmanıza imkan sağlar.
 
Bilic şaşkındı. Çünkü bu oyunun akış merkezini bir türlü kestiremiyordu. Kestiremezdi. Çünkü dört servisci oyuncu sayesinde oyun merkezi sürekli değişiyordu ve bu durum Bilic'in her yeni tedbirini işlevsiz hale getiriyordu. Nitekim maçın sonlarına doğru başına ağrılar girdiği için Bilic, takımına topyekün alan daraltma görevi verdi ve sadece o anlarda kalesinde beş pozisyonu gördü. Bir tanesi de gol oldu.
 
Futbol böyle oynanır. Önce tasarlar kurgularsınız ve kenarda keyifle kendi ürününüzü izlersiniz.
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT