1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Bir Fenerbahçe Yazısı
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Fenerbahçe Yazısı

A+A-

Jürgen Klopp'un Liverpool'u bugün hangi nedenlerden ötürü Steve McClaren'in Newcastle'ına yenildiyse, Vitor Pereira'nın Fenerbahçe'si de Mutlu Topçu'nun Gaziantepspor'una karşı, maçın ilk yarısını, aynı nedenle 1-0 yenik kapattı. Eğer futbol oyununun temel kurallarını doğru ve neredeyse eksiksiz uygulama çabası içinde değilseniz, takımınızın adı ve teknik direktörünüzün şöhreti ne olursa olsun, bu oyundan istediğiniz sonuçları elde etmeniz pek mümkün olmaz. Mümkün olsa bile bu sizin yeteneklerinizin bir sonucu olarak değil, fizik kurallarının ve aptallaştırıcı rastlantısallıkların sonucu olarak olur ancak.

Futbol oyununun en temel birimi, ünitesi, aracı hiç kuşkuya yer yok ki sadece pastır. Her oyunun mimarisi, mühendisliği pasların belirginliği ve pas bağlantılarının önceden kurgulanmış tasarıya uygun olarak uygulanması ile ancak mümkün ve işlevsel olabilir.

Maçın ilk 45 dakikasında Fenerbahçe oyununun istikrasızlaşmasının başat nedeni; Nani, Diego ve Souza'nın pas ve paslaşmanın kıymetini bilmeyen, sadece kendine oynama arzularını tatmin etmeye çalışan sorumsuz tutumlarıydı. Özellikle Nani'nin görev ve sorumlulukları olan bir takım oyuncusundan çok, babasının çiftliğinde çiftliğin gelecekteki veliahtı olarak, herşeyi kendisiyle başlatıp kendisiyle sonlandırma tutumu; belki psikolojik açıdan kimi anlaşılabilir nedenlere sahip olabilir. Ama sözkonusu futbol oyunu ise, bu durumun anlaşılır hiçbir tarafı yoktur.
Vitor Pereira'nın Nani'nin bu tempo kırıcı, ritim kırıcı bir tür işbirliği dalgakıranı gibi, her tür kollektif girişimi tahrip eden bu bireyselliğine neden tahammül ettiğini anlamak, enaz Nani'nin neden böyle davrandığını anlamaya çalışmak kadar absürddü.

Yeri gelmişken Türk tarzı futboloynama pratiğinin semptomik bir özelliğine de vurgu yapmak lazım gelir; Türk tarzı oyun pratiğinde oyuncular rakibin oyun oynama biçiminden bağımsızlaşıp, kendi oyununu oynama becerisini gösteremiyorlar. Sözgelimi, bir futbol maçında rakip güreş teknikleriyle oynamaya başladığında, takım futbol oyununun kurallarında israr edemiyor; hemen rakibi gibi güreşin kurallarına kendini uyarlıyor.

Bu tuhaf psikoloji istisnasız Türk kökenli oyuncuların tümünü etkilerken, tuhaf bir biçimde takımdaki Avrupa'lı oyuncuları da hızla etkisi altına alıp, diğer oyunculara benzeştiriyor. Oysa futbol oynama kurallarından uzaklaşması futbol oynamak isteyen takım için inanılmaz olanaklar ve avantajlar yaratır. Bu muhteşem fırsatları görmeyip, rakibine benzeme çalışması herhalde kaotik Türk futbolunun ayırt edici özelliklerinden biri olmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT